• BIST 119.574
  • Altın 313,019
  • Dolar 6,0648
  • Euro 6,5458
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

KÖŞEYİ DÖNENLER

İlhami Candemir

    Sayın okuyucular bugün sizlerle biraz dertleşmek istiyorum. Bildiğiniz gibi dar anlamda  DEVLET,” örgütlenmiş olan  toplumda, düzeninin sağlanması için kurallar koyan ve bu kuralların uygulanmasını  denetleyen, bunların ihlali halinde yaptırımlar uygulayan tüzel kişiliktir” diyebiliriz.

        TC.Devleti’nin yani devletimizin vasıfları  bu DEVLET tanımı ile  örtüşüyor mu,örtüşmüyor mu bir bakalım;

         Devletimiz kurallar koymuş mu?Koymuş.Peki bu kuralların uygulanmasını denetliyor mu,KISMEN yani tam olarak değil . Peki bu kuralların ihlali halinde yaptırımlar uyguluyor mu? KISMEN  yani tam olarak değil.

        Neden KISMEN diyorum,  İzaha çalışayım; Gelin hep beraber- içinden iyi şeylerin çıkmayacağı anlamında kullanılan- PANDORANIN kutusunu açalım, bakalım içinden  neler çıkacak neler  görelim;

         Bu memlekette kanun nizam dinlemeyenler tarafından Devlet  ormanları açıldı,yakıldı, işgal edildi.Devlet ne yaptı? Seyretti.Sonra ne oldu?Buralar o açıkgözlere! 6292 sayılı  2/B yasası ile satıldı.Bunlar KÖŞEYİ DÖNDÜLER.

         Yine bunlar tarafından hazine arazileri üzerine binalar yapıldı, devlet seyretti. Sonra ne oldu devlet  7143 sayılı imar barışı yasası ile kendilerine “yapı kayıt belgesi” vererek ömür boyu kullanma hakkı tanıdı  ve hatta bu arazilerin ileride rayiç bedel karşılığı kendilerine DOĞRUDAN satılacağı hükmünü de getirdi.DOĞRUDAN diyorum, nedeni ise  bu hazine arazileri ihalesiz olarak sadece bu şagillere(işgalcilere) satılabilecektir. Yani bunlar olayın bu yönü ile de  KÖŞEYİ DÖNDÜLER.

          Gözü pek, yasa ve kural tanımaz bu vatandaşlar, yasak ve suç olmasına rağmen yaylalara ve meralara binalar, villalar yaptılar, devlet seyretti.Sonra ne oldu?  Onlara da imar barışı yasası ile  yapı kayıt belgesi verildi, onlar da yayla ve mera sahibi oldular.Yani KÖŞEYİ DÖNDÜLER.

          Sayın okuyucular,bilindiği gibi ormanlar,özel mülkiyete konu edilemezler  ve bireysel kullanıma tahsis edilemezler, yani  ancak umuma açık yerler için izin ve irtfak hakkı tanınabilir.Bu imar barışı ile orman içine yapılan kaçak villa ve evler için de - anayasanın amir hükmüne rağmen- yapı kayıt belgesi verilebileceğine göre bu binalar bireysel kullanıma açıldı ve bu binaların sahipleri de  KÖŞEYİ DÖNDÜLER.

          Sayın okuyucular, benim bu tespitlerim köşeyi dönenleri itham etmek kesinlikle değildir. Keşke ben de cesaretli olsaydım da onlar gibi yapsaydım diyorum.  Yapamadım , yapamazdım, zira ben bir hukukçuyum, imam cemaat misali yapamadım, sadece kaygı ile seyrettim.  Benim eleştirim devletedir, daha doğrusu yönetenleredir, onların  sessizliğinedir, gelsin paralar bozulmasın aralar diyerek  üç maymunları oynama politikasınadır,  hatta devletin nesi varsa nesi yoksa satıldığını da göz önüne alırsak ” benden sonra varasın tufan olsun” politikasınadır.

            Sayın okuyucular,devletin gelsin paralar bozulmasın aralar düşüncesi ile  üç maymunları oynaması yani görmedim, duymadım,bilmiyorum politikası sonucu ortaya çıkan vahim tablo bu kadar da değil;

           Üç gün önce Zonguldak Kilimli’de yine bir maden ocağı çökmesi oldu,üç işçinin cesetleri çıkarıldı.

           Vallahi de billahi de kendi kendime ”bu ocak da diğerleri gibi ruhsatsızdır” dedim ve dediğim çıktı.Ruhsatsızmış.Ocak sahibi tutuklanmış,yahu kardeşim onu değil  yıllardır ruhsatsız çalışan o ocağı denetlemeyenleri, görmezden gelenleri tutuklayın da devlet olduğunuzu görelim.

          Kreşte olay olur,ruhsatsızdır.

          Kuran kursunda olay olur ruhsatsızdır.

          Ana okulunda olay olur  ruhsatsızdır.

          Yurtta yangın olur,evlatlarımız diri diri yanar,yurt ruhsatsızdır.

          Trafik kazasında insan ölür,sürücü  ehliyetsizdir.

         Depremde bina yıkılır,bina ruhsatsızdır.

          İlave kat çıkılır, ruhsatsızdır.

          Affedersiniz yahu bu devletin trafik denetlemelerinden, muhalif belediyeleri, içkili mekanları günübirlik denetlemelerinden, dilencileri ve işportacıları kovalamaktan  başka denetleme görevi yok mudur? İşte KISMEN KISMEN dediğim tablo bu.Peki uygar devletlerde böyle bir tablo oluşur mu?Tabii mi oluşmaz.

          Sayın okuyucular, var mısınız,gelin  31 Martta hep beraber bu politikaların hesabını soralım.

          31 Martta görüşmek umudu ile.Hoşça kalın.

    

Bu yazı toplam 1180 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim