• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 6 °C

KÖYLÜMÜZ VE KÖYLERİMİZ

Mustafa Öz

            23.07.2004

Anadolu’nun en çileli, vefalı, çalışkan insanları kimlerdir diye bir soru sorulsa, hiç tereddüt etmeden KÖYLÜLER diye cevap veririm. Atatürk, "Köylü, milletin efendisidir" demiş. Ancak hiçbir dönemde köylü, milletin efendisi olamamıştır. Keşke olabilseydi. Kalkınmayı köyden başlatabilseydik. Ülkemizin bugün içinde bulunduğu çok sorun halledilmiş olacaktı. Toprak reformunu yapamadık. Çiftçiyi köyünde hangi ürünü ekeceği, nasıl ekeceği konusunda eğitemedik. Miras hukukunda toprakların bölünmesini engelleyecek düzenleme yapamadık. Tarlalar bölündükçe bölündü. Adeta bir mendil kadar kaldı. Nüfus arttı, bu tarlalar artan nüfusu besleyemedi. Şehirlerimizde oluşan CAZİBE ve İŞ MERKEZLERİ köylünün kente göçünü sağladı. Kentlerimiz ise; hep verimli ovalarda veya toprak havzalarında kurulduğu için; güzelim tarım alanları, ovalar, ya ev ya da fabrika yapılarak BETONLAŞTIRILDI. Yani yaptığımız iş ne camiye gidene, ne de kiliseye gidene yaradı.

KÖYLERDE KALAN YOK, VARSA DA ÜRETİCİ DEĞİL!

Köyler boşaldıkça boşaldı; birinci nesil doğduğu bu topraklarla ve orada bıraktıklarıyla ilgilenmeye devam etti.Ancak köye geldi, köyde umduğunu bulamadı. Şehir döndü, şehirde umduğunu bulamadı. Herşeyin para ile ölçüldüğü bir dönemde; her gidişin kendisine ne maliyet getirdiğini hesap etmeye başladı. Hesap yapıldı hep zarar vardı. Öyleyse zararın neresinden dönersen kar deyip o da köye gitmemeye başladı.

Gittiğinde kalacak sıhhatli bir ev olmalıydı. Elektrik, su, telefon olmalıydı, fakat bu hizmetler çok geç geldi. 1980’den sonra bir hamle yapıldı. O zaman zaten köylerin çoğu boşalmıştı.

Bugün üçüncü kuşak tamamen şehir kültürü ile yetiştiği için; üretim ve köy kültüründen habersizdir. Köyünü bir nostalji yaşama yeri olarak görmektedir. Köyler birkaç yaşlı ebeveyne kalmıştır. Bu insanlar köydeki emek yoğun yaşamda: ÜRETİCİ İKEN ADETA TÜKETİCİ olmuşlardır. Dün ekip biçtikleri toprağı yaşlılık nedeniyle işleyememektedir.

Üretim mutluluğu ellerinden gittiği için, köylerinde kalan bu yaşlıların çoğu mutsuzdur, hastadır. Kendisini itilmiş, kakılmış, yalnız hissetmektedir. Yetiştirip büyüttüğü çocukları ne iyi gününde, ne de kötü gününde yanlarında değildir.

Köyler akrabaların, dostların ancak cenazelerde, bayramlarda (bayramların da amacından uzaklaşmasıyla bu da bitti) buluştukları, halhatır ettikleri yerler olmuştur. Akrabalık duyguları zayıflamıştır. Toprağından kopan aynı zamanda KÜLTÜRÜNDEN; ÖRF ve ADETLERİNDEN DE kopmuştur. Yani insanları birbirine bağlayan o hamur bozulmuştur.

BOLU’NUN İLÇELERİNDE DURUM FARKLI DEĞİLDİR

Bolu’nun merkez ve köylerinde henüz yaşam belirtileri devam ediyor. Mudurnu’da, Göynük’te, Yeniçağa’da, Gerede’de ve özellikle MENGEN’de ise köyler boşalmış, terkedilmiş vaziyettedir. Bu hafta sonunu Mengen’in köylerinden birisinde geçirdim. Bütün köyler ormanla iç içe. Köyler yerleşime açıldığında zaten orman alanları açılarak oluşturulmuş. Şehire göç ile, köyler tamamen boşalmış. Neredeyse hiçbir köyde tarım yapılmıyor. Tarım olarak evinin önünde bahçe yapılmış, hayvancılık en alt seviyede veya hiç yapılmıyor. Ekilmeyen tarlaları ORMAN kap-lamış. Bazı insanlar istese de artık tarlasını bulamıyor. Üzerinde 25-30 cm çapında orman var. Ekilmeyen tarlalar ve meralar ot dolu. Köylere aşçılıktan iyi para kazanan evler (villalar) yapmışlar, fakat kullanan yok.

SİYASİLER KÖYLÜNÜN VE KÖYLÜLERİN SORUNLARINI MİLLETİN SORUNLARINDAN AYRI DÜŞÜNMEMELİ..!

Türkiye’de siyasetçiler köylüyü OY DEPOSU, İSTİSMAR KAYNAĞI olarak görmüştür. Hep vaat etmiş, hiç birini yerine getirememiştir. Köylümüz sahipsiz kalmış, bu sahipsizlikle sağa-sola savrulmuş, ezilmiş, rencide olmuştur. Ülkenin dinamosu, enerji kaynağı iken artık bu enerji ortadan kalkmıştır. Onca emek, onca tarım arazisi boş ve kaderine terk edilmiş olarak beklemektedir.

Esas YAPISAL REFORM köylerimiz ve köylümüz ile ilgili yapılmalıdır. Kaynak tamamen kuruyup, ocak tamamen sönmeden müdahale etmeliyiz.

Köye dönüşü özendirecek yolları bulmalıyız. Köyleri yeniden cazibe merkezi haline getirmeliyiz. Köylüyü "milletin efendisi" yapmalıyız.

Bu yazı toplam 382 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim