• BIST 97.546
  • Altın 144,163
  • Dolar 3,5678
  • Euro 4,0002
  • Bolu 15 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Kubbede kalan seda

Mustafa Namdar

İlimizde göreve başladıktan bir-iki ay sonra gitmiştik ziyaretine. Belli ki Bolu ile bilgilenmiş, yapacaklarından bahsediyordu. Hep öyle olurdu. Hedef saptaması yapılmış olanlar tek tek anlatılırken, bir yandan sevinir, bir yandan da bu makamlardan gelip geçenlerin neyi ne kadar yaptığını düşünürsünüz. Bizler de öyleydik, hoşgeldiniz dileklerimizle başarılar dileyip ayrıldık.

Sonra Cuma vaizlerinde Kur’an’ın öngördüğü İslamiyetin ne olduğunu, hurafesiz gerçekleri anlatıyordu. Din görevlilerinin bilgili olması gerektiğini, genç imamları yüksek tahsile zorluyor, temizliğin önemini vurgulayarak cemaati uyarıyor, görevlileri de bir noktada zorluyordu.

Zaman zaman kafamıza takılıp da sorduğum dini sorularımıza, daha önceleri aldığımız “Aman fazla karıştırma. Sonra dinden çıkar kafir olursun” cevaplarından ürker hale geldiğimiz, bilmediklerimizi rahat biçimde sorar hale geldik ve ikna edici net cevaplar aldık.

İslam dinine sokulan hurafelere ait bilgilerin toplandığı kitapların özetlerini çıkarmak üzere, din görevlilerini zorlarken, sessiz fısıltılar gelmeye başladı kulaklara. Sonra aylık konferanslarıyla bilgilendirmeye başladı. Akıcı ve heyecanlı bir üslupla anlatıyordu İslam felsefesini. Bolu’da alışılmışın dışında salon dolu dolu oluyordu, açığı kapalısı bir aradaki insanlarla.

Aradan geçen yedi yıla yakın sürede, ayda bir çeşitli başlıklardaki konferansları, perşembe günlerinin akşamları Köroğlu Tv’deki dini sohbetleri ile tanıdığımız Müftümüz Sn. Ahmet Okutan’ın kubbedeki sesi kalacak. Çünkü, o memuriyetin kendi işlerliği içindeki görevine Tekirdağ’da devam edecek. Kubbede kalan hoş sedanın yankıları devam edecek bundan böyle de.

Başlangıcı belli bir yolculuktur memuriyet. Umutları süsleyen hayalleriniz vardır size arkadaş olan. İlk durakla son durak arasında meçhuldür soluklanmak için sığınacağınız limanlar. Bazen, düz bir yolda kaygısız, korkusuz, bazen engebeli alanlardaki zor geçitlerden geçilir. Bazen, fırtınalı denizlerde memleket rüzgarları şişirir yelkenleri hedef belirler. Bazen, süt limandır ortalık ama, motor durmuş, kol gücü küreğe kalmıştır ilerleme. Çoğu zaman da, dümeni söküp alırlar yerinden. Siyaseten koparılan fırtınada meçhule giden bir yolcu olursunuz karamsarlık içinde.

Bir garip döngüdür hayat. Kimileri görevi tam yaptığıyla huzurlanırken bozulur hava, bozulur moraller. Kimileri alışılmış düzende tekere çomak sokuluyor diye feryad ederek toplarlar taraftarı, başlatılır dedikodu fısıltıları. Kimileri bilmeden gerçekleri, yangına körükle gider koşar adım.

Kimileri de, yüze gülerek hazırlar senaryoyu da keyifle izlerler yazdıkları oyunu...

Alışır olduk, sabahleyin hoşgeldiniz deyip akşam güle güle demeye. Böylesi yoğun bir trafikte zamanında kalkıp seyredenler pek çekmiyorsa da dikkatleri, alışılmış bir dosta güle güle demek hoşgeldin demekten daha zor.

Sayın Okutan’dan meçhulümüz olan çok şeyler öğrendik. Kendisine teşekkür ediyor, sağlık içinde mutluluk ve başarılar diliyorum.

Yolunuz açık olsun.

18.09.2006

Bu yazı toplam 286 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim