• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 3 °C

KÜÇÜK  AMERİKA.!?

Kemal Alemdar

Gençler bilmeye bilirler.1954 yılının 28 ocak -27 şubat tarihlerinde tam 1 ay süreyle o günkü Cumhurbaşkanımız Rahmetli Celal BAYAR, ABD ‘de ağırlanmıştı. Yurda dönüşünde verdiği beyanatta ülkemizin ‘ KÜÇÜK AMERİKA’ olması dileğini söylemişti.

Bu söz muhaliflerden yoğun eleştiri almıştı. Soğuk savaş döneminin getirdiği objektif sayılamayacak bu eleştirilerin bugünlerde artık önemi kalmadı. Ben eminim ki Merhum BAYAR, o günlerin yoksul Türkiye’si ile şaşalı ve zengin ABD’yi   kıyaslayıp, samimi olarak ZENGİN BİR ÜLKE OLMAMIZ hayalini böyle kısa ve özlü bir cümleyle “Küçük Amerika olmak” şeklinde vurgulamak istemiştir.

1954 nere 2012 nere? Zaman geçip gitti, ama sular durulmadığı gibi, ZENGİNLİK, YOKSULLUK ve SERVET DAĞILIMI konularının tartışılması hiç bitmedi, yaşam sürdükçe de hiç bitmeyecek zaten.    2007 verilerine göre ABD’deki gelir dağılımı 1930  Ekonomik bunalımı yıllarındakinden daha berbat halde imiş.Ya bizim durumumuz; dünyada gelir dağılımı adaletsizliğinde ilk 5 ülke arasına giriyoruz. Eh hiç değilse bu konuda “ Küçük Amerika” olmuş sayılırız!!

Yukarıda söylediğim gibi; Merhum BAYAR ekonomik zenginliği düşünerek söylediği bu sözünde, sanırım ABD deki siyasal kurumları, hukuk, adalet ve kamu yönetimi hususlarını düşünmemiştir.   

Ama günümüzde yaşadıklarımız ve iktidarın uygulamalarının bu hususta nasıl “ KÜÇÜK AMERİKA “ sevdası taşıyan yanları olduğuna bir bakalım.

Epeydir okumaya çalıştığım, Amerikalı tarih Profesörü Hovard ZİNN’in hacimli  ‘ ABD HALKLARININ TARİHİ ‘ isimli kitabını nihayet bitirebildim. Kitabın ana konusu, hem KIZILDERİLİLERİN hem de Afrika kıtasından getirilen ZENCİ KÖLELERİN  acımasızca yok edilişlerinin ve acılarının tarihi. Ama kitabın son bölümlerinde Amerikan yönetimlerinin CLİNTON dönemi sonuna kadarki eleştirel tarihide var. İşte o sayfalardan birinde ( Syf.602) bakın neler yazıyor:

“ Reagan-Bush başkanlıklarının on iki yılı, o ılımlı-liberal dozu aşmayan federal yargıçlık sistemini öncelikle ve bütünüyle tutucu bir kurum haline getirdi.1991 yılı sonbaharına gelindiğinde  Reagan ve Bush 837 federal yargıçlık kadrosunun yarısından fazlasını doldurmuş, Yüksek Mahkemeyi dönüştürmeye yetecek kadar  tutucu yargıç bu kadrolara yerleştirilmişti.Yetmişli yıllarda yargıçlar…Yüksek mahkeme, İDAM CEZASININ anayasaya aykırı olduğunu,kadınların KÜRTAJ olmayı seçme hakları olduğunu ilan etmiş; medeni haklar yasasını, geçmişte onlara karşı uygulanan ayrımcılığı unutturmak için, ZENCİLERE ve KADINLARA özel bir dikkat gösterilmesine izin verecek bir biçimde yani KAYIRICI UYGULAMA şeklinde yorumlamıştı.”

Evet, bu günlerde yeniden dillendirilen İDAM CEZASI, yakın zamandaki KÜRTAJ KISITLAMALARI ve de  Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) değişikliklerinin yukarıda yazılanlarla birebir örtüştüğü ortada. Kaldı ki SİLİVRİ CEZAEVİ ve orada görülen davalar da ki hakimlerin tayinleri  “ KÜÇÜK AMERİKA” olma yolunda kararlı adımlarımızın bir göstergesi.!!

Görünen o ki “ Küçük Amerika Olma “ konusunda epey yol almışız.!! Ne diyelim, Hayırlı olsun diyecek halimiz yok. Ben sadece BENZERLİKLERİN MUHTEŞEM MANZARASINA bakarak bir tabloyu çizmeye çalıştım .Manzaralar harika! Ve birbirine benziyor değimli? Öyle ya KÜÇÜĞÜ, BÜYÜĞÜNE benzemek zorunda.!!

KİTAP  ve OKUMA DOLU HAFTALAR EFENDİM.                 

17.11.2012/ BOLU

Bu yazı toplam 849 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim