eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C

Kulakların çınlasın “Amerika”

Mustafa Nuri Gürsoy

Yaşam; yetenek ve zekayı, kullanabilme alanlarına göre şekil alır.

İnsan enerjisinin; eğitim, kültür, sosyal ve ekonomik şartlara göre kullanılma biçimi, yaşamı renklendirir, çeşitlendirir.

Bu anlamda zeka ve yeteneklerini, yaşamı çeşitlendirme, renklendirme ve yaşanır kılmak için kullananlar, hangi meslek dalıyla uğraşırlarsa uğraşsınlar, mutlu, sağlıklı ve önyargısız bir felsefenin havuzunda yaşarlar.

Hayatı tekdüze, olağan, ritimsiz ve statik yaşayan, farkında olmayan ve farklı olamayan insanlar, Amerika’nın keşfini çok büyük bir olay; dolayısıyla yerlilerin topraklarını işgal eden ve koloniler halinde yerleşen şimdiki sahiplerini, tabiidir ki pek önemserler.

Onların icraatlarını, yediklerini, içtiklerini ve giydiklerini yakından takip ederler.

Yaşantıları başkaları tarafından çerçevelenen, moda renkleri başkaları tarafından belirlenen, giysileri başkaları tarafından tasarlananlar, yaşamın gerçek kimliğini görmekten yoksun kalabilirler.

Yaşamın tadını, renklerini, heyecanlarını, dostluğu, saygı ve sevgi sözcüğünü yüreklerinde yaşayanlar; kendi özgün dünyalarını, Amerikanın keşfinden daha çok ciddiye alırlar.

Sokakta başıboş dolaşan hayvanın bir dokunuşa, kıraç toprakların bir tohum ve ağaca, köprü altındaki çocuğun bir barınağa, balık ve yengeçlerin berrak nehir suyuna, insanların temiz şehir suları içmeye ihtiyaçları olduğunu iyi bilirler.

Yaşantılarını, düşkülerini ve edindiği itiyatların farkında olan, bu alışkanlık ve özelliklerini kendi birikimleri ile birlikte toplum için rezerve eden, yenilikçi, barışçı, ülkesini, insanını ve de çevresini seven insanlar, bu özelliklerini topluma deşifre etmek sorumlulukları vardır.

Bu sorumluluk bazen spor olup; oyun alanında paslaşma, paylaşma veya bir gol anındaki sevinç gösterisi….

Bazen bir kahvede oyun olup; bir piştinin, okey atmanın, elden bitmenin, yada mars etmenin tatlı keyfi,

Bazen bir sohbet olup; bir fıkranın kahkahası, geçmişte yaşanılan bir özürü yada teşekkürü,

Bazen bir sofra olup; kuru fasulyenin yanında böğrüne vurulan acı soğanın mideye inmeden önceki damak tadı,

Bazen bir sergi, bir festival olup; yaratılan ve yaşanılanların öyküsü, resmi…

Bazen kariyer olup; proje ve/veya üretkenliğin haklı gururu…

Bazen bir gemi olup; hayatın engin denizinde kendini keşfetmenin mutluluğu olur.

Toplumların din, dil, renk ve ırkları ne olursa olsun, yaşam içindeki birliktelikleri spor salonunda yada futbol alanlarındaki oyuncuların birlikteliği ile doğru orantılıdır.

Sorumluluk ise her ne şartta ve yerde olunursa olunsun, birikim ve deneyimleri paylaşmayı, ön yargısız paslaşmayı gerekli kılar.

Şirin ilçemizin geçmişinden geleceğe uzanan Ata Mesleği Aşçılığın bu felsefeyle bugüne kadar geldiği bir gerçektir. Aşçılığın, hem bir meslek, üstelik de sanat olduğuna mutlak dikkat edilmeli, sanatçılarımıza saygı duyulmalıdır.

Aile ortamında, toplantı ya da bir tanışmada, yenilen yemeğin, damaklara bıraktığı tadı, sevgiye, dostluğa ve mutluluğa uzanan birlikteliğin mideden geçtiğini kim göz ardı edebilir.

Teknolojinin ülkeler arasındaki süratli akışı, yemek alanında da kendini gösterip, değişikliklere neden olduğu, ayaküstü ve hızlı ortama uygun mönülerin gündem tuttuğu ortadadır.

Osmanlı’nın mutfağından bugüne kadar uzanan yemek kültürümüz yeni bir değişime, dünya mutfaklarından etkilenmeye, ustalarımız da bu mutfakları etkilemeye devam ediyor ve bu süreçte hızla yol alınıyor.

Yüksek aş ve aşevi kültürümüzü yaşanır kılmak ve sorumluluğunu duymak ve bu konuda hareket etmek bir görev olmalıdır.

Ayrıca Dünya Mutfakları ile yarışmanın, organizasyonlarda yer almanın haklı gururunu yaşayan ustalarımızla ne kadar övünülse azdır.

Mengen_Bolu ve Türk mutfağının, aşçı ve şeflerinin daha çok tanıtılmaya, her türlü reklam ve her türlü iletişim aracı ile desteklenmeye ve birikimlerinin gelecek nesillere aktarmanın kalıcı çareleri aranmalıdır.

Bu mutlaka her Mengenli için bir yaşam biçimi haline gelmeli, getirilmeli, Aşçılar Festivali de her haliyle çıtası yüksek, aşçı sanatçılarımıza ve bize yakışan profesyonel bir organizasyona dönüştürülmelidir..

Çünkü aşçı ve şeflerimizin; yabancı dili, dünya mutfaklarından haberi, uluslararası organizasyonlarda bir yeri ve birçoğunun web siteleri var. Bu sayabildiğim kendilerini kanıtlayan ve farklı olduklarını, olacaklarını örnekleyen sadece birkaç özel ayrıntıdır.

Bunun içindir ki; Mengen Mutfak Kültürünü ve gerçek saray mutfaklarından şimdiki beş yıldızlı saraylara uzanan Aşçılık sanatını, Amerika’nın keşfinden daha önemli buluyorum.

Çünkü onlar gerçek usta aşçı, birer şef'tir; gerçekten benim, bizim, hepimizin sanatçı ve kaşif profesyonelleridir.

Onlar yöresel yemek ve memleket sevgilerinin yanına, profesyonel duruşlarını da ekleyerek başarı grafiklerini sürekli yükselen çizgilere dönüştürmekteler.

Onlar artık Uluslararası platformlarda yol almanın tatlı keyfi ve gururunu yaşıyorlar.

Onlar sadece Türk Mutfağının değil, Fransız, Çin, İtalyan ve Dünya Mutfaklarının da yükselen değerleridir..

Onlar için yapılacak her türlü organizasyonların, plan ve projelerini genel manada paylaşmalı, paslaşmalıyız.

Son olarak,

25.Uluslararası Mengen Aşçılar Festivalinin, Mengen'e, Bolu'ya, yöremize ve ülkemize katkılar sağlaması dileklerimle; paylaşma_paslaşma becerileri eksik takım ve toplumların orta sahayı geçmelerinin mümkün olamayacağı fikrimi paylaşıyorum.

Sevinç ve sağlıklar.

29.06.2009

Bu yazı toplam 831 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim