• BIST 1.401,460
  • Altın 497,59
  • Dolar 8,6950
  • Euro 10,2000
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C

Kurban Bayramı

Cevat Özsoy

 

Hep laf üreten bir Türkiye… Gündem de siyaset, erken seçim, yeni yeni kurulan partiler, ne olacak bu ülkenin hali?, aşı olalım mı olmayalım mı?, boş sosyal medya muhabbetleri… Dedikodu, öfke, nefret ve gerilim… Ülkemizin kısaca özeti bu…

Maalesef, bunların hiç biri kalıcı bir değer ifade etmiyor. Hiçbir saha da bir arpa boyu yol almamızı sağlamadığı gibi, çok kıymetli zamanımızı heder ediyor.

Hâlbuki Müslüman ve kadim bir kültürün temsilcisi olarak bizlerin böylesi geçici olana değil, kalıcı olana yoğunlaşmamız lazım. Hakikatin izini süren bir toplum olmamız lazım. Hakikatin izini sürebilmek için de, faydalı olan fikirleri, hayalleri tartışıp, manşetlere taşıyarak ülkemize; hatta insanlığa çok daha faydalı bir iş yapmış oluruz.

 Meseleye bu çerçeveden baktığımızda, inanç dünyamız ve kadim kültürümüz de müstesna bir yeri olan bayramlarımızla ilgili birkaç kelam etmeyi önemli buluyoruz.

Müslümanlar için bayramlar mutluluk ve huzur günleridir. Her sene yaşanmasına rağmen bayramın gelmesini iple çeker, aynı mutluluğu, aynı duyguları tekrar tekrar yaşarız.Bu, öyle ilan verilerek, afişler asılarak, kanun koyarak katılımın yaşandığı bir bayram değil…kendiliğinden, tabii bir bayram.Bütün yurt; hatta yeryüzü bayram yeri… Bayram her kesin evinde, yuvasında!... Hülasa her kes bir şekilde bayramı yaşar.

Gerçi, birkaç bayramdır, salgın hastalık nedeniyle, ülkemiz de konulan yasak ve kısıtlamalar bu mutluluğu pek yaşayamasak ta, yine de, iletişim araçları ve küçük aile ortamında da olsa bu mutluluğu yaşamaya çalıştık. Geçen Ramazan Bayramı evimizi ziyarete gelen aile yakınımız için kurulan sofra da “ilk defa bayram olduğunu hissediyorum” demesi, esasında çok şeyi ifade etmektedir.

Öyle ya! Hep birlikte kahvaltı sohbet, muhabbet… Hangi güç insanları böylesi bir sevgi halesinde  birleştirebilir. İşte bunlar bizim manevi dinamiklerimiz, manevi değerlerimizdir.

Birkaç gün içinde kavuşacağımız bayramın farklı bir önemi daha vardır ki, oda kurban kesmektir.

Kurban ilk insandan beri var olagelen bir ibadet biçimidir. Hatta, Hak yada batıl, tek Tanrılı veya putperest olsun kurbanı tanımayan hiçbir inanç sistemi yoktur.

Kurban her zaman Cenab-ı Hakka kulluk ve teslimiyetin sembolü olmuştur.

Bura da, önemli olan bu vazifeyi Allah rızası için yapabilmektir. Can sahibi hayvan bile olsa keyfi olarak telef edemeyiz. Bir can ancak Allah adına alınabilir. Kurbanda da bu niyetle yerine getirilir.

Hiç şüphesiz, bir şeyi Allah adına gerçekleştirmek insana Rabbi karşısında bulunduğu konumu hatırlatır. Bir manada insanın diğer varlıklardan ayrıcalıklı olduğunu, aynı zamanda, yer yüzünün halifesi olduğunu hatırlatır. Buda insana bazı sorumluluklar yükler ve sorumluluk bilincini artırır. Diğer varlıklar gibi yaşamaması gerektiğini düşündürür.

Kurban emrini yerine getiren müminler büyük lütuflara nail olduğu gibi, bela ve musibetlere maruz kalmaktan kurtulur.

 Kendi damak tadı için her gün binlerce hayvanın kesilmesini çok görmeyenlerin,  Allah rızası için sene de bir kere kurban kesilmesini çok görmesi insani ve vicdani bir tavır değildir.

Dünya da senede on milyonlarca koyun kesiliyor. Bunun sade %1.6’sı kurban ediliyor, geri kalan %98.4’ü eti için kesiliyor.

Hülasa kurban; dini, ahlaki, içtimaı bir takım hikmetleri, maslahatları olduğu için emir edilmiştir.

Bura da önemli olan ihlas ve samimiyettir. İhlas ile ifa edilen az bir şey, İhlasız yapılan dağ gibi amelden daha hayırlıdır.

Bayramınız mübarek, kurbanınız makbul olsun…

Bu yazı toplam 800 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim