• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

Kurban Bayramı’nın ardından

Mustafa Öz

İnsanımızı diğer insanlardan farklı kılan özellikler; aynı zamanda milletimizin KÜLTÜR FARKINI ve İNANÇ FARKINI da ortaya koyuyordu.Bu farklılıklar bizi diğer milletlerden ayıran (BİZİ BİZ YAPAN) en önemli özelliğimizdi.

Nedir bu farklılıklar dendiğinde, çoğumuz milli ve dini bayramlardaki COŞKU-KAYNAŞMA-PAYLAŞMA diyecektir. Güzel örflerimiz, adetlerimiz, geleneklerimiz diyecektir.

Ancak milletimizin eskiden %85’i köyde, beldede yaşarken bugün %35 köyde ve beldede yaşıyor. Geri kalanı şehirlerde yaşıyor. Şehirlerimizdeki TANIDIK DOKU DA tamamen kayboldu. BOLU, 1980’lerde 35.000 nüfusu olan herkesin birbirini SOY KÜTÜĞÜNE varıncaya kadar tanıdığı bir VİLAYET iken, bugün 100.000 bin nüfuslu üniversite şehri, kazalarından ciddi miktarda göç almnış bir İL, kültürel yozlaşma, yabancılaşmanın ülkemizde olduğu gibi İLİMİZDE de hat safhada yaşandığı bir yer.

Her sorumluluk sahibinin hissettiği, yaşattığı; bu yaşadıklarından hiç de HOŞNUT olmadığı gelişmeler var. Bir taraftan toplum daha modern, daha çağdaş yaşarken, öbür taraftan da KENDİNE VE DEĞERLERİNE YABANCILAŞMAYA devam ediyor.

Çocuklar bayramları bayram gibi yaşayamıyor. Büyükler ise; ekonomik sıkıntı ya da ekonomik refah dolayısıyla farklı kulvarlarda koşuyor. Ekonomisi iyi olmayan için BAYRAM adeta bir kabus, burukluk, kırıklık yaratırken; ekonomisi iyi olan için herşeyin hovardaca HARCANDIĞI tatillerin yapıldığı, kimsenin bayram diye adam yerine konmadığı bir zaman dilimi) birkaç günden ibaret oluyor.

Sen bana gelirsen, ben de sana gelirim. Sen bana iyi ikramda bulunursan, ben de sana bulunurum anlayışı giderek BENCİLLİĞİMİZİ artırıyor. Herkes herşeyi kusur yazıyor. Kendi gözündeki merteği gören yok.

Bütün değerlerimiz elimizden birer birer kayboluyor. Farkına varan bir şey yapmıyor. Farkına varmayan ÇARKLARIN arasında sıkışıp kalıyor.

Toplumu ayakta tutan zinde tutan; moralize eden hususlar bizim öteden beri uyguladığımız, bayramlarda ve milli günlerdeki örf, adet, geleneklerimizdir. Bunları yitirdikçe İNSANLIĞIMIZI, BENLİĞİMİZİ, RUHUMUZU da yitiriyoruz. Herşey giderek sahte bir çehreye, davranışa dönüşüyor. Şekilciliğe bürünüyor.

Bizler biz olmaktan çıkıp; HERGÜMERÇ bir TOPLULUK haline geldik, geliyoruz. Bu durum beni çok düşündürüyor. Üzüyor. Siz ne düşünüyorsunuz?

Umarım yanılıyorumdur.

15 MİLYON ÖĞRENCİMİZ İKİNCİ YARIYIL ÖĞRENİMİNE BAŞLAYACAK

Çağımızı BİLGİ TOPLUMU olarak niteleyenler çoğunlukta. Bilgi toplumu olmak, bilgiyi yakalayabilmek için İYİ BİR EĞİTİM ve ÖĞRETİME ihtiyaç olduğunu herkes biliyor. Ülkemizde 80 yıllık Cumhuriyetin TÜM gayretlerine rağmen, okuma-yazma oranı %90’larda. Okul çağı geldiği halde, okula gidemeyen milyonlarca çocuğumuz var. Okula gittiği halde sağlıklı koşullarda, gerekli donanımı olan mekanlarda okuyabilen sayısı tartışılmalı. Çoğu yerlerimizde öğretmen sıkıntısı var. Okul sıkıntısı var. Derslik sıkıntısı var. 1’den 5’e kadar tek sınıfta öğrenim görenler var. Öğretmenlerin ciddi sorunları var. Öğrencilerimiz okullarda alamadıklarını özel derslerde, özel dersanelerde kapatmaya çalışması nedeniyle, haksız bir rekabet doğuyor. Devlet TÜCCAR, DEVLET ZİHNİYETİYLE baktığı için, mekanları olmayanlar yarıştan kopuyor.

Eğitim ve öğretimin FELSEFESİ SİSTEMATİĞİ oturmamış YAP-BOZ DENE OLDUYSA DEVAM, OLMADIYSA İPTAL ET mantığıyla yürütülen bir model.

Eğitime milli bir ruh vermeyen, motive etmeyen bir yaklaşım. Sonuç tartışılan başarısızlık, kendine yabancılaşmış bir gençlik. Akrabasının adını bilmeyen ama; POP STARLARIN tüm hayat hikayesini bilen bir gençlik. Ailesinin asgari ücretle geçinmeye çalıştığı bir ortamda, MARKALI giyim. Telefona verilen milyonlar. Gelecek kaygısı yok. RUH YOK.

ARADA bir gül gibi açan, Kardelen gibi BAHARI müjdeleyenler olsa da; bu eğitim ve öğretimdeki sistemsizlik, bu ruhsuzluk iyi değil.

Aileler çocuklarıyla anlaşamıyor. Çocuklar tatminsizlik içinde; sosyologlarımız, psikologlarımız, eğitim ve öğretim işinde çalışanlarımız ACİLEN bu konulara eğilmeli.

Çocuklarımız hem ailelerin, hem de ülkemizin geleceği olduğunu unutmamalıdır.

2.yarıyılın hayırlı olmasını, başarılı geçmesini temenni ediyorum.

Bu yazı toplam 301 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim