• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • Bolu 23 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C

Küresel ısınma

Mustafa Öz

Karbondioksit oranı artıyor.

Okyanuslar ısınıyor

Buzullar eriyor. Buzul tabakaları parçalanıyor.

Deniz seviyesi yükseliyor

Orman yangınları artıyor

Göller küçülüyor. Yer üstü ve yeraltı kaynakları azalıyor ve kirleniyor.

Kurak dönemler başlıyor

Sonbahar gecikiyor, kış sıcaklıkları artıyor. İlkbahar erken geliyor.

Bitkiler erken çiçek açıyor. Kuşların göç dönemleri değişiyor. Yaşama alanları farklılaşıyor, kıyı şeritlerinde erozyon artıyor. Mercan resifleri ağarıyor. Kar yığınları azalıyor. Bulut ormanları kuruyor. Hayvan ve bitki nesli azalarak tükeniyor.

Hastalıklar artıyor. Sular kirleniyor ve azalıyor.

Yaratan EVRENİ yaratırken bir düzen ve intizam içinde yaratmış. Bütün varlıkların içinde aklı ile dünyaya ve hafta Evrene hâkim olma hırsını taşıyan insan bu hırsı sayesinde bir yandan dünyaya şekil vermeye kalkıyor ve hayatını bilim ve teknoloji ile kolaylaşıyor. Özellikle son 20 yıldır dünyada ÇEVREYE verilen zararların sonuçları tabii afetler ve depremlerle iyice hissedilmeye başlandı.

Dünyayı çölleşme tehdit etmeye başlandı. Buzulların erimesi nedeniyle oluşan küresel ısınma aşırı yağış, beklenmeyen kuraklık ve hastalıklara sebep oluyor.

Sibirya da 11 bin yıllık buzul eridi. Kuzey kutbuna en yakın nokta olan Alaskada insanlar plaja girebilir hale geldi. Avrupa küresel ısınma ile sahra çölüne benzeyecek. Aral gölü hızla çöle dönüyor. Yağmur ormanları yok oluyor. Bitki ve hayvan çeşitliliği hızla yok oluyor.

TÜRKİYE'DE DE TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

Ülkemizde de küresel ısınmanın etkilerini artık hissediyor ve görüyoruz. Mevsimler değişti. Özellikle Karadeniz kıyılarında, doğu ve güneydoğu Anadoluda görülen aşırı yağışlar ve seller 2006-2007 kış döneminin batıdaki düzensizliği, yağış azlığı. Göllerdeki koruma ( tuz gölünün kuruması, Konya’daki diğer göllerin kuruması) artan orman yangınları ülkemizde de kendini küresel ısınmanın bir sonucu olarak hissettiriyor.

Yüzyıllardır ormanları kesiyoruz. Kömür, petrol ve benzin (fosil yakıtlar) yakarak dünyaya karbondioksit gazı veriyoruz. Atmosfere SERA etkisi yapan metan gazları veriyoruz. Atmosferde biriken bu zararlı gazlar da bize ortaya çıkan bu sonuçlarda artık bizde belirleyici hale geldik diyor. Dünya göz göre göre kendi sonunu hazırlamaya devam ediyor.

Küresel ısınmaya sebep olan kirleticiler belirlenmiş: bilim adamları ülkelerin yöneticilerinin önüne yol haritasını koymuştur. Ancak uluslararası ticaret ve siyasette ipleri elinde tutan aktörler çıkarları için bilimin sonuçlarını görmemezlikten gelmekte ve hala ABD'leri KYOTO sözleşmesini imzalamamıştır.

Ülkemizde küresel ısınmaya karşı: fosil yakıtların yerine: termal enerji kullanımı, rüzgâr enerjisi, hidrojen enerjisi, radyoaktif enerji kullanımına ağırlık vermelidir.

Su kaynaklarımızın kirlenmemesi ve düzensiz kullanılarak israf edilmemesi için gerekli olan hukuki ve teknolojik düzenlemeleri en acil konu olarak alıp hayata geçirmeliyiz. Su kaynaklarına yapılan müdahale neticesinde henüz ileri sanayi toplumları seviyesinde olmamamıza rağmen birçok su kaynaklarımızı kirlettiğimiz için kullanamaz haldeyiz. Tarımda toprakların tuzlanmasına yol açan salma ve yağmurlama sulama yerine: damlama sistemiyle su kullanımına geçilmelidir. Bugün sularımızın % 65'i sulama suyunda kullanılmaktadır. Yeraltı sularından yararlanma, evsel ve sanayi atıklarının atılması, depolanması hepsi bir bütün olarak koordineli (ilgili bir birim kurularak) şekilde ele alınmalıdır.

Marmara bölgesi, Ege ve Akdeniz bölgesine ocak ayının 20 si olmuş, kış uğramamıştır. 2 milyon nüfuslu Kocaeli şehri susuz kalmıştır. Ankara'da su sıkıntısı ihtimali belirmiştir. Yöneticilerimiz, bilim adamlarımız çevre ve insan konusuna daha duyarlı, sonuç alışı yaklaşmalıdır. Dönüşü olmayan yola girilmeden… 

Bu yazı toplam 684 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim