eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 1 °C

Küresel ısınma-gıda üretimi, Türkiye’nin alması gereken tedbirler<

Mustafa Öz

İnsanoğlunun doyumsuz istekleri ve arzusu SANAYİLEŞME adı altında yaşlı DÜNYAMIZI yaşanamaz hale getirdi. Çevreye zararlı sanayi ürünleri, yol açan nükleer ve biyolojik silahlar. Bütün bunların üzerine sorumsuzluk örneği gösteren sanayileşmiş ülkelerin yönetimleri! Dünyanın dengesinin bozulmasına sebep oldu. Önce OZON tabakasının delindiği haberiyle sarsıldık. Sera gazların azaltılması için bir dizi tedbiri kapsayan KYOTO sözleşmesini hala AMERİKA imzalamadı.

Dünyamızı çok hor kullandık, havayı kirlettik, suyu kirlettik, toprağı kullanamaz duruma getirdik. İklimler değişti.

Ormanları yok etmeye devam ediyoruz. Artık mevsiminde kar yağmıyor. Yağmur yağmıyor. Bir yanda kuraklık öbür yanda felaket derecesinde fırtına, yağmur, dolu yağıyor. Kuraklık öldürüyor. Yağmur sel olup öldürüyor. Fırtına 100,000’leri yok ediyor.

Ülkemiz de bu felaketlerden nasibini alıyor. 2007 yılı kuraklık, suya hasret kalınan yıl olarak hafızalara kazındı. Ülkeyi yönetenlerin ACİL yapması gereken, Bilim adamları, bürokratlar, sivil toplum kuruluşları ve siyasetçi, sorumluluk sahibi kişilerle neden, niçin, ne yapmalıyız sorularına cevap olabilecek bir ŞURA toplamamız ve vakit geçirmeden tedbir almamız gerekirken, olaylara duyarsız kalınıyor. Ondan da öte sıkışınca “Pirinç yerine bulgur yemeliyiz” klasik bir söyleme sarılıyoruz.

TÜRKİYE'NİN ALMASI GEREKEN TEDBİRLER

Bu küresel felaket geçici değil kalıcı. Bunu iyi anlamlı ve ona göre de kalıcı tedbirler üzerinde durmalıyız.

Ülkemiz insanı topraklarının verimsiz, küçük olması, köylerde sosyal yaşamı destekleyen: Yol, su, elektrik, sağlık, okul gibi hizmetlerin yetersizliği, işsizlik nedeniyle şehirlere göç etti. Ülkenin % 67’si köylerde yaşarken, 50 yılda ibre tersine döndü. Bugün şehirlerde %67 köylerde %33 insanımız kaldı. Kalanların çoğu yaşlı, güçsüz, üretim yapamayan insanlar.

Osmanlı döneminde toprağın sahibi ALLAH, kullandırıcısı ise PADİŞAHTI. Padişah toprakların kullanımını (işlenmesini) tanzim ediyor. Askerlere has, tımar zeamet olarak veriyor. Ya da tebaasına ekip biçmesi karşılığında veriyordu. İki yıl ekip biçmeyenden verilen arazi geri alınıyordu.

Cumhuriyet anayasası mülkiyeti vatandaşa verdi. Anayasa ile koruma altına aldı. Miras hukukunu buna göre düzenledi. Topraklar miras yoluyla bölündü. Şehre göç ile boş kaldı. Tarımın desteklenmemesi, arazi ıslahı yapılmaması, makineli tarıma geçmede geç kalınmasıyla ekilip biçilen yerler bozkır haline geldi.

1.sınıf arazilere, sulu tarım arazilerine şehirler, kasabalar kuruldu. Fabrikalar yapıldı. Yapılmaya da devam ediyor. Sular kirlendi, hava kirlendi. Orman alanları yok edildi. Yıllardır TOPRAK REFORMUNDAN bahsedilirken, artık esamisi konuşulmaz oldu. Gıda ithalatıyla tarım yok edildi.

Yapılması gereken acilen bir TARIM REFORMUDUR.

-Miras hukuku düzenlenmeli, tarım arazileri parçalanmamalı. Parçalanmış arazilerin TAPULAŞTIRILMASINI sağlayan düzenleme yapılmalı. Babadan kalma metotlarla tarım yapmak terk edilmeli. İhtisas tarım işletmelerine dönülmeli. Bilinçsiz salma suyu ile sulama yerine damla sulamaya geçilmeli. Hem su tasarruf edilir hem de toprak tuzlanmaz.

-İmar kanunu, su havzaları kanunu ve diğer ilgili kanunlar düzenlenerek 1.sınıf (sulu ve kıraç) arazilerde yapılaşma izni verilmelidir.

-Arazi toplulaştırmalar için DEVLET; Hukuk ve kredi yönünden yapması gerekeni yapmalıdır.

-Tarım üretimi planlanmalı ve teşvik edilmelidir.

-Tarımda istihdama vergi ve prim kolaylığı getirilmelidir.

-Tarım ürünleri ithalatına kota konmalıdır.

-Köye dönüş teşvik edilmeli. Köylerimizin sosyal standardı geliştirilmelidir.

Bu konuda özellikle siyasetçilerimiz iktidar ve muhalefet bakışıyla değil, milli çıkar ve insanımızın geleceği açısından olaya yaklaşıp çözüm sunmalıdır.

23.05.2008

Bu yazı toplam 513 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim