eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.123
  • Altın 145,809
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Kürt Konferansı Nevruz ve sonuçları

Mustafa Öz

Geçtiğimiz hafta sonu Bilkent üniversitesinde Kürt sorununu konuşmak üzere bir konferans düzenlendi. Konferansa ayrılıkçı Kürt entelektüelleri ve kamuoyunun yakından tanıdığı Marksist Liboşlar Dönmeler, sahte demokratlar katıldı.

    Avrupa Birliği uyum yasalarından sonra ülkemiz ile sorunu olanlar konularını ulu orta her ortamda tartışıyorlar. Artık sorunları Türkiye'nin içine iyice taşıdılar. Üniversitelerimizde Demokrasi, Hak ve Özgürlük adına istediği gibi Davul-Zurna çaldırıyor. Çok uluslu şirketlerle ortaklıklarını ve ülkenin ekonomik değerlerini paylaşan YERLİ KAPİTALİST'ler ülkenin tarihine, kültürüne, geleceğine sahip çıkmak yerine; Müslüman mahallesinde salyangoz satan ne kadar karanlık düşünce varsa tartıştırıyor. Bu düşünceleri DÖL YATAKLARINDA besliyor, büyütüyor.

    Bilgi Üniversitesi, patronların kurduğu bir üniversite. Tek yanlı Ermeni konferansına ve peşinden de KÜRT KONFERANSINA ev sahipliği yapan bir üniversitemiz. Tartışılan fikirlerin özü iki kutupta toplanıyor.

    Birinci grup Kürt aydınları, siyasi önderlerinin fikirlerine göre: Türkiye Anayasası değişmeli Anayasaya Türkiye Türklerden ve Kürtlerden ibarettir. Yazılmalı Kürtler her türlü hakka kavuşmalı, doğu ve güneydoğu bölgesinde federatif bir yapı oluşturulmalıdır. Bu da yetmez. Neden yetmez nihai çözüm Kürtlerin Güney Kürdistan ile birlikte devlet olmalarıdır. Şayet devlet olunursa ülkenin diğer yerlerindeki Kürtlerinin de haklarını şimdiden garanti etmek gerekiyor.

    Evet, bu hakların alınabilmesi için siyasi çözüm şarttır.

    Siyasi çözümü zorlamak için de öncelikle Genel af gerekiyor. Öcalan başta olmak üzere bütün PKK'lıların affedilmesi lazım. Barış gelsin. Aksi halde barış gelmez.

    İkinci grubu ise; genellikle Kürtlere akıl vermeye çalışan Demokrat kimlikli. Liboşlar, Dönmeler ve eski tüfek marksist oluşturuyor. Efendim PKK Merkezli şiddeti reddedin. Demokrasi içinde siyasal çözüme doğru yönelin zaten bir takım hakları aldınız. Geri kalanını da muhakkak alırsınız. Şiddeti reddetmediğiniz takdirde çözüm yönünde ilerleme sağlayamazsınız diyorlar.

    Kürt sorunu eskiden de çok girift ve çok taraflı bir konu idi. Şimdi daha da karışık hale gelmiştir. ABD'lilerin IRAK'ta oluşturduğu yapı ile İSRAİL'in bölgede rahatlaması, Büyük Orta Doğu Projesi’nin tamamlanması için KÜRT Devletinin muhakkak dünya siyasetinde yer alması gerekiyor.

    Kuzey Irak giderek AYMAZ POLİTİKACILAR ve basiretsiz ilkesiz yöneticilerimiz sayesinde CAZİBE Merkezi haline geliyor. Türkiye de BARZANİ ve TALABANİ, ÖCALAN'dan sonra Kürtler nezdinde en çok itibar gören kişiler haline geldi.

    Artık Belediye Başkanları 56'sı bir araya gelip hareket ediyor.

    Diyarbakır Belediye Başkanını AB ülkeleri ve ABD'leri adı konmamış bir ülkenin Başbakanı gibi ağırlıyor.

İŞ ÇIĞRINDAN ÇIKTI

    Bu gidiş hedefi gösteriyor. Ama ülkeyi yönetenlerin zihinleri berrak olmadığı gibi herkesin gördüğünü onlar sanki görmüyor. Duymuyor bilmiyor. Ordunun elini kolunu bağladılar. Polis zaten iyice sindirildi. Siyaset ne yapıyor. Oy hesabı danışmanların güdümü ile hareket belirliyor.

    Diyarbakır Belediye Başkanı Nevruz dolayısıyla DTP (Demokratik Toplum Partisi) ile birlikte tam bir gövde gösterisi yapıyor. Nevruzda bebek katilinin posterleri, PKK lehinde slogan ve afişlerle Türk milletini derinden yaralayan hadiseler oluyor.

    Susuluyor.

    Hiçbir şey yapılmıyor.

    Efendim Kürtlerle Türklerin arasındaki mesafe gittikçe açılıyormuş. Kim demiş? Osman BAYDEMİR Bey buyurmuş. Şu ana kadar hangi Türk, Kürt ile, sen Kürtsün diye karşı karşıya gelmiş hiç... Peki, Kürt şovenizmini ortaya koymak için 3035 bin vatan evladını acımasızca kim katletmiş ve kim katletmeye devam ediyor. PKK ve onun destekçisi Kürtler.

    Peki, bu durumda arayı açan kim oluyor. Bu laflar samimiyet ifade etmiyor. Bunlar olsa olsa timsahın gözyaşı anlamına geliyor.

    Türkiye hızla bölünmeye gidiyor. Hak ve özgürlükleri artırın Demokrasiyi sonuna kadar zorlayın sonuç bu kafa ile değişmez. Adamların, zihinleri artık iyice okunuyor. Arkalarındaki güçler tamamen ortaya çıktı.

    Siz yetkililer uykunuza devam edin, ülkenin zemini hızla kayıyor.

    Siz zenginler sömürmeye devam edin.

    Ülkesi için can, kan vermekten başka bir seçeneği olmayanlar da BAĞRINDA KOR GİBİ YANAN ateşle dövünmeye devam edin. Çünkü ülkenin sahipleri ortada yok.

    Ülke sahipsiz, kaderine terk edilmiş bir vaziyette. Umulur ki bir sahip çıkar.

    Ufukta görünen bir şey yok.

    Çok acı..

24.03.2006

Bu yazı toplam 360 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim