• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 15 °C

KÜRTAJ VE SİYASET

Mustafa Öz

Toplumsal sorunları ne bilimsel anlamda nede siyasi anlamda tartışamıyoruz. Toplum o denli kamplara ayrıldı ki en masum konular bile İDEOLOJİK, siyasi bir anlayışla ele alınıyor. Başbakan bir konuşmasında <KÜRTAJ CİNAYETTİR, HER KÜRTAJ BİR ULUDEREDİR.>deyince konu ne bilimsel nede siyasi, ahlaki anlamda tartışılmadan yer yerinden oynadı.

KÜRTAJ NEDİR NEDEN KÜRTAJ YAPILIR…?
Üretkenlik Allahın canlılara bağışladığı en önemli özelliktir. ALLAH Kuran´-ı kerimde ben sizi erkek ve dişi olarak yarattım. Aranızda çiftleşip çoğalasınız ve neslinizi devam ettiresiniz diye buyuruyor. Kürtaj bir ceninin doğmadan hayatının sonlandırılmasıdır. bir canlının hayatına son vermenin makul ve kabul edilebilir sebebi olması gerekir. Peki, kürtaja neden başvurulur.
—Doğması halinde annenin sağlığının tehlikeye girmesi
—Çiftler çocuk istemiyorsa
—Doğması halinde çocuğun engelli olacağı tespit edilmişse
—Meşru olmayan ilişkiler sonucu hamile kalınmış çocuk istenmiyorsa.
—Diğer tıbbi nedenlerle

Kürtaj günümüzün tıbbi gerçeği haline gelmiştir. Burada esas olan bu gerçeğin AHLAKİ, TOPLUMSAL, TIBBİ yönden iyi değerlendirilmesi ve hangi tip vakaların kürtaj olarak kabul edilebilirliğidir.
Kapitalist sistemlerde ahlaki ve moral değerler den ve toplumsal kabullerden önce PARA gelmektedir. Para her şeyin anahtarı ve gerekçesi olmuştur.
Eğer talep varsa, yasal veya ahlaki olup olmadığına bakmadan her yol mubah olarak görülmektedir. Toplumumuzun inançlarına göre evlilik dışı her ilişki meşru değildir. Özellikle gençler arasındaki arkadaşlık ve flört ilişkisin de yapılan hatalar sonucu hamile kalınması halinde ya evlilik ya da kürtaj çözüm olabilmektedir. Burada esas olan koruyucu yöntemler kullanıp işin bu safhaya gelmemesi ya da ilişkilerin kabul edilebilir olmasıdır. Sonucun bu safhaya gelmesi etik değildir.

Evli olup istenmeyen çocuklarda ise hem tıbbi hemde ahlaki hususlar çoğunlukla göz ardı edilerek müdahaleler yapılmaktadır. Hatta anne adayının sağlığı bile tehlikeye atılmaktadır. Tıbbi zorunluluklara kimsenin diyeceği bir şey olamaz. Olmamalıdır da.
Annelik kutsal bir duygudur. Hiçbir annenin çocuğunu güle oynaya yok etmek isteyeceğini düşünmek bile istemeyiz. GEÇİM ZORLUKLARI, ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK VE BENZERİ HUSUSLARDA KÜRTAJA YÖNLEDİREBİLİR.
Konu enine boyuna tartışılmalı ve toplumsal gerçek haline gelen KÜRTAJIN kanuni alt yapısı, tıbbi alt yapısı iyi oluşturulmalıdır. Kürtaja karşı olmakla sorun yok olmamaktadır. Sokak aralarında ehil olmayan ellerde bu işin yapılmasının daha kötü sonuçlarının olacağı da unutulmamalıdır. İktidarın konuya yaklaşımı siyasi getirime yönelikse yanlıştır. Konuyu siyasete malzeme yapmadan toplumun genel değerleri, gelecek kuşakların beden ve ruh sağlığı açısından değerlendirip gerekli düzenlemeleri yaparsak daha hayırlı olur.
Sorunu cinselliğe, kadın, erkek eşitsizliğine, inanıp, inanmamaya indirgeyerek sulandırmadan çözüm aramalıyız. Nasıl organ mayası oluşmuşsa, kürtaj mafyasının da olduğunu,yasal ve tıbbi gerçekler göz ardı edilerek nice kürtajların yapıldığını,bunun sonucunda sakat kalan bedenlerin,yok olan hayatların varlığını düşünmeliyiz.TIBBIN BAŞARDIĞI HER ŞEY HİÇBİR SINIRLAMA VE KONTROLA TABİ OLMADAN UYGULANACAK DİYE BİR KURAL OLAMAZ.Doğumlarda uygulanan sezaryen ameliyatlarındaki artış oranı da ayrı bir sorumsuzluk ve para hırsının sonucudur.

Hiçbir gerçek dünyada insandan ve insan yaşamın dan öncelikli değildir.

01.06.2012

Bu yazı toplam 853 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim