• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 0 °C

KUŞ GRİBİ VE BİYOLOJİK SAVAŞ

Mustafa Öz

Yaşlı dünyamızı insan eliyle her geçen gün yok etmeye devam ediyoruz. Biz ona kötü davrandıkça o da bize kötü davranıp yaşam alanlarımız kısıtlanıyor. Deprem, sel, heyelan, çığ, havanın ısınması, çölleşme, su kaynaklarının kirlenmesi, mikropların değişime uğrayarak daha yaygınlaşması ve öldürücü hale gelmesinin altındaki en önemli nedenler, insanoğlunun Allah’ın bir denge üzerine oturttuğu gezegenler üzerinde yaptığı tahribatlardır. Uzaya fırlatılan uyduların her biri potansiyel tehlike olarak tepemizde dolaşıyor. Evet teknoloji EVRENİ insanın avucunun içine sığdırdı. Hayatını kolaylaştırdı ama öte yandan da geleceğini tehdit ediyor.

    İletişimde ve seyahat araçlarındaki gelişmeler dünyada zaman mefhumunu kaldırdı. Dünyanın en uzak yerine gitmek yarım günümüzü alıyor. En uzak yerdeki bir mikropla tanışmak için 15 saate ihtiyaç var. Dünyayı yönetmeye talip olan EMPERYALİST kafalı acımasız yöneticiler, her türlü silahı üretip kullanıyorlar. Bu silahlardan en tehlikelileri kitle imha silahları sayılan nükleer, kimyasal ve biyolojik silahlardır. IRAK eski diktatörü SADDAM, Halepçe'de kimyasal silah kullanarak binlerce insanın ölümüne yol açtı.

    Türkiye üç- dört aydır kuş gribi ile yatıp, kuş gribi ile kalkıyor. Bu kuş gribi daha önce de vardı. Bu kadar sansasyon yaratmıyor ve kamuoyunun gündemini işgal etmiyordu. Bizim medyamız olayların abartılması sonucundaki gelişmeleri şov amaçlı kullanmayı bir çalışma metodu olarak benimsemiş. İşin aslı ile değil şovu ile uğraşıp kafaları iyice bilgi kirliliğine tabi tutuyor. Sorumlu davranmıyor. ABD'lerinde 11 Eylül saldırılarında medyalarının tavrı bu konuda çok güzel bir örnektir.

    Peki sorumlu davranması gereken yöneticiler ne yapıyor dersiniz...? Onlar da rüzgara göre yön tayin ediyor. Türkiye’de beyaz et ve yumurta üretimi ekonomide ciddi bir yere geldi. 2005 yılında AB'ye ihracat yapılmaya başlanacaktı...! Tam ihracat için gün sayıldığı bir anda ne hikmetse ülkede KUŞ GRİBİ patladı. Olay önce ört-bas edilmek istendi. Sonra mızrak çuvala sığmayınca ciddiyetten uzak bir yaklaşımla mücadele edildi. Aradan iki ay geçince, bu sefer ülkenin en doğusunda kuş gribi mi değil mi tartışması yapılan ve can kaybı sonucu saklanmayan gerçek yine medyanın SANSASYONU ile tüm ülkeye yayıldı. İyi yöneticilik örneği veremedik. İyi yöneticilik tehlikeleri önceden öngörüp yok etmek, gereğini yapıp en az zararla içinden çıkmaktır. Yani KRİZ YÖNETİMİNİ başarmaktır. Ülkenin imajı medyada gösterilen garipliklerle (Canlı canlı tavukların yakılması v.b) çok kötü zedelenmiştir. Kanatlı hayvan sektörü bir daha belini doğrultamayacak derecede zarar görmüştür.

    Bu zarar dönüp dolaşıp vatandaşa yönelecektir. Ülkeyi yönetenler, bu ülkede faaliyet gösteren medya bu sorumluluğun ağır faturasını çekmeli, halkımız kendine bilerek veya bilmeden kötülük edenleri iyi tanımalıdır. Kuş gribi bir başlangıçtır. Daha ne çoraplar örgüde beklemektedir.

KURBAN BAYRAMI

    Evet uzun tatilli bir Kurban Bayramı’nı daha geride bıraktık. Bu bayramda da eşini dostunu, akrabasını bırakıp tatile gidenler çoğunlukta idi. Bayramlar kardeşlik, dayanışma, kaynaşma, hoşgörü ve sevincin doruğa ulaştığı günler olarak tarif ediliyor. Bu tarifler bir ansiklopedi klasiği olarak kalmaya başladı. Bayramlarda kimse barışma gayreti göstermiyor. Trafik kurallarının en çok çiğnendiği günler. İnsanların YALNIZLIĞI terk ettiği günler. Kurban kesmenin Allah katında sevaba kurtuluşa vesile olacağı günler olması gerekirken bilinçsizlik, cehalet, sorumsuzluk nedeniyle en çok tenkit edilen günler yine bayram günleri.

    Kurban kesmek bir ustalık gerektiriyor. Hijyen ve teknik gerektiriyor. Medya bu işin de ŞOVUNU yıllardır yapıyor. Sonu yine aynı. Son yıllarda bazı güzel organizasyonlar yapılsa da yetersiz .

    Vatandaş çaresizlik içinde ya garip bir şekilde bu ibadetini yapmaya çalışıyor. Yada yapmaktan vazgeçiyor. Piyasa amacı belli olmayan, VAKIF, DERNEK VE BENZERİ kişi ve kurumlar ele geçirdi. Vatandaşa senin kurbanını biz keselim diye her gelen kabul görüyor. Neden dersiniz.

    Çaresizlikten bir yanda ibadet yapmak isteyen insanlar, öbür yanda organizasyon yok. Milyonlarca hacının hac ibadetini organize eden bu ülke, 81 vilayetindeki kurban kesme işini yapamaz mı..? Elbette yapar. Yetersiz bir hizmet organizasyonu olarak sonra da vatandaşa şunu yapma bunu yapma diyeceksiniz....

    Sonuç fiyasko....

    Evet, bu son olsun. Bayramları bayram tadında ve anlamına uygun bir şekilde kutlamasını öğrenelim, öğretelim. Kurban bayramının gereğini sorumlularımızca bugünden planlayarak yapalım.

    Nice Bayramlara Sağlık ve Mutlulukla...

20.01.2006

Bu yazı toplam 329 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim