• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

KUŞKU-2-

Mustafa Namdar

 Görüntünün netliği için duruş noktasını bilen, yapıda estetiğin yanında kullanımı da, en küçük ayrıntısına kadar değerlendirenlerdir mimarlar. Bir şehrin albenisi onlardan sorulmalıdır. Şehrin sokağından caddesine, bahçesinden parkına ait güzelliklerinden, yapılaşmasından imar alanlarının belirlenmesinde mimarın sorumluluğu olmalıdır. Kent meydanı ile ilgili söylemlerde onun için mimarları, şehir planlarını önemsiyorum.

Bir dizi söylemlerde çizmeden yukarı çıkan konuşmalar zaman zaman kafaları karıştırıyor olmalı ki, olumlu olumsuz olduğunu anlamadan konuşmanın başında tepkili davranabiliyoruz.

Kent meydanı çalışmalarında sit alanları, proje çalışmalarındaki alışveriş merkezleri, otopark gibi düşünceler üzerinde olması gereken yerlerde değil de, köşe başlarında konuşuluyor olması proje uygulayıcılarının düşüncelerinde karmaşa yaratıyor.
İşte bu nedenle olmalı ki, mimarlar odasının yaptığı “Bolu kent meydanı'nın tarihi ve kültürel kimliği” sohbetindeki sunum sonrası başkanımız sn. Alaaddin Yılmaz'dan ilk soru geliyor. Bu sunudan amaç ne? Bunun anlamı nedir? Günümüz çalışmalarına bir müdahale var mı yok mu?..
-Sizler yaptığınız bir meydan çalışmasının maketini önüme koydunuz ben de yapmaya çalışıyorum.
Şu çalışmanızı çok anlamlı bulmadığımı ifade etmek istiyorum diyerek tepkisini koyan başkan, kent meydanı çalışmalarıyla ilgili detaylı bilgiler verdi.
-Bolu'yu yeniden planlıyoruz. Bolu yeniden şekilleniyor. Geçmişe takılı kalmayın. Geçmişten ders almak zorundayız. Biz bu dersle çalışmalarımızı yürütüyoruz.

Sn.başkan belli ki olumsuz konuşmalardan rahatsızdı. Semih Dimicioğlu'nun bu sohbetini kent meydanı çalışmalarına alternatif bir sunummuş gibi değerlendirmiş olabilirdi. Konu; bu tepkiden sonra sanki esastan kayarak gündemde olan olmayan, yolun kapanışı, trafik, sit alanları gibi yerlere taşınarak mini bir tartışma halini aldı. Sanki fırsat bu deyip herkes eteğindeki taşları döktü. Bu arada tartışmaya neden olan mimarlar odası başkanına sorulan bu sunumdan amaç neydi sorusunu cevaplayacak fırsatın verilmemiş olmasıydı.

Toplantı sonu yapılan sohbette, amacın; sadece 1930'lu yılların penceresinden bakmak olduğunu, bazı belgeleri müzayedelerden zor şartlarda elde ederek ilimizin eski görünümünü değerleriyle birlikte Bolu halkına sunmaktır. Başka bir amaç yoktur aranmamalıdır diyordu.

Ne kötüydü şu dedim ki dediydilerle sorunları çözmeye çalışmak. Allah'ın verdiği akılla birebir iletişim kurarak problemi çözmek kadar güzel bir şey olmuyor. Hava ne kadar sert olursa olsun sağlıklı iletişim sonunda herşey yumuşak ve sevecen olabiliyor.

Kuşku ne kötü bir şey. Bir kez daha gördük. Ve bir kez daha gördük ki karşıt görüşlerin olduğu toplantılarda sükunet, samimiyet, öfkenin esiri oluyor. Eleştiri doğruların bulunmasında en büyük etken olduğu bilinmesine karşın samur kürk içinde sunulsa da kimse giymek istemiyor.

Yazımın başında dediğim gibi bu çalışmayı kitaplaştırın! Belediye meydanı, İmaret Cami bölgesine ait çalışmaların olduğu da söylendi, tamamlandıktan sonra düşünüyoruz dendi. Bekliyoruz…

25.01.2012

Bu yazı toplam 625 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim