eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, bursa escort - ankara escort
  • BIST 106.474
  • Altın 151,810
  • Dolar 3,6607
  • Euro 4,3032
  • Bolu 7 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Küstüm oynamıyorum

Mustafa Namdar

Şimdiki çocuklarda var mı bilmiyorum. Zamanımızın çocuklarının oyun alanı apartman balkonları, arkadaşları da bilgisayar. Siz hiç tozlu yollarda yalınayak çember çeviren, saklambaç, polis-kaçak, çelik-çomak, cos, dongaleş oynayan çocuk grupları görüyor musunuz? Hiç sığır yününden, çaput bezlerinden yapılmış pala top koşturan çocukların mahalle maçlarını izliyor musunuz? Hiç uçurtma yağmalamalarına, mahalleler arası kavgalara tanık oluyor musunuz? Zamane çocuğunun okul ve dershane arasında koşturmaktan, bu tür oyunları oynama şansı yok. Onlar artık çocukluklarını yaşayamadıkları oyunları, büyüdüklerinde oynuyorlar...

Çocuklukta takım oluşturmakta bir araya gelirken, küstüm oynamıyorum diye kenara çekilen çocuk, büyüdüğünde boynu bükük kenara çekilmek yerine, kendi takımını kurup yeni taktiklerle sahaya inerek oyununu oynamaya çalışıyor. Oyunların, toplumun seyir zevkini yerine getirmesi kadar uyulması gerekli kuralları da var.

Ulus kavramı içinde toplumların huzuru, güveni, kalkınmışlığı, can ve mal emniyeti ulusun bütünlüğü gibi ortak değerlerin organizasyonunda spor kulüpleri, kültür ve sanat kulüpleri gibi, toplum adına görev yapma amaçlı siyasi kulüpler de kurulmuştur. Hepsinin ortak düşüncesi, ulusun bireylerine ait yaşam kalitesini artırmak, huzuru, güveni sağlamak, hür ve bağımsızlık içinde kalkınmışlık düzeyinde mutlu yaşamaktır. Bunun adına demokrasi diyorlar. Bunun adına halkın kendi kendini yönetmesi diyorlar. Bunun adına çoğunluğun söz sahibi olması diyorlar. Bunun adına hukuk devleti diyorlar.

Bunun adına insan haklarına saygı diyorlar. Bunun adına, toplumun adına toplumun hazırladığı yönetim yönergesine uymak, yasalar doğrultusunda birbirimize saygılı olmak diyorlar.

Son dönemlerdeki gelişmelere baktığımızda, o çocuk dönemindeki davranışların geriye döndüğünü görüyoruz. Küstüm sana, oynamıyorum. Ortada bir açılım söylemi var. İçeriği belli değil. Net olarak uygulanacak yöntem belli değil. Açılımın ortakları kimlerden oluşuyor, belli değil. Kimlerle masaya oturulup konular değerlendirilecek, belli değil. Bilinmeyenleri çok fazla olan, çözümü için formülü belli olmayan bir sorunlar yumağı. Ucu kaçmış yumak.

İsteniyor ki kulüpler bir araya gelelim, şu arapsaçına dönen yumağın ucunu bulalım. Açalım yumağı bakalım çorap mı örülür, kazak mı? Hayır efendim ben küsüm, oynamıyorum! Neye küssün? Neye itiraz ediyorsun? Ortada olan sadece söylem içeriği nedir? Toplumdan gizlenen ne? Sahaya inip de oyunu bir görsek! Bu mümkün olmuyor. Takım kurulup sahaya inilemiyor. Seyirci tribünde heyecanlı. Ne var ki seyirci kimsenin umurunda değil.

Söylemlerin özünde ben seyircim için varım. Tüm oyun düzenimi seyircimin mutluluğu üzerine kurarım. Oynanan oyundan toplumun tümü mutlu olmalı, oyun düzenimi böyle kuruyorum üzerine olsa da, görünen o ki, oyunlar taraftar memnuniyeti üzerine formüle ediliyor. Heyecanlı bir bekleyiş içinde takımların sahaya çıkmasını bekleyen seyirci, elleri alkış için bekliyor ama, bilmiyor ki takım kaptanları küstüm oynamıyorum diye kenara çekilmiş...

Gaipten haber alma yeteneğinden yoksun taraftar bekliyor heyecan içinde. Panayır yeri gürültüsünden usandık. Şu bohça bir açılsa da görsek içinde ne var?..

10.08.2009

Bu yazı toplam 379 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim