• BIST 89.072
  • Altın 340,906
  • Dolar 6,6674
  • Euro 7,2981
  • Bolu 6 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 14 °C

KUTLANMAK DEĞİL, ANLAŞILMAK İSTİYORUZ !

Onur USTAOĞLU

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

Sizi en çok ne mutlu eder? Birçok kişi bu soruya düşünmeden çok param olması, sevdiklerimin yanında olması, istediğim bir şeyi almak, gibi cevaplar verebilir. Ancak bana sorarsanız birilerinin beni anlamaya çalışması ve anlamak için çabalaması beni çok mutlu eder. Çünkü bunu para ile güçle zorlamayla yaptıramazsınız sadece sevgi ile yaptıra bilirsiniz.

Sunuda belirteyim. Ben 3 Aralık ve onu takıp eden bu haftada köşe yazısı yazmayı hiç sevmiyorum. Çünkü bilen bilmeyen herkes yazıyor. Bu günlerde herkes bu konuyla engellenenler ile ilgili bir şeyler paylaşıyor. Paylaşılan yapılan birçok şeyi samimi bulmuyorum. Çünkü bu günlerde esas konuşulması gereken şeyleri yapılması gereken şeyleri yapmıyoruz.

Sosyal medyada, gazetelerde ve televizyonlarda 3 Aralık Engelliler günü ve haftasından söz edenler. Acaba hiç engellenen bir birey gibi yaşamayı denediler mi? Ya da ne bileyim engellenen bireylerin yanına gidip onları gözlemleyip sorunlarını dertlerini sıkıntılarını dinlediler mi? kısacası onları anlamaya çalıştılar mı?  Ben çoğu insanın bunları yaptığını sanmıyorum. Hala bana Engelliler günün kutlu olsun diye mesaj atanlar var. Buda bizim bu günü hiç anlayamadığımızın bir göstergesidir

3 Aralık engelliler günü aslında engel sahibi bireyleri için kutlanacak bir gün değildir. Bir bayram hiç değildir. Bence 3 Aralığın engellenenlerin değil hiçbir engeli olmayan insanların anlama günüdür. Bir çeşit empati günüdür. Bu günde ve haftasında konuşulacak şeyler engellenen bireylerin sıkıntılarıdır dertleridir. Bu senede gördük ki çok az kişi bunları yaptı çok az kişi dünya engelliler gününü anlamına uygun geçirmedi.

Kimmiş onlar diyorsunuz değil mi? Sizde olabilirsiniz. Engelliler günü etkinliklerinde kürsüye çıkanlarda olabilir. Mesela 3 Aralıkta ben bir etkinliğe izleydi olarak katıldım.  Büyüklerimiz kürsüde konuşma yaptı. İzin verirseniz bir konuşmacının konuşmasından bir iki cümle aktarmak istiyorum. “İnsan dünyadaki en yüce varlıktır. Dünya insanın yaşaması için düzenlenmiş bir yerdir. Hatta hayvanlarla ilgili belgesellerde görürüz bir birine üstünlük kurmak isteyen 4 ayaklı hayvanlar ayağının üstüne kalkar ve insana benzemeye çalışır yani dünyadaki tüm canlılar iki ayaklı olmak ister dedi ve konuyu engellenenler için yapılanlara getirdi. Dünyada şu kadar insan var. şu kadarı engelli, Ülkemiz nüfusunun %12 si engelli dedi buda yaklaşık 1 buçuk 2 milyon dedi. Tabi hiç kimse benim kadar dikkatli dinlemediği için konuşma bitince herkes alkışladı. Bende sinirden hafifçe gülümsedim

Bu kişinin kim olduğunu söylemeyeceğim yalnız Bolu’da engellenen bir birey olarak ona önerim. Böyle bir günde konuşma yaparken daha ve dikkatli daha çalışarak konuşması verdiği örnekleri daha dikkatli kelimelerle anlatmasıdır. İki ayak diyor engellenenlerin arasında tek ayaklı hatta hiç ayağı olmayan kişiler var onlar ne yapsın? Sonra Türkiye nüfusumu azaldı? 82 milyon nüfusun  %12 si nasıl bir buçuk iki milyon oluyor? Değerli konuşmacı biz zaten biliyoruz Yüreklerde ve kalplerde engel olamayacağını bunu 5-6 defa demenize gerek yoktu.

Tabi uygun olmayan davranışı anlattıktan sonra birde yapılan iyi konuşmaları olması gerektiği gibi olan şeyleri anlatmak gerek, Açıkçası beni bu sene engellenen bir birey olarak katıldığım toplantıda konuşmasıyla ve engellenenleri anlamak adına yaptığı etkinliklerle Bolu Belediye başkanımız Tanju Özcan tatmin etti. En azından bizleri anlamaya çaba sarf ettiğini tekerlekli sandalye ile bolunun bir kısmını dolaşarak ve engelleri bire bir yaşayarak gösterdi. Toplantıdaki konuşmasında da arkadaşlar ne çok görmediğimiz farkında olmadığımız engel varmış ve hepsi basit düzeltmelerle ortadan kalkacak şeyler bu gün onları gördüm, yaşadım gereken düzeltmeleri en kısa zamanda yapacağız dedi.

Aslında ben bunu yazarlığa başladığımdan bu yana tüm yöneticilere öneriyordum. Çünkü inanın o sandalyeye oturmadan bazı engeller gözükmüyor. Yalnız şöyle bir şey var Tanju Özcan’dan ricam. Bu tür çalışmaları sadece 3 Aralık günleri ya da engelli haftaları değil aklına geldiği her zaman yapması. Hatta bir önerim olacak engellenen bireyler ve aileleri en çok bilinçsizlikten engelleniyor.

Bolu belediyesi olarak bu insanlara en kolay siz ulaşabilirsiniz. Belirli aralıklarla konunu uzmanlarından yani aibü deki hocalardan destek alarak engelliler ve aileleri için bilinçlendirme toplantıları düzenleyelim toplumu bu konularda bilinçlendirip yalnız olmadıklarını hissettirelim. Ben inanıyorum bilinç ne kadar yüksek olursa o kadar özgür bir Bolu’da yaşarız. Herkese de örnek oluruz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

Bu yazı toplam 1749 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim