• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Bolu -5 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -3 °C

Kutlu Doğum

Mustafa Namdar

            26.04.2005

Miladi 20 Nisan 571 yılında Mekke’de dünyaya gelen İslam aleminin son peygamberi Hz. Muhammet için, 1989 yılından itibaren her yıl Kutlu Doğum Haftası düzenleniyor.

Doğumundan ölümüne uzanan yol haritasındaki 23 yıllık peygamberlik döneminde, insanlık alemine örnek davranışları ile rehberlik yapmış olan Allah’ın elçisinin yaşamını örnek alabilmiş olsak, belki de dünyanın içinde bulunduğu kaos yaşanmayacak. İnsanlar yalnız kendilerini düşünen bencilliklerinden kurtulup, paylaşımcı ve hoşgörülü eylemleriyle mutlu ve huzurlu olacaklar.

Dünyada bilgi çağı diye adlandırılan zaman diliminde, bilimin baş döndürücü bir hızla geliştiği, teknolojinin insanlık hizmetinde her geçen gün gelişerek, yaygınlaşıp, kullanım alanına girdiği bir dönemde, her buluş insanlara bir yandan kolaylıklar sağlıyorken, bir yandan da güçlü olabilme olanakları veriyor. İnsanların hükmetme duygusallığı içinde, birbirlerini yok etme hırsını gündeme getiriyor.

Günümüz insanı, dünya aleminin huzuru için kitapların satır aralarında kalan yazılı metinlerde kayıtlı çok şeyleri düşünüp, ortaya koymakta, çok akılcı davranışlarla neyin nasıl olmasını belirleyebiliyorlar ama huzurun sağlanması için, yazılanları uygulamakta nedense, aynı duyarlılığı gösteremiyorlar. Bunun nedeni belki de emniyet gücünün yanında vicdanlarımızı etkileyecek bir inanç gücü olduğuna, hesap vereceğimiz bir makamın varlığına iyi davranış örnekleriyle, önümüzü aydınlatan insanların yaptığı güzellikleri görmezden gelmemiz neden oluyor.

İşte Kutlu Doğum Haftası’nın kutlanmasındaki, ders alınması gereken konu bu. Dünya insanlık aleminde hiç kimsenin hayır diyemeyeceği örnek davranışlarıyla örnek bir yaşam sergileyen Hz. Muhammed’in toplum için öngörüp, uyarladığı davranışlar yalnızca, İslam aleminin değil, tüm dünyaya örnek olabilecek davranışları inançları aynı olan insanlara da gösterebilmek çabasında olmaları, Peygamberimiz adına vazgeçilmez görevimiz olmalı.

Hz. Peygamber’in toplum için öngördüklerine bir bakalım.

-Bilgili ve becerili olmak. -Düşünce ve davranışlarda duralı ve samimi olmak.

-Nazik, güleryüzlü ve hoşgörülü olmak. -Yardımsever, yalnız kendini değil, başkalarını da düşünen olmak. -Sorumluluk duymak. Hak ve adalete uymak. Zulme karşı durmak. -Allah’a kulluğu sürekli kılmak, dost, arkadaş, komşu haklarını gözetmek. -Acıyı paylaşmak, hastalar ve cenaze sahipleriyle ilgilenmek. -Haset, kin, gurur, dedikodu gibi kötü davranışlardan kaçınmak. -İçki, kumar, zina gibi kötü alışkanlıklardan uzak durup, önüne geçmek için çalışmak. -Çevreye zarar verici davranışlardan kaçınmak. -Katılımcı, paylaşımcı, alçak gönüllü olmak ve de en önemlisi güvenilir olmak. Doğru ve dürüst olmak. Söz ve eylemi bir olmak.

Şimdi oturup, başımızı ellerimizin arasına alıp, düşünelim. Birey olarak, bunların ne kadarını yapabiliyoruz???

Müftümüz Sn. Ahmet Okutan Kutlu Doğum Haftası nedeniyle, verdiği konferansta, Hz. Peygamberimizi örnek mi alacağız? Taklit mi edeceğiz? Diye bir soru yöneltti. Sanırım sorduklarını da yukarıdaki konuşmanın içinde verdi. Yine de Peygamberimizi taklit değil, örnek almamız gerektiğinin altını çizerek son cümlesinde hatırlattı.

Bu yazı toplam 221 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim