• BIST 84.208
  • Altın 147,192
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • Bolu 2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -2 °C

Kutlu Doğum Haftası

Mustafa Öz

Diyanet İşleri Başkanlığı, 1989 yılından beri Peygamberimizin (S.A Muhammed Mustafa'nın) doğum yıl dönümlerinin kutlamak: İslamı ve Onu anlamak anlatmak amacıyla her yıl 20–26 Nisan tarihlerinde bir haftayı KUTLU DOĞUM HAFTASI ilan edip, çeşitli faaliyetler organize yapmaktadır.

Türk milleti peygamberini sevme, hatırlama, hatırlatma ve anlamada diğer islam ülkeleriyle karşılaştırıldığında her yönden samimi ve ihlâslı olmuştur.

Peygamberimizin doğum gününe MEVLÜT (doğum zamanı) denilmektedir. Mevlit asırlardır milletimizce Mevlit- Kandili olarak kutlanmaktadır. İlk kutlama 13. Asırda Selçuklu Atabeylerinden Muzafferüdin Gökbönü tarafından 2 ay süreyle kutlanmaya başlanmıştır. Mevlit Kandillerinde ilim adamları bir araya gelip fikri sohbetler yapar. İnsanları aydınlatırlar. Hak ise Mevlit Kandilini bayram havasında kutlardı.

Merhum Süleyman Çelebi'nin yazmış olduğu Mevlit milletimizin imani hisselerini aynen yansıtması nedeniyle çok tutulmuş her önemli hadise de ( ölüm, doğum, askerlik, sünnet v.b) okunmaya başlanmıştır.

Kutlu Doğum Haftası köklü geleneğimizi yaşatmak gelecek kuşaklara islamı ve peygamberi iyi anlatmak, milletimizin İLAHİ- KELİMETULLAH adına yaptıklarını, hoşgörüsünü insan sevgisini, barış ve huzur içinde yaşama isteğini anlatmak için yapılmaktadır.

İnançların siyasi emellere, günlük hadiselere, şahsi çıkarlara adet edilmesi son dönemlerde olağan hale gelmiştir. İnanç istismarı (hortumculuğu) o kadar artmıştır ki bu işten rant elde eden siyasetçiler, cemaatler, şahıslar etrafımızda cirit atmaya başlamıştır.

Adaletli, hoşgörülü, emin, insanı insan yapan değerleri öğreten, düşmanına bile Adaletli ve hoşgörü ile yaklaşan dürüst ve günahtan arıtılmış olan Hz. Peygamberi anlamak için Kutlu Doğum haftası tam bir fırsattır.

Onu anlamak ve anmak, hayatımızı onun yüce Ahlakı ile yönlendirmeye çalışmaktır. Onun doğumundan ibret çıkarmak içinde bulunduğumuz durumu iyi tahlil etmektir.

O vefanın zirvesidir. O kimsesizlerin kimsesidir. O dünyanın gururudur. Gönlümüzün sevgi ve muhabbet kapısıdır.

O Hz. Peygamberdir. İnandığı gibi yaşayan, inandığını dosdoğru söyleyen özü sözü dosdoğrudur.

Günümüzde inançlıyım deyip her türlü dalavereyi çevirenler; gerçeklerle yüzleşmek istiyorlarsa onu anlasınlar, onu tanısınlar. Münafıklık alametlerini bıraksınlar.

Dünyamız ahlakta, inançta, huzurda, barışta kaos hayatı yaşamaktadır. Bu arayışların çaresi Hz. Peygamberi anlamak onun SEVGİ iklimini tüm insanlığa yaymaktan geçmektedir. Dünya ancak sevgi ve hoşgörü ile problemlerini çözecektir. Sevginin kaynağı islam, pınarı ise Hz. Peygamberdir. Onu anlatan, onu anlayan dillere ve kalplere ne mutlu. ALLAHIM Peygamberimizin güzel ahlaklı ve hoşgörüsünü milletimize sürekli kıl.

SAMSUN'DAKİ OLAY VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Milletimiz uzun tarihi geçmişinde hep mazlum yanında yer almış ve daima hoşgörü ile hareket etmiştir.

Anadolu'yu yurt yaptığı 1000 yıllık tarihi geçmişi de böyle olmuştur. İslam inancı, zaten hoşgörüyü, barışı, kardeşliği emretmektedir. İslama bayraktarlık yapan bu millet hoşgörüden hiç ayrılmamıştır.

Anadolu'da yaşayanlar bu milletin karşısına şu veya bu sebeplerle dikilip kötülük yapmadıkça da karşılık görmemiştir. Aynı inancı paylaştığımız et ile tırnak gibi iç içe geçtiğimiz kültür bütünlüğü içinde olduğumuz KÜRT kardeşlerimizle aramıza nifak tohumları ekilme gayretleri 100–150 yıldır devam ediyor. Özellikle son 30 yıldır. Yurt dışında tezgahlanıp, yurt içinde çok ciddi uzantıları bulunan organize bir bölücü( etnik ayrılıkçı) faaliyetle karşı karşıyayız. Bu bölücü terör nedeniyle 300 milyar Dolar ekonomik kayıp; 40 bine yakın insan kaybı (şehit, gazi, dul, yetim mağdur) oluştu.

Toplumda derin travmalar meydana geldi. Tüm kışkırtmalara rağmen genel anlamda KÜRT- TÜRK karşıtlığı oluşturulamadı. Gayretler buna yönelik olarak devam etse de tutmadı. PKK ve onun siyasi uzantıları ağızlarında barış ve kardeşlik sakızları ile her olayda milletin gözüne baka baka etnik bölücülüğü ve yapılan olayların propagandasını yapmaktadırlar.

Samsun'da görülen dava toplu terör faaliyetine isyan eden Muş Bulanık da ki vatandaşın infial sonrası yaptığı olay ile ilgilidir. Oraya gidenler bu toplu olayı (kalkışmayı kınamak yerine destek için oradadır.) tamam gittiniz. Oradan ülke kurtarmış gibi ayrılıyorken. İnfiallere bari cevap vermeyin. “susturun şu terbiyesizleri” ve olaydan sonra “AYNISINI SİZİNKİLERE DE BEKLEYİN” kim diyor milletvekili SIRRI SAKIK. Yapılan saldırıyı kesinlikle tasvip etmiyorum. Ama bu milleti derinden yaralayan bölücülerle birlikte organize hareket edenlerin ağzından çıkana bakın “SİZİNKİLER” peki BİZİMKİLER dediği kim? Aynı şahız TV'LERDE ağzının ne kadar dağıldığını görüntülü olarak görmüş olmalı ki ben de kendimi kaybettim diyor. Ya bu millet bağrına sürekli TAŞ basarak duruyor. Arada bu şekilde infialler oluyor ve hemen adli mercilere gereği yapılıyorken ve de size bir şey olmazken nasıl bu kardeşlik korunacak. Yazık değil mi bu millete! Ey millet evlatları lütfen bunların oyununa gelmeyin. Bunlara alet olmayın. ALLAH'A havale edin. Devlete havale edin diyemiyorum! Her şey ortada. Evet olmamalıydı. Yine de olmaması için gayret gösterelim.

Oyuna gelmeyelim.

16.04.2010


Bu yazı toplam 1302 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim