• BIST 107.266
  • Altın 380,841
  • Dolar 6,8105
  • Euro 7,5716
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 18 °C

KUTSAL KİTAPLAR, ÜSTÜN MİLLET ANLAYIŞI YA DA IRKÇILIK

Hasan Dinç

Dış siyasette devletlerin, iç siyasette partilerin muhataplarını suçladıkları önemli kavramlardan biri, belki de en önemlisi ırkçılıktır. Siyasi bir kavram olan ırkçılık dünya siyasetinin gündemine XIX. Yüzyılda girmiş, XX. Yüzyılın devletlerarası anlaşmazlıkların önemli sebebi olmuştur. Bu konuda çok kitapların yazıldığı, ırk tasniflerinin yapıldığı bir dönemi insanlık yaşamış, bu anlayışın mağduru milletler maalesef çok ıstırap ve acılar çekmiştir. Günümüzde lanetli bir kavram olan ırkçılık, güçlü devletlerin emperyalist emellerine ulaşmasında demokrasi eldiveni içine sakladıkları çelikten bir yumruk olarak kullanılagelmektedir.

Bir de meselenin ilahiyat yönü bulunmaktadır ve bu konu insanlığın gündeminden uzak tutulmaya çalışılmaktadır. Kutsal kitaplarda bu konunun nasıl ele alındığı hemen hiçbir ilahiyatçı  tarafından gündeme taşınmamakta, kutsal metinlerde milletlerin üstünlüğü ve ırkçılık konusuna nasıl yaklaşıldığı ifade edilmekten özenle kaçınılmaktadır. Ben meseleyi böyle ele alıyorum ama İslâm ilahiyatçılarının belki de altı yaşındaki kız çocuklarının evlenmesine dair görüşleri tartışmasından bu konuyu tartışmaya zaman ayıramadıklarını da düşünebiliriz.

Kutsal kitaplar deyince aklımıza Tevrat (Ahd-i Atik) ve Kur’an-ı Kerim gelmektedir. Bazılarının Kutsal kitaplarda benzer yönlerin bulunduğunu savunmalarına rağmen,  üstün millet anlayışı ve ırkçılık konusu da dâhil birçok konuda farklı inanç ve hükümlerin bulunduğu bir gerçektir. Bu konuda yazdığım Kutsal Kitaplar ve Farklı Hükümler adındaki kitabımda çok konudaki farklılıkları okuyucularımın bilgisine sunmuştum. Bu yazımla kitapta ele alınmayan bir konuyu okuyucularımın bilgisine sunarak kitaptaki eksikliği gidermiş olacağım.

Irkçılık ve üstün kavim konusunda Musevilik en ilgi çekici ve İslâmiyet’ten farklı hükümleri bulunan bir dindir. Musevilik Yahudilerin milli dinidir ve Yahudi teolojisine göre İsrail oğulları Allah indinde seçilmiş bir ırktır. O nedenle ihtida ederek (Din değiştirerek) Yahudiliğe girilmez. Ancak anasından Yahudi doğanlar bu dinin mensubu olurlar. Bu nedenle Herzberg’in dediği “Yahudilik mühtedi kabul etmez” sözü bir gerçeği ifade etmektedir. Hz. Nuh’un oğlu Sam’ın soyundan geldiğini iddia eden Yahudiler kendilerini yer yüzündeki bütün kavimlerden has bir kavim olduklarını, Rab tarafından seçilmiş bulunduklarını ve “Allah’ın seçilmiş kavmi” olduklarını iddia etmişler ve iddialarını Tevrat’ın çeşitli ayetlerine dayandırmışlardır. “Ve aranızda yürüyeceğim, ve sizin Allah’ınız olacağım, ve siz benim kavmim olacaksınız. Ben sizi Mısır diyarından onlara kul olmayasınız diye çıkaran Allah’ınız Rab’bim; ve boyunduruğunuzun bağlarını kırdım ve sizi başınız yukarda yürüttüm” ( Tevrat, Levililer,Bap 26, Ayet 12 ve 13) “Bak,Allahım Rabbin bana emrettiği gibi size kanunlar ve hükümler öğrettim. Ta ki mülk edinmek için girmekte olduğunuz memlekette öylece yapasınız. Ve onları tutun ve yapın. Çünkü kavimlerin gözünde o sizin hikmetiniz ve anlayışınızdır. Onlar bütün bu kanunları işitecekler ve: Gerçek bu büyük kavim hikmetli anlayışlı bir kavimdir diyecekler. Çünkü kendisini her çağırdığımız zaman Allah’ımız Rab bize yakın olduğu gibi, kendisine böyle yakın Allah’ı olan hangi büyük kavim vardır? Ve bugün önünüze koymakta olduğum bütün bu şeriat gibi o kadar adil kanunları hükümleri olan hangi büyük kavim vardır?” (Tevrat, Tesniye ,Bap 4, Ayet 5,6,7,8)  “Çünkü sen Allah’ın Rabbe mukaddes bir kavimsin. Rab yer üzerinde olan bütün kavimlerden üstün olarak, kendisine has bir kavim olarak seni seçti.” (Tevrat, Tesniye, Bap 14 , Ayet 2) “Ve Rab’da sana söylediği gibi sen onun has kavmi olduğunu tasdik etti. Bunun için onun bütün emirlerini tutacaksın O zaman söylediği gibi Allah’ın Rabbe mukaddes bir kavim olasın diye yarattığı bütün milletlerden medihte ve şöhrette ve izzette seni üstün kılacaktır” (Tevrat, Tesniye, Bap 26, Ayet 18,19) “Bugün sana emretmekte olduğum Allah’ın Rabbin bütün emirlerini tutup yapmak için, onun sözünü iyice dinlersen, Allah’ın Rab dünyanın bütün milletlerine seni üstün kılacaktır” (Tevrat, Tesniye, Bap 28, Ayet 1) “Senin memleketinin yağmurunu vaktinde vermek, ve elinin her işini mübarek kılmak için, Rab gökleri, kendi iyi hazinesini sana açacak; ve çok milletlere ödünç vereceksin. Ve sen ödünç almayacaksın. Ve eğer bugün sana emretmekte olduğum Allah’ın Rabbin emirlerini tutmak ve yapmak için onları dinlersen, ve başka ilahlara kulluk etmek için onların ardınca yürümek üzere bugün sana emretmekte olduğum bütün sözlerden sağa ve sola sapmazsan, Rab seni kuyruk değil baş edecek, ve ancak üstün olacaksın, ve alt olmayacaksın” (Tevrat, Tesniye, Bap 28, Ayet 12, 13, 14)

Bu ve benzer Tevrat ayetlerine dayanarak Yahudiler kendilerini Allah’in seçilmiş kavmi ve yeryüzündeki diğer kavimlerin efendisi kabul etmekte, diğer kavimleri ise kendilerinin köleleri kabul etmektedirler. Onlar bu kavmi özelliklerini bozmamak adına diğer kavimlerden kız almaz, onlara da kız vermezler. Savaş esirlerinin bakire kızları hariç olmak üzere tümünü öldürürler, bakire kızları da kendilerine cariye kabul ederlerdi. Bu konuda da Tevrat’ın emirleri şöyledir. “Orduların Rabbi şöyle diyor: Amelek’in İsraile yaptığını, Mısırdan çıktığı zaman yolda ona karşı nasıl durduğunu arayacağım. Şimdi git, Amelek’i vur. Ve onların her şeylerini tamamen yok et. Onları esirgeme. Erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür.” (Tevrat, Samuel,Bap 15, Ayet 1,2,3) “Ve Allah’ın Rab onları senin önünde ele vereceği, ve sen onları vuracağın zaman; onları tamamen yok edeceksin. Onlarla ahdetmeyeceksin ve acımayacaksın ve onlarla hısımlık etmeyeceksin, kızını onun oğluna vermeyeceksin ve onun kızını oğluna almayacaksın. Çünkü o senin oğlunu benim ardımca yürümekten saptıracak ve başka ilahlara kulluk edecekler ve Rabbin öfkesi size karşı alevlenecek ve seni çabuk yok edecek.” (Tevrat, Tesniye, Bap 7,Ayet 2,3,4)

Bu ve bunlar gibi daha birçok Tevrat ayeti Yahudileri diğer milletlerden üstün tutmaya ve bu üstünlüklerinin kaybolmaması için diğer kavimlerle karışmamaya ve hısımlık ilişkisi kurmamaya özellikle davet etmekte ve bu konuları temel dini emirler olarak görmektedirler.

  Bir sonraki yazımda konunun Kur’an’daki yerini ele alıp bu iki din arasındaki farklılığı ortaya koymaya çalışacağım. Kalın sağlıcakla.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1395 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim