• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Bolu 12 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

Legal-İllegal

İlhami Candemir

Sayın okuyucular, görüldüğü gibi yazımın başlığı Legal-İllegal. Biliyorum ki bu iki kelime siyaseti ve devletin nasıl yönetildiğini takip edenler için yabancı değildir. Legal yasal demektir, İllegal yasal olmayan demektir. “Sayın yazar bize ders vermeye kalkma” diyenleriniz olabilir. Haşa, bu benim haddim değildir. Ancak yazımın devamı okunduğunda bunun- ders verme olmadığı aksine memleket meselelerine kafa yoranlar bakımından- görülmesi gereken SİYASİ FOTOĞRAF olduğu anlaşılacaktır.

Şimdi gelin bu fotoğrafa birlikte bakalım;

Bildiğiniz gibi günümüzün GÜNCEL siyasi konusu 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrası gelişen olaylardır. (Terörle mücadele sırasında yerle bir olan Güneydoğu şehirlerinin kış mevsimi gelmeden yeniden imar ve inşası ne oldu diye sorduktan sonra) Fotoğrafa birlikte bakalım diyorum;

FETÖ örgütü devletin resmi kurumlarının kayıtlarına “legal görünümlü illegal terör örgütü” olarak geçti. Doğru ve yerinde bir tespit. İtiraz yok.

Bunun Türkçesi nedir” kuzu postuna bürünmüş canavar”

Devlet yıllardır bu canavarı besledi. Devlet desteği ile güçlenen bu canavar dişlerini göstermeye başlayınca (17-25 Aralık) korku dağları sardı.  Ne istedilerse VERDİK diyenler  “legal görünümlü illegal terör örgütüdür” demeye, hatta 15 Temmuz hareketinden sonra da  “bu durumu göremedik yanılmışız, Allah afetsin” gibi laflar söylemeye başladılar. Hatta bir hafta önce sayın Cumhurbaşkanımız “aynı menzile ayrı yollardan yürüyorduk” dedi mi, dedi, peki Fetö’nün menzili (ulaşmak istediği hedef)ne idi, bir şeriat devleti kurmak, peki o zaman AKP’nin menzili ne oluyor? Valla sizi bilmem ama kafam iyice karıştı. Neyse fazla kurcalamayalım, bu durum siyasilerin konusu.

Şimdi acizane ben soruyorum; Devletin tüm istihbarat birimleri emrinizde olduğu halde bu kuzunun canavar olduğunu göremiyorsanız ve görememişseniz sade vatandaş nasıl görsün.

Bu neye benziyor, röntgen filmindeki bir hastalığı röntgen mütehassısının görememesi durumunda o filme bakan sade vatandaşa “yahu iyi bak, iyi bak, nasıl göremezsin” diyebilir miyiz, tabii ki hayır. Peki gözaltına alınan ve hatta tutuklanan vatandaşlar “DEVLETİN göremediğini ben nasıl göreyim” dediğinde verilecek cevabı merak ediyorum. Tabi 15 Temmuz darbe teşebbüsünde fiilen bulunanları,(Bu eylem TCK’na göre başlı başına suç olduğundan dolayı), Fetö’cü olduğu için Peygamber Postunda oturup Millet adına karar verenler o kararlarında taraflı davranmışlarsa o yargıç ve savcıları ayrık tutuyorum.(Ayrı bir suç olduğu için)Sınavlarda” bizdendir” diyerek hak etmeyenleri başarılı gösterenleri ayrık tutuyorum.(ayrı bir suç olduğu için) uzatmayalım velhasıl kelam Fetö”cülüğünü görevine yansıtanların tamamını ayrık tutuyorum.(Ayrı bir suç olduğu için)Ancak avukatlık hizmeti sağlık hizmeti verenlerin parasal yardımda bulunanların, taraftar kazandırma eylemlerinde bulunanların da aynı torbaya konulmalarını bir hukukçu olarak yadırgıyorum. Hatırlayalım, Memur-Sen kurulduğunda taraftar kazanmak için dernek yöneticilerinin ve hatta siyasi iktidarın ne denli gayret sarf ettiğini ve hatta ne denli baskılar yapıldığını unutmadık, bu nedenle legal olarak bildiği yahut öyle sandığı bir dini görünümlü siyasi oluşuma taraftar kazandırmak için yapılan çalışmaların suç olduğu kanısında değilim.(Biz, iktidar mensuplarının kurdun kuzu postunda olduğunu bilmiyorduk, yanılmışız dedikleri gibi bizde bilmiyorduk dediklerini veya diyeceklerini varsayarak bu kanıya varıyorum.)  Hele hele sayın Cumhurbaşkanımızın başbakan olduğu dönemlerde partilerin kapatılmaları tartışılırken “kurum kapatılmaz,suçu kim işlemişse o cezalandırılır gibi “ çok  beğendiğim ve takdir ettiğim görüşleri hala  belleğimdedir. Hal böyle iken askeri okulların, askeri hava alanlarının kapatılmalarını anlamış değilim.

Sayın okuyucularım bilirler, daha önce OHAL ile ilgili yazımda OHAL bahanesi ile Türkiye”nin siyasi geleceğini dizayn edecek düzenlemelerin olmaması gerekir, bakalım görelim” demiştim. Şimdi siyaseten haklı çıktığımın gururunu yaşıyorum. Nedeni ise KHK’melerle o kadar köklü değişiklikler yapıldı ki Türkiye’nin geleceği ve hatta TSK nin geleceği iktidarın siyasi geleceğine göre dizayn edildi.

Neler yaşıyoruz neler, demokrasi mitingi yapılacak,(yazımın yayınlandığında yapılmış da olabilir) mecliste 80 milletvekili olan partinin genel başkanına davet yok, mitingin adı DEMOKRASİ MİTİNGİ. Sakın beni HDP sempatizanı olduğumu sanmayın,aksine politikalarını kesinlikle tasvip etmediğim bir partidir,ancak mademki mecliste temsil edilen bir partidir demokrasi mitingine o parti genel başkanının da davet edilmesinin demokrasinin gereği  olduğunu  düşünüyorum.Mevlana ,”ne olursan ol yine gel” demiyor mu?

Ben bunları niye yazıyorum,52 yıl hizmet verdiğim hukuk alanının kirlenmesini istemediğim için yazıyorum. Yapılanlardan RAHATSIZIM, rahat uyumak istiyorum.

Bu nedenle kurunun yanında yaşın da yanmaması, kim suç işlemişse siyasi konumu ne olursa olsun onun da cezalandırılması için düşüncelerimi okuyucularımla ve ilgililerle paylaşmak istiyorum.

Şimdi lafı eveledim, geveledim, gelelim ağzımdaki baklayı çıkarmaya;

Bu kadar açığa almalar, bu kadar ihraçlar, bu kadar gözaltılar, bu kadar tutuklamalar Vs.Vs. olurken yıllarca bu canavarı besleyen siyasilere, Ankara parsel parsel o örgüte verildi diyene, veya verilmiş ise veren siyasilere ne diyeceğiz. Ha onu bana değil CUMHURİYETİN savcılarına soracaksınız.

Bu yazı toplam 1387 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim