• BIST 97.713
  • Altın 145,018
  • Dolar 3,5685
  • Euro 3,9995
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

"Levent Hoca istifa"

Serkan Erkan

Rahat bir nefes aldık, cümbür cemaat.

Herkesin borazan kesildiği bu günlerde alınan üç puan kapak olmuştur umarım.

Yok, o şunu dedi, yok o bunu dedi, oradan açıklama geldi, hemen bizde açıklama yapalım gibi geyikleri bir kenara bırakan teknik heyet ve yönetim, “ben saha da konuşurum “diyerek gerekli üslubu nihayet takındı.

Yazılarımda herkes işine baksın derken bunları kastediyordum. Yönetim yöneticiliğini yapacak, teknik heyet taktiğini verecek, futbolcu çıkıp maçı kazanacak. Ve böylece kimse polemiklerle uğraşıp rant elde edemeyecek.

Şükür ki bu hafta bunları konuşmadan, alınan üç puanı hanemize yazdırabilmesini bildik.

Kaybettiğimiz puanlara ise şanssızlık mı? Desek, basiretsizlik mi? Orasını bilemem ama bu kadar olumsuzluklara karşı yukarından kopmamamızı da en büyük şans olarak görmekteyim.

Maça gelecek olursak; hava şartları bakımından bırakın top oynamayı, ayakta durmanın bile büyük beceri gerektirdiği bir atmosferdi.

Zor şartlarda ilk golü bulan takımın üç puanı kapacağı ve üstüne yatacağı bir karşılaşma idi.

Oyun olarak istek ve arzu bizde ağır basmakta olmasına karşın ilk golü kalemizde gördük.

Görmekle kalmayıp o soğuk ve karlı havada birde duş aldık dersem yerinde olur.

Kaskatı kesilmek bu oluyor sanırım.

Birde 1965 taraftarlarından bazılarının, “Levent Hoca istifa” demesi işin tuzu biberi oldu. Maçın başında 10 dakika sessizlik eylemi yapacaklarını deklare eden 65 lilerin, maçın bitmesine 10 dakika kala da tepkilere yol açacak sloganları işi bir anda çığırından çıkardı.

Bir teknik heyet istifaya davet edilebilir, bu gayet normal ama yerinde ve zamanında yapılırsa. Bu istifa söylemleri maçın bitmesine 10 dakika kala ve skor 1-0' ken yapılmaması gerekir. Maç biter, bol skorlu bir mağlubiyet olur, takımda bir ruh forma aşkı görmezsiniz ve bunun sonucunda teknik direktörün istifasını istersiniz. Kısa ve öz olarak, yapılanın fevri ve gereksiz bir davranış olduğu kanısındayım.

Bir de Serhat Güller sesleri, “Ne oluyoruz, bu da nerden çıktı?” dedirtecek cinstendi. Serhat Güller ve Levent Eriş Hocayı bir teraziye koyun kim ağır basar? Yapmayın etmeyin, eğri oturup doğru konuşalım beyler. Levent Hoca bu takımda ışığı görmese zaten durmaz, kendini ve kariyerini riske atmaz. Herkes eleştirebilir, bende zaman zaman eleştirdim ama yerinde ve kararında.

Tabi çatlak sözleri de duyar gibiyim. “Bu bütçe Serhat'ta olacaktı, takım direk çıkardı” diyenleri. Bu boş lakırdıları tebessümle karşıladığımı bildirmek isterim.

Maçın adamına gelecek olursak, tabiî ki de her kesin gördüğü göz olarak Erdem.

Erdem'in klasının benim gözümde her zaman farklı olduğunu söylemek isterim. Bu maça özel bir yorum değil bilesiniz, taklacılarla karıştırmayınız aman. Bazen hırsı yüzünden istemsiz hareketler içerisine girmesine karşın, işini iyi yapan ender ve erdemli futbolculardan.

Takım olma yolunda en güzel tablo bu maçta ortaya çıktı. Yüreğini ortaya koyan, sakatlanma pahasına mücadele eden herkesi tebrik etme zamanı. Futbolcularda herkese adeta “biz hocamızın arkasındayız” mesajı verdiler. Birde hakem arkadaşları bu maçta çok beğendim, neden diye sormayın aramızda kalsın.

Birde yazımı yazarken, Sayın Emin Semercioğlu'nun kayınvalidesinin vefat ettiği haberi geldi.. Merhum'un sevapları günahlarından çok olsun, mekânı cennet olsun, başınız sağ olsun başkanım.

Saygılarımla…………….

14.12.2010


Bu yazı toplam 1248 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim