eryaman escort , ankara escort bayan, escort ankara, eskişehir escort - ankara escort
  • BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • Bolu 5 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C

MAİDE SURESİNİN 54. AYETİ (V)

Hasan Dinç

Dizi yazımın bundan önceki dört bölümünde Kur’an-ı Kerim’in değişik surelerinde geçen beş inzar ( sonlarının fena olacağını haber vererek çekindiren) ayetten bahsetmiş, bu ayetlerin meallerini kaydetmiştim. Değişik surelere serpiştirilmiş bu beş ayetin Kur’an’ın ilk muhatapları olan Arapları uyardığı, ikaz ettiği hatta tehdit ettiğini söylemiş; eğer uyarı ve ikazları dikkate almazlar, bu uyarı ve ikazların gereklerini yerine getirmekten imtina derlerse İslâm’ın egemen gücü ve bayraktarlığından uzaklaştırılacaklarını ve yerlerine bir başka kavmin getirileceğini vahy-i İlahide Allah’ın kendilerini bilgilendirdiğini yazmıştım.

Arapları uyaran hatta tehdit eden bu beş ayette İslâm’ın liderliğinin Araplardan alındıktan sonra yerine getirilecek kavmin adı zikredilmemiş, ancak kavmi özellikleri geniş bir şekilde açıklanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de zaten pek fazla kavim ve millet adı zikredilmediği dikkatlerden kaçmamaktadır. Kur’an-ı Kerim’de adı sıkça geçen iki kavim vardır. Bunlardan biri Araplar diğeri de Ben-i İsrail yani Yahudilerdir.  Ayrıca Ad kavmi, Semud kavmi gibi yaptıkları kötülüklerden dolayı helâk olmuş antik kavimlerle birlikte, peygamberlerin adıyla zikredilen kavimler bulunmaktadır. Peygamberlerin ismiyle zikredilen bu kavimler de Nuh kavmi, Lût kavmi ve Musa kavmidir. Musa kavmi Mısırda uzun asırlar kölelik statüsünde bulunan Yahudilerdir. Mısırda egemen kavim ise adıyla değil başındaki kendini ilah ilan eden hükümdarın sıfatıyla zikredilmekte Firavun kavmi denilmektedir. Bunlardan başka yine zalim hükümdarlarının sıfatıyla zikredilen Nemrut kavmi ve insanlık düşmanı olarak tavsif edilmiş, peygamber İskender-i Zülkarneyn tarafından yapılan seddin gerisinde bırakılan Yecüc ve Mecüc kavminden bahsedilmektedir. Bu son kavim insanlığın son döneminde Seddi aşarak dünyaya egemen olacak ve insanlığa büyük zulüm ve yapacaktır.

Bu ayetlerde Arapların yerine gelecek kavmin vahy-i ilahideki özellikleri şöyledir. “Eğer itaatten yüz çevirirseniz Allah sizin yerinize sizden olmayan ve sonra da sizlere benzemeyecek olan başka bir kavmi ikame edecektir. (Muhammed suresi 38. Ayet)” Bu ayete göre Arapların yerine ikame edilecek kavmin en önemli özelliği Arap olmayacak ve sonra da Araplara benzemeyecek olmasıdır. “Bedevi Araplar’a de ki; sizler müthiş şecaat sahibi bir kavimle karşılaşmaya davet olunacaksınız. Ya onlarla savaşacaksınız ya da onlar Müslüman olacaklar. Eğer onlara itaat ederseniz Allah size güzel bir mükâfat verecek. Fakat evvelce döndüğünüz gibi gene yüz çevirecek olursanız sizi çok acı bir azap ile tazip (cezalandıracak) edecektir. (Fetih suresi 16.Ayet)  Bu ayette adı geçen kavmin en büyük özelliği ise müthiş şecaat sahibi ( korku nedir bilmeyen yiğit, yürekli ve kahraman) bir kavim olmasıdır. Bu ayette ayrıca Cenab-ı Allah Arapları bir başka yönden ikaz etmekte bu kavme itaat etmelerini istemektedir. Eğer Araplar bu kavme itaat ederlerse Allah onlara güzel bir mükâfat verecek, (onları barış, huzur ve mutluluk içinde yaşatacak) tarihlerinin ilk dönemlerindeki gibi itaatten yüz çevirip o kavmi arkadan vurmaya kalkarlarsa onlara çok acı bir azap yapacak, hainliklerinin cezasını çok ağır bir şekilde ödetecektir.

İşte bunlar (yani Araplar) kendilerine kitap, hüküm ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Şimdi onlar (bir zaman sonra şayet bu gerçekleri) inkâr eder ve hizmetten yüz çevirirlerse varsın çevirsinler. Biz de onların yerine öyle güçlü bir kavmi kendimize vekil kılarız ki onlar, bu gerçekleri asla inkâr etmezler. (el-Enâm suresi 89. Ayet)” Bu ayette Allah Arapların yerine ikame edeceği ve kendine vekil tayin edeceği kavmin bir başka çok önemli özelliği olarak doğruları inkâr etmeden ilâhi gerçeklere teslim olmaları olarak zikretmektedir.

“Ey iman edenler! Sizlerden kim Allah’ın dininden geri dönerse dönsün! Bilsinler ki Allah onların yerine öyle bir kavim getirir ki Allah (ve resulü) onları çok sevdikleri gibi, onlar da Allah (ve resulünü) çok severler. Onlar müminlere karşı daima alçak gönüllü ve mütevazı, kâfirlere karşı ise başları dik, heybetli ve son derece onurlu bir kavimdir. Onlar Allah yolunda korkmadan, yılmadan cihat ederler ve hiçbir şom ağızlı, zorba dilli kınayanların kınamalarından da çekinmezler. Bu şüphesiz onlar için Allah’ın çok büyük bir lütfûdur. Allah bunu hangi kavim için dilemişse işte ona verir. Şüphesiz ki, Allah ihsanı bol ve her şeyi en iyi bilendir.( el-Mâide suresi 54. Ayet)”

Yazımızın başlığını teşkil bu ayet hem Arapları tehdit eden en önemli inzâr ayettir, hem de Arapların yerine getirilecek olan kavmin özelliklerini en geniş anlamda açıklayan ayettir. Bu ayete göre Arapların yerine getirilecek kavmin en büyük özelliği Allah’ın (ve peygamberinin) onları çok sevmeleri; o kavmin de Allah’ı ( ve Peygamberi) çok sevmeleridir. Ayrıca o kavim müminlere karşı mütevazı, alçak gönüllü ve yumuşak; kâfirlere karşı da bunun tam aksi olarak dik, heybetli ve onur sahibi olmalarıdır. Yine bu kavmin ayette geçen bir başka özelliği ise Allah yolunda malları ve canları ile cihat etmeleridir. ( İslâm’ın iman sancağını ve egemenliğini cihan hâkimiyeti haline taşımalarıdır).  Yine bunun yanında yaptıkları bu işler nedeniyle kendilerini kınayan şom ağızlı, zorba dilli kınayıcıların kınamalarını dikkate almamaları; Bu kâfir ve zorbaların kendilerine yönelmiş tehdit ve uluorta konuşmalarından çekinmemeleri de en büyük özellikleri olarak sıralanmıştır.

Her konuda en ufak bir şeyi kaçırmadan çiltler dolusu laf eden ve açıklamalarda bulunan İslâm tarihçileri, Kur’an müfessirleri, doğal olarak Türk din âlimleri bu ayetlerde geçen kavmin kim olduğunu açıklamışlar mıdır? Açıklamışlarsa Arapların yerine geçen bu kavim kimdir ve adı nedir? Arap, Fars ve Türk müfessirlerinin varsa bu konudaki suskunluklarının sebebi nedir? Hepsinden daha önemli Türkiye Cumhuriyetinin bir kurumu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı Kur’an Tefsiri ve Kur’an-ı Kerim Mealinde bu ayet nasıl açıklanmıştır. Hepsi önümüzdeki hafta yayınlayacağımız son bölümde ele alınacaktır.  

 

 

Bu yazı toplam 1220 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim