• BIST 89.695
  • Altın 145,979
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

MAKSATLI GELEN KONUK

Mustafa Nuri Gürsoy

“Maksatlı gelen konuk ne kuru beğenir ne yaş,
Güzellik fukarası ne göz beğenir ne kaş,
Bir işi isteyerek yapmalı hayatta,
Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş.”
Bu dört satırlık atasözümüzü bilmeyenimiz yoktur.
Yemek üzerine yazılmış gibi görünse de, çok farklı çağrışımlar bırakacak kadar geniş bir yelpazeden değerlendirmek de mümkün bu atasözünü..
Cümleler arasında;
Kuru ve sulu yemeklerden dem vurulsa da,
Gönülsüz yenilen yemeğin baş ağrıtmasından bahsedilmiş olsa da..
Kendini beğenmişlik,
Yemek beğenmemek,
Ön yargılı olmak,
Hor görmek,
Kendini tanımamak gibi,
Bir çok önemli noktayı işaret ettiği söylenebilir. Bu güzel atasözünün.
“Misafir umduğunu değil bulduğunu yer” veciz sözünü çağrıştıran bu dörtlüğün,
Lokanta, restaurant, otel ve benzeri hizmetler üzerinde iştigal eden kurumlarda kullanılmasının sakıncalar doğurabileceğini hatırlatmak isterim.
Vakıa’ya yemek üzerinden baktığımızda, değerlendirdiğimizde atasözünün anlatmak istediği ile,
Asıl işaret ettiği noktadan farklı bir vakıa çıkmaktadır ki;
Burada tartışmaya açık bir durum hasıl olmaktadır.
Eğer bu atasözünü bir lokantanın, restaurant’ ın veya birkaç yıldızlı bir otelin kapısına yazarsanız,
Durum çok farklı ve istenmeyen bir noktaya gelebilir.
Restaurant’ ın kapısına bunu astığınız,
Otelin yemek salonuna bunu iliştirdiğiniz,
Bir yemek sitesinin, bir turizm meslek okulunun kapısına bunu iliştirdiğiniz anda,
Müşteriye bakış açınız,
Hizmet ve müşteri odaklı olup, olmadığınızı hemen deşifre etmiş olursunuz ki..
Bu hiç beklenen bir durum değildir.
Müşteri geldiği yere maksatlı olarak geleceğinden,
Kuru ve yaş arasındaki tercihi yapmış olacağından,
Beğenme noktasında da pek tabiidir ki, seçici olması kaçınılmazdır.
Onun gönülsüzlüğü de, başının ağrısı da, yenilen güzel bir yemekten sonra tamamen ortadan kalkmış olacaktır.
Yenilen yemeğin, görsel zenginliği, tadı ve sunumu müşteri odaklı olduğunda;
Bu söylenen atasözünün de yemek üzerinden bir hükmü kalmayacaktır.
Sunulan yemekle birlikte servise sunma, müşteriyi memnun etme iradesi işte tam burada ortaya çıkmalıdır.
Sözü fazla uzatmadan kısaca;
Bu atasözüne sonsuz saygım olmasına rağmen;
Bu atasözünün yemek kültürü üzerinden değerlendirilmesini, sunulmasını, öne çıkarılmasını yanlış bulurum.
Bir restaurantta veya bir otelin yemek salonunda özel bir çerçeveye asılmış bu yazıyı gördüğümüzde neler düşünürüz.
Hiç hoş olmaz değil mi.?
Yemeklerin bir tablo hükmünde gelmesini beklerken,
İhtişamlı bir servisi, atmosferi ve arzuladığınız bir ortamı hayal ederken,
Levhada yazılı bu sözlerle karşılaşmak,
Soğuk bir duş etkisi yaratmaktan başka bir işe yaramaz.
Yemeğe katılacak estetik ilaveleri öngörürken,
Okuyacağınız, ya da gördüğünüz,
“Maksatlı gelen konuk ne kuru beğenir ne yaş”
Sözleri sizleri derinden etkiler.
Şimdi müşteri memnuniyeti diye bir şey var artık.
O nedenle sloganlarımızda, hizmet noktasında seçici olmakta yarar var.
Müşteriyi eleştirmek, kendini peşinen haklı çıkarmak artık gerilerde kaldı.
Koşulsuz müşteri memnuniyeti diye bir şey var ki;
Bu sadece;
Ticari işletmelerde, markette, alışveriş merkezlerinde değil,
Her ortamda kullanılabilir slogan olarak kabul edilmektedir..
Okullarda öğretmenler öğrencilerine daha fazla bilgi verebilme,
Bankalar gelen müşterilerine daha hızlı hizmet sunabilme,
Özel ve resmi kurum ve kuruluşlar vatandaşın işini görebilme noktasında,
Karşısındakine müşteri gözüyle bakmayı görebilmelidir.
Kısaca demem odur ki;
Gönülsüz de olsa, maksatlı da olsa müşteriyi memnun etmeyi öğrenmeliyiz.
Ancak o zaman hem işletme olarak, hem de ülke olarak kar edebilir, kazanabilir, beklenilen başarılara ulaşabiliriz.
Eğer bu slogan bir yerlerde hala asılı duruyor ise;
Önce bu tabelayı gönüllerimizden, sonra yazdığımız yerlerden kaldırmak gerek.
Tüm bu yazdıklarıma örnek noktasında;
Mengen, kültürüyle, markasıyla,
Nice gönülsüzlerin gönlü,
Maksatlı gelen konukların damak tadı,
Güzellerin en güzeli olmaya, kalmaya devam edecektir.
 


Bu yazı toplam 1197 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim