eryaman escort , ankara escort, ankara escort
  • BIST 108.615
  • Altın 144,981
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • Bolu 18 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 21 °C

MANZARA-İ UMUMİYE YA DA GENEL GÖRÜNÜŞ

Hasan Dinç

Bugün 6 Aralık 2011. Bugün itibariyle bakıldığında dünyanın, bölgemizin, Ülkemizin ve milletimizin genel görünümü, umumi ahvali ( genel durumu) şöyle:

    1990’lı yılların başlarından itibaren dünya tek kutuplu bir hale gelmiştir. Sovyetler Birliğinin dağılarak dünya politikalarında belirleyici özelliğini kaybedince, ABD dünyanın tek patronu durumuna geldi. Bu duruma alışıncaya ve dünya için yeni projeler hazırlayıncaya kadar belli bir zaman geçti. İki binli yılların hemen başında ABD’nin bilgisi dâhilinde oluştuğu gün gibi aşikâr 11 Eylül 2000 tarihindeki Dünya Ticaret Merkezinin uçaklarla vurulması, bizimde içinde yer aldığımız İslâm coğrafyasındaki BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) un uygulamaya konulması için bir fırsat oluşturmuştur. Bu proje, ABD yetkililerinin dilindeki ifadeye göre bölgedeki 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmesini öngörmekte ve bölgeye sözde demokrasi getirmek hedefini amaçlamaktadır. Gerçekte ise Komünizm çöktükten sonra Kapitalist Batı dünyasının hedefine Orta doğu ve İslâm alemi oturtulmuş, bölgenin enerji kaynakları, yer altı zenginlikleri ve yenidünya düzenine direnebilecek devlet ve hükümetleri devre dışı bırakıp işlerini kolaylaştıracak işbirlikçi yönetimleri kurmak olmuştur. Bunun için bölgeden kendilerine yardımcı olabilecek devlet ve liderler aramışlar ve aradıkları lideri bulup Türkiye’de iktidar olması için büyük katkılar sağlamışlardır. AKP iktidar olduktan sonra Sayın Başbakan Kendisinin BOP Eş Başkanı olduğunu her vesileyle iftiharla ilân etmiştir.  

   Arap Baharı diye takdim edilen ve hükümetlerin yıkılarak işbirlikçi hükümetlerin kurulmasına Tunus’tan başlanmış, Mısır ve Libya ile devam edilmiş, sıra Suriye ve diğerlerine gelmiştir. Bu arada Afganistan ve Irak işgal edilmiş, bilhassa Irak kolay kontrol edilebilmek için üçe bölünmüş, Kuzey Irak’ta Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden bir bölgesel Kürt devleti kurulmuştur. Bu durumda Türkiye’nin hassasiyetleri, Kerkük ve Musul Türklüğü dikkate alınmamıştır.

    AKP iktidarının ihmal etmesi sonrasında Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan yani bütünüyle Kafkaslar ve Orta Asya Türkiye’nin etkinliğinde çıkmış, yeniden Rusya’nın nüfuz bölgesi haline gelmiştir. Rusya, Çin Ve Hindistan’ın öncülüğünde kurulmaya çalışılan AVRASYA Bloğu, ABD ve Batı karşısında yeni bir dünya dengesi arayışlarına başlamışlardır.

   AKP iktidarı kuruluşunda “komşularla sıfır sorun” diye işe başlamış, çok kısa süre sonra ABD ve müttefiklerinin Irak’a müdahalesi için olumlu bir tavır sergilemiştir. Ülkeyi işgal kuvvetlerine açma çalışmaları TBMM’den geri dönünce ( 1 Mart teskeresi) ABD ile işler bozulmuş, aranın tekrar düzeltilmesi için bildiğimiz ya da bilmediğimiz çok tavizler verilmiştir. Yapılan gizli anlaşma halen halkımızdan gizlenilmektedir.

   ABD ilk olarak bitmiş olan PKK kartını açmış, Eşkıyaya Kuzey Irak’ta serbest çalışma imkânlarını hazırlamıştır. O günden buyana yüzlerce asker, polis, kamu görevlisi ve vatandaşımız şehit olmuş, PKK terörü önlenemez şekilde azgınlaştırılmıştır. ABD güya terörle mücadelede bizimle birlikte görülmüş, ama devletimizin teröre son darbeyi vurmak için Kuzey Irak’a girmesine hep engel olmuştur.

   Son olarak TBMM’nin daha önce hükümete verdiği “Orduyu sınır dışına gönderme yetkisini” oy birliği ile yinelemiş olmasına rağmen hükümet bu yetkiyi kullanmamakta ısrar etmekte, Türkiye ile görünürde hiçbir problemi olmayan Suriye’yi savaşla tehdit etmektedir. Ülkemizi ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden “Türkiye’nin Suriye politikalarından memnunuz” demesi bu politikaların arkasındaki gücü göstermesi açısından manidardır.

   Türkiye ABD’nin ve Batılı müttefiklerinin isteği doğrultusunda amacı İran saldırısından İsrail’i korumak olan radar üssünün Malatya’da kurulmasına izin vermesi 372 yıllık Türk-İran dostluğuna gölge düşürmüştür. Bu nedenle İran bir savaş anında “ilk vuracağı ülkenin Türkiye” olduğunu açıklamıştır.

    Suriye bütün silahlı güçlerini Türkiye’ye yöneltmiş, Rusya’dan aldığı ve almakta olduğu SCUD füzelerinin rampalarını Türkiye’ye çevirmiştir.

   İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Yunanistan’la bir blok oluşturmuş, Doğu Akdeniz’i Türkiye’nin çıkarlarına kapatmışlardır. Aynı zamanda aynı bölgede üç Rus savaş gemisi Suriye’ye yapılacak bir saldırı anında duruma müdahale etmek için sefer halindedir. Buna karşı da bir ABD uçak gemisi Doğu Akdenize gelmektedir. Doğu’da Ermeni tehdidi ise artan bir şekilde devam etmektedir. Etrafımızda bir ateş çemberi mevcut olup küçük bir kıvılcım kızılca kıyametin çıkmasına yetecektir. Türkiye’de bu kıyametin tam ortasında yer almakta, durum milletimizin bilgisinden uzak tutulmaktadır.

   Gelişen dış olaylar böyle bir tehlike arz ederken, şartların tam birlik ve bütünlük içinde olmamız gerektirdiği bir zamanda maalesef cumhuriyetimiz en karışık ve buhranlı günlerini yaşamaktadır.

    Son dönemde yazılı ve görsel medyada bir ABD projesi olduğu iddiası çokça dillendirilen AKP iktidarı “İleri demokrasi paketi” adı altında yaptığı uygulamalarla ülkeyi bölünmenin, milli birlik ve beraberliğimizi parçalanmanın ve cumhuriyetimizi yıkmanın eşiğine getirmiştir. ABD’nin bölge hâkimiyeti için geliştirdiği “Ilımlı İslâm”, “Medeniyetler buluşması” ve Papa’lığın üçüncü bin yılda Hıristiyanlığı Asya kıtasına yayma projesi kabul ettiği “Dinler arası diyalog” Cumhuriyetimize, milli birliğimize ve ülke bütünlüğüne tevcih edilmiş AKP iktidarınca uygulanan en etkili silahlardır.

   Cumhuriyetin Türk Milleti esasına dayalı modeli hedef alınmış, bizzat Sayın Başbakan tarafından ısrarla dini, etnik ve mezhep esasına dayalı 36 parçalı bir model topluma enjekte edilmeye çalışılmıştır. Günümüzde Türklüğü bir türlü hazmedemeyenler bu ortamda ortaya çıkmışlar, başta bölücü Kürtler üzere her türlü ayrılıkçı hareket kendilerine uygun ortam bulmuşlardır. Cumhuriyetin merkeziyetçi modeli hedef alınmış, eyalet sistemi adı altında PKK’nın isteği olan “Demokratik yönetim modeline” geçiş hazırlığına başlanılmıştır. Yeni anayasa ile milliyeti olmayan “Türkiyelilik” adı altında “çok dinli” “çok mezhepli” ve “çok milletli” bir toplum yapısına kapı açılmak üzeredir.

   Bu iş için önce iktidar ele geçirilmiş, sonra kamu yönetiminde kadrolar ele geçirilmiş, tehdit ve şantajlarla medya kontrol altına alınmış, Cumhuriyetin bekçisi olduğuna inandığı orduyu dönüştürmüş, Yargıyı kontrol altına almış ve siyasi muhalefeti etkisizleştirmiştir. Karşıt bütün unsurları ve de özellikle üniversiteleri susturmuş, dinlemelerle muhaliflerinin en gizli hayatlarını bile şantaj olarak kullanıp pasifleştirmiş ve özel mahkemeler ve özel yargıçlar marifetiyle hapishaneleri muhalifleriyle doldurmuştur. Herkesi susturmuş ve herkesi korkutmuştur. Nihai hedefi için hiçbir engel kalmamıştır. Muhalif birkaç cılız ses ise onun için dikkate alınması gereken bir şey değildir.

   Şimdi söyleyeceklerini daha bir cesaretle ve çekinmeden ifade edecek, yapacaklarını daha kolay yapacaktır. Ama önce toplumu söyleyeceklerine ve yapacaklarına hazırlamak için bazılarını ortaya atacak ve yumruğu kendisi vuracaktır. Öyle ya Mardin valisinin “Bizim kahraman bildiklerimiz hain, hain bildiklerimiz kahramanmış” demesi boşuna değildir.

   İşte dünyanın, Bölgenin ve ülkenin “Manzara-i umumiyesi” ve “umumi ahvali” budur. Bu genel durumdan ve genel görünüşten ne doğacağını tahmin etmek mümkündür. “Böyle bir sabahın seherinden” ümit var olmak mümkün mü? Ama en olmadık zamanlarda şafak başka sökmüş, güneş başka doğmuştur. Dost düşman bunu herkes böyle bile.

06.12.2011

 


Bu yazı toplam 1040 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim