• BIST 99.028
  • Altın 281,256
  • Dolar 5,8739
  • Euro 6,4829
  • Bolu 11 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

MARAŞ'TAN BİR HABER GELDİ, DEDİLER Kİ MELİK ÖLDÜ

Yüksel Gültekin

Başbakan'ın tam da “Benim Valilerim bulundukları illerde halka hizmet için varlar. Gerekirse greyderin önüne binip yol açacaklar, gerekirse kömür kamyonunun önüne binip yoksul, kimsesiz vatandaşıma kömür dağıtacaklar, idareciler artık halkının hizmetinde olacak. Bizim iktidarımızda halkına tepeden bakan ceberrut bir yönetim şekli, olmayacak” dediği günlerdi. Bizim ilimizde ceketine hiç toz değmemiş, halka son derece mesafeli 1940'ların-50'lerin idaresindeki tek parti zihniyetinin Vali modeli Ali Serindağ Bey, Vali olarak görev yapıyordu. Kimse kusura bakmasındı. Vali Bey greyderin önüne de çıkamazdı, kömür kamyonuna da binemezdi. Zaten nitekim Ankara'ya gider gitmez, soluğu temsilcisi olduğu modelin parti binasında almış ve telekulağa yakalanmıştı.

Vali Serindağ'ın Bolu'dan ayrıldığı günlerde, basın manşetlerine Sayın Valim Halil İbrahim Akpınar Bey'in Ağrı'da greyderin önünde yol açarkenki resmi düştü. Kendi gelmeden namı gelmişti. Hah dedik, işte Başbakanımızın tarif ettiği hizmet ehli bir Vali. Hele gelir gelmez Cumhuriyet Bayramı'nda irat ettiği bir nutuk vardı ki, itiraf edeyim bizi kendimizden geçirdi. İşte bizim Valimiz buydu. Bizim Valimiz buydu bu olmasına da, aradan geçen sürede Sayın Valiyi herhangi bir hizmeti vatandaşa ulaştırırken gösteren bir resme rastlamak mümkün olmadı.

Ne yol açan greyderin yanında gördük, ne kömür arabasının üzerine çıktı, ne de halkı ilgilendiren sosyal etkinliklerin hiçbirinde yer aldı. Hep dar alanda kısa paslaşmaların içindeydi. Kah Abant'ta dar çerçeveli bir toplantıda gördük, kah bir lokantanın kuytu köşesinde tanınmış bir sima ile yemek yerken haber oldu. Fakat, Sayın Valimi ne bir gariban sofrasında görüntüleyen resim, ne de herhangi bir halkın bulunduğu sosyal etkinlikte halkla kaynaşan resmini görmedik. Kendisi böyle bir idare tarzını Bolu'ya hakim kılınca, maalesef altında çalışan bürokratlar da ondan farklı bir tavır içine girmediler.

Son olarak gözlerim kendisini, Özürlüler Haftası'nda Kültür Merkezi'nde yapılan etkinlikte aradı. Ne Vali, ne bir Vali Yardımcısı, işin enteresan tarafı ne de Milli Eğitim Müdürü bu etkinlikte yoktu. 600 kişilik salon, nerede ise 800 kişiyle tıklım tıklım doluydu. Şehrin Valisi, şehrin moral kaynağı, şehirde tüm bakanlıkların temsilcisi böyle bir haftada, böyle bir etkinlikte olmayacak da, nerede olacaktı? Oysa her şey ne de güzel başlamıştı. Kendi gelmeden greyder önünde resmi gelmişti. Hah demiştik, işte Başbakanımızın arzu ettiği bir Vali tipi. Nihayet bizim de halkın hizmetkarı bir Valimiz olacak. Nihayet bizim de yoksulun elinden tutacak, garip gurabaya elini uzatacak, yetimin başını okşayacak, halkın arasına karışacak, dert dinleyecek, nabız tutacak bir Vali Babamız olacak diye ne kadar ümitlenmiştik.

Şimdi sen tüm bunları yapmış olsaydın ve tüm bunları yaparak bizim gönlümüzü kazanmış olsaydın, biz senin “Bolu Belediyesi'nin projesi rezalet bir proje. Başkasının arazisini ele geçirme projesi. Olabilecek en kötü proje” beyanının siyasi bir beyan değil, bir şehrin Valisinin ciddi bir hissiyat belirtisi olarak algılayabilecektik. Bu düşüncenize mutlaka önem de verecektik. Fakat Sayın Valim, çizdiğiniz portre bunlardan çok uzak. Sözde halkçı oldunuz ama, özde hiç halkçı olamadınız. Manşete çıkan haber ve icraatlarınız hep üzülerek ifade etmek zorundayım ki, siyasi nitelikteki beyanlardı ve icraatlardı.

Bakın bir Çınar Oteli meselesi var Bolu'nun. Akçakoca Belediyesi, kıyı şeridinde bulunan bu yeri yapılaşmaya kapattığını ve kesinlikle burada yapılaşmaya izin vermeyeceğini beyan ediyor. Şimdi ben soruyorum: Böyle bir yerde yapılaşma olmayacağını bildiğiniz halde, daha da önemlisi yapılaşma izni olmayan bir yere talip çıkmayacağını bildiğiniz halde, burada ihale yapıyorsunuz. Bu konuda Bolu kamuoyunu doğru bir şekilde bilgilendirmeden ve altyapı hazırlıklarını tamamlamadan bir çalışma içerisindesiniz. İşin üzücü tarafı, meselenin ihale yoluyla bu aşamada çözülemeyeceğini bildiğiniz halde, bu aşamada burayla ilgili doğru bir proje üretmiyorsunuz. Bu sorunu yalnızca atiye bırakıyorsunuz.

Demokrasilerde son kararı halk verir. Kızılay Parkı'nın bulunduğu alan, Bolu'nundur, yani Bolulularındır. Bu konudaki son kararı takdir edersiniz ki Bolulular vermelidir. Böylesi bir meselede size düşen, konunun tüm muhataplarıyla temas halinde olup, kamuoyunu doğru şekilde yönlendirmektir. Konunun en büyük muhatabı, Bolu Mimarlar Odası ve Bolu İnşaat Mühendisleri Odası'dır. Daha sonra diğer siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri gelir. Sizin uzmanlık alanınız bildiğim kadarıyla Mimarlık ve İnşaat Mühendisliği değil. Daha önce de inşaat projelerinde görev almadığınızı düşünüyorum.

Konu ilgili hiçbir teknik çalışma yapmadan, Valiliğin penceresinden Kızılay Parkı'na bakarak “Bolu Belediyesi'nin projesi rezalet bir proje. Başkasının arazisini ele geçirme projesi. Olabilecek en kötü proje” söylemi, bir şehrin valisine yakışmadığı kanaatindeyim. Ben sizin tüm bu söylemlerinizden, ileride Bolu'da siyaset yapma gibi bir arzu ve isteğinizin olduğu izlenimini edindim. Bu sizin en tabii hakkınızdır. Eğer böyle bir niyetiniz varsa, lütfen Bolu'da görev yapan sizden önceki valilerin bu konudaki akıbetlerini bir araştırın.

Allah uzun ömür versin, Vali Mehmet Ali Türker Bey vardı. Rakamı net olarak bilmiyorum ama, onun göreve geldiğinde, söylentiye göre Özel İdare'nin, bugünün parasıyla 80 milyon TL'ye yaklaşan bir bütçesi vardı. Sayın Vali görevi bıraktığında, paranın bittiği söylendi. Çünkü Sayın Vali, Bolu'dan milletvekili olabilmek için maalesef parayı tabiri caizse çarçur etmişti. Çok uğraştı, fakat Bolu halkı onu kendisine vekil yapmadı. Fakat sevdi, bağrına bastı. Hala Bolu'ya geldiğinde, itibarı devam etmektedir.

Sayın Valim, üzerine bastığın topraklar 3 bin yıldır işgale uğramamış, halkının feraset sahibi olduğu aziz topraklardır. Boşuna heveslenme. Sana gaz verenlerin sakın ola gazına gelme. Bu millet vekilini kendi evlatları arasından seçer. Eğer başka türlü dayatma yapılmaya kalkarsa, dayatma yapan zihniyet kaybeder. Bu sebeple, lütfen bugünden itibaren siyasi davranış tarzınızı değiştirin, siz daha Bolu'ya gelmeden size sonsuz kredi açan greyderin önünde yol yapım çalışmasına katılan hizmet ehli Vali görüntünüze dönün. Yoksa bize hep birlikte doğduğunuz toprakların ağıtını yaktırırsınız.

“Maraş'tan bir haber geldi, dediler ki Melik ölmüş.” İçimizdeki Meliği öldürmeyin.

Saygılarımla.

12.12.2009

Bu yazı toplam 2547 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 215 05 52 | Haber Yazılımı: CM Bilişim