• BIST 89.764
  • Altın 145,477
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 10 °C

Mazideki Yukarı Çarşı -2-

Mustafa Namdar

Mazideki Yukarı Çarşı birinci bölümde anlattığım gibiydi. İçindeki esnaf özelliklerine girmeden sadece alışveriş merkezine yönelik durumunu yaşadığım dönemde gördüklerimle sınırlı olarak anlatmaya çalıştım.

Şimdiki Bolu alışveriş merkezleriyle çok farklı konumda. Yukarı Çarşı, çarşı olarak gene eski yerinde duruyor da, sahipleri değişti, müşterisi değişti, içindeki ürünü değişti. Burada yapılacak restorasyon işlemleri ile dış görünüşe ait fotoğrafı değiştirecek. Ya içi? İçindeki terzilerini, ayakkabıcılarını, bakırcılarını, sobacılarını bulabilecek miyiz? Lokanta yerine kırsal kesimden gelip şekerci dükkanlarında reçel helvayı çarşı ekmeğine katık eden insanları, iş yerlerini bulabilecek miyiz? Kalaycı çıraklarının bakır kazanları temizlemek için dansöz gibi kıvırmalarını, bakır kaplar üzerine usta ellerin vurduğu çekiç seslerini duyabilecek, yemeni diken ustalarını görebilecek miyiz? Yukarı Çarşıyı Yukarı Çarşı yapan el sanatlarıyla vitrinleri süsleyen zanaat erbabını nalcısı, mıhçısı, nalburiyesi, semercisi, eğercisi ile hayvan koşumlarını yapan ustalarını bulabilecek miyiz? Hepsi mazide kaldı. Hepsi belli yaş gruplarının belleklerinde kaldı. Belki de gelecek nesillere aktarılan iki sayfa not bile kalmadan.

Yukarı Çarşıda şu anda bütün ürünler, aynı fabrikaların ürettiği makine ürünleriyle dolu. Hiçbir yerin birbirinden farkı yok. Bizde olan komşuda da var. Neyimizle hangi ürünümüzle özendireceğiz gelenleri?..

Yukarı Çarşı esnafıyla söyleşirken, ne zaman ki pazar yeri (hal binası) buradan kalktı, Yukarı Çarşı öldü diyorlar. Pazar kalabalığının Yukarı Çarşı’ya hayat verdiğini söylüyorlar. Sabancı’ya ait olduğunu söyledikleri ticaret kuralından bahsediyorlar, “iş yerini kalabalığın olduğu yere kur. Kalabalık neredeyse iş yerini oraya taşı.”

El sanatlarının yerini otomatik makinelerle donatılı fabrikalar, bu fabrikaların ürünlerini marketler, showroomlar, büyük iş merkezleri pazarlıyor. Giyim, kuşam, mutfak malzemesini, vergisi, algısı olmayan işportacı tezgahında sergiliyor. İzzet Baysal Caddesi’nde yüksek kiralarla boğuşan esnaf, üst gelir düzeyine sahip insanlara hitap eden marka ürünleri pazarlamaya çalışırken, Bolu’nun sosyetesi kendi kullandığını başkasının sırtında görmek istemediğinden, alışverişini İstanbul, Ankara’dan yapıyor. Yukarı Çarşı esnafının belini hal pazarındaki işportacı esnafı, onların belini de şu anda Karacasu’da faaliyet gösteren “Sosyete pazarı” kırdı diyorlar. Ve ilave ediyorlar, işler durgun. Esnaf bir başka işin peşinde koşturmakta. Hiç mi kazanmıyoruz? Kazanıyoruz da eskiden soframızda ekmek, çorba, sebze, et ve tatlı bulunurken, şimdi ekmekle çorbaya talin ediyoruz diyorlar.

Burada turisti de cezbedecek ticari hareketlilik nasıl sağlanır diye düşünürken, aklıma geleni paylaşmak istiyorum. İzzet Baysal Caddesi, Cumhuriyet Caddesi büyük market ve mağazaların pazarladığı ürünler, İstanbul’un Beyoğlusu, Şişlisi gibi. Buraya gidenlerin cüzdan şişliği de belli. İstanbul’un bir de Mahmut Paşası var. Orta direk ve alt gelir grubunun rağbet ettikleri mekan olarak. Yukarı Çarşı müşterisinin de, kırsal kesimin insanı oluşturduğu söyleniyor, öyleyse buradaki satışların İzzet Baysal Caddesi’nden farklı olması özendirici olamaz mı? Yukarı Çarşı da Bolu’nun Mahmut Paşası olamaz mı?..

15.07.2008

Bu yazı toplam 323 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim