• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Bolu 10 °C
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

MENGEN AŞÇILAR ve TURİZM FESTİVALİ-1

Mustafa Nuri Gürsoy

Mengen Uluslararası Aşçılık ve Turizm Festivali yine her zaman olduğu gibi büyük bir kalabalık ve coşku içinde kutlandı.

Festivale, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay'ın gelmesiyle birlikte, Mengen'in seçilmişleri, bürokrat ve vatandaşları haklı bir beklentinin içinde oldular.

Uluslararası ön isimli festivalimizde, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay, beklentilerin gerçekleşmesi noktasında sebep olarak görülmek istendi.

Sayın Bakan Günay, güzel üslubu ve genel mahiyette açıklamalarının yanında, çok önemli bir konuya işaret etti aslında;

“Devlet artık otel yapmıyor, yapmak isteyene, proje üretene destek veriyor, onları teşvik ediyor” dedi.

Aşçılar Festivali başlayalı tam yirmialtı sene olmuş.

İlk Festivaller hala daha hafızalardan silinmemiş.

Vatandaşın, misafirlerin ve daha bir çok kayda değer insanın yapıcı fikirlerini ciddiye alarak eleştiri sepetimize koymamız gerekiyor.

İnsan odaklı.. Ülkemizin tek festivali olan Uluslararası aşçılık ve turizm festivalinde, insanlar, misafirler, ziyaretçiler,

Çok daha farklı.. Trend'ini her yıl yükselten bir festivalin hayali ile geliyorlar.

Maharet ve beceri gerektiren.. Sevgiyle pişmiş.. Tecrübe, ustalık, maharet gerektiren elleri,

Mengen markasını daha yükseklere çıkarmak isteyen yürekleri,

Uluslararası kimliklerin de yer aldığı yarışmalarda..

Ödüllere doymayan, kariyerli, usta aşçılarımızın kazanacağı zaferlerini, Mengen'de de yaşamak/ görmek istiyorlar.

Bunun geçmişe özlem olduğunu kesinlikle düşünmüyorum.

Festivalin, sadece konser olarak algılanmasının, kadınlar arası yemek yarışması ile yetinmenin

Bir takım sportif etkinliklerin “vs” ile olarak görülmesinin,

Basının, protokol odaklı dikkatlerinin.. Festival etkinliklerine çekememenin,

Konserlerin sürpriz sanatçılarla sınırlandırılmış olmasının,

Aşçılarımızın ikinci planda ve sadece fon olarak kalmalarının,

Standların birinci günün akşamını göremeden kaldırılmalarının,

Ciddi bir şekilde düşünülmesi, üzerinde durulması gereken vakıalar zinciri olarak altını çiziyorum.

Sadece Mengen odaklı düşündüğümüzde, mükemmel bir iş kotardığımızı iddia edebiliriz. Bunun haklı gururunu yaşamak elbette emeği geçenlerin beklentisidir.

Ancak durum bu değildir. Düşünülmesi, hayata geçirilmesi gereken çok daha önemli ve çok daha kapsamlı projelerin olduğu kesinlikle göz ardı edilemez.

Her festival.. Büyük bir emek, büyük bir özveriyle,bir çok imkansızlıklar içinde gerçekleştirilmiş olduğunu biliyor/görüyoruz.

Şimdi ve geçmişte bu iş için yoğun bir emek, iş gücü ve zamanını harcayan Belediye Başkanlarına, Aşçılık ve Turizm Derneğine, katılan diğer aşçılık derneklerine ve federasyona.. Elbette sonsuz saygı duyuyorum.

Ve..Fakat

Bu defa, eski festivallere duyulan özlemi, yapılan yapıcı eleştirileri anlamaya yelteniyorum.

Uluslararası kimliğine odaklanıyorum.

Federasyona ve on_yirmi arasında katılan derneğe dikkat kesiliyorum.

Gelen aşçılarımızın dinlenebileceği, misafirlerimizin en iyi şekilde ağırlanabileceği ortamları yirmialtı senedir gözlerim arıyor ama göremiyorum.

Uluslararası kimliğinde, dünya mutfak ustalarının katıldığı yemek yarışmalarının daha fazla katma değer yaratacağı fikrime sıkı sıkıya sarılıyorum.

Dikkatim dağılıyor, sorumluluğu paylaşma noktasında etrafına bakınan gözlere odaklanıyorum.

Mesleğin eğitim anlamında icra noktası olan, okullarımızı; o güzel giysileriyle, genç, dinamik görüntüleriyle,

Aşçılık Meslek Lisesini ve Meslek Yüksek Okulunu, öğrencilerini, mezunlarını gözlerim hasretle arıyor.

İtalyan, Çin, Fransız ve daha bir çok ülkenin aşçılarını, namı ülke sınırlarını aşmış, Mengen'imizin, dünya markası olmuş aşçılarıyla yarışıyor olmalarını hayal ediyorum.

Odak noktamız Mengen olmalı iken, kişilerin, grupların daha geniş bir perspektiften bakmaları neden mümkün olamaz.

Bayanlar arası yemek yarışması, Uluslar arası kimliğinin içini doldurmaya yetebilir mi?

Pazarköy'ü, Gökçesu'yu.. Bu festivalin içine dahil edemedikten, onları bu sürecin bir parçası olarak görmedikten sonra, ülkeye, dünyaya bu festivali anlatabilmemiz mümkün olabilir mi?

Aşçılarımızı, dünya mutfakları ile yarıştıramadıktan,

Bu yarışmaların jüri üyeliklerine..Mesela;

Cumhurbaşkanının, Başbakanın, Bakanların sayın eşlerini, Aşk-ı Memnu'nun Bihter'ini, Kurtlar Vadisinin Memati'sini, bir büyükelçiyi, yaprak dökümünün kaymakamını,ünlü bir yazarı, şairi, çizeri, bir köşe yazarını göremedikten,

Konser programında çok ünlü bir sanatçıyı izleyemedikten sonra;

Dün olduğu gibi bugün de haklı eleştirileri almaya devam edeceğiz.

Festivalimizin, küçülmesinin,küskünlerin çoğalmasının, Uluslararası kimliğin yerle yeksan olduğunun farkında değiliz.

İlk Festivallerin nasıl Anadolu Aşçılık Meslek Lisesinin doğumuna neden olmuşsa,

Yine bu ve daha sonraki festivallerimizin dört yıllık Meslek Yüksek Okulunun, dört yıllık aşçılık fakültelerinin inşasına zemin olacağına samimiyetle hükmediyorum.

Açılması artık kuvvetle muhtemel olan dört yıllık Meslek Yüksek Okulunun Gastronomi bölümünün müjdeli haberini,26. Aşçılık ve Turizm Festivalinde aldığımızda,

Festivalde gönlüm, gastronomi üzerine akademik kariyer yapmış, bu dalda haklı bir şöhrete ulaşmış uzmanları da görmek isterdim.

Her festivalde; usta aşçılarımız beyaz giysileri ve usta elleriyle mükemmel işler başarıyorlar.

Her festivalde Belediye Başkanlarımız muazzam çaba sarf ediyorlar. Belediye personeli ve aşçı dernekleri özverili bir şekilde oradan oraya koşturuyorlar.. Farklı ve uzak illerden gelerek zamanlarını bu işe adıyorlar.

Mengen halkı, her zamankinden daha güzel festivaller.. Misafirler geleneksel damak tadının Mengen'e özel ürünlerini doyasıya tatmak için Mengen'e akın ediyorlar.

Mengen İlçesi elinde var olan fiziksel imkanlarıyla, konaklama, ağırlama konusunda Festivalimize ayak uyduramıyor.

Halbuki bu muazzam enerji ve potansiyel; şirketlerin,yatırımcıların dikkatinden kaçmaması gerekir.

Bizlerin, atanmışların, seçilmişlerin, sivil toplum örgütlerinin gözden kaçırdığımız/ kaçırmamamız gereken bir çok gerçeği/konuyu karşılıklı konuşmamız gerekiyor.

Alışıla gelmiş, geleneksel Festival anlayışından tez vakitte sıyrılmalıyız.

Gelişen ve hızla değişen dünyaya ayak uydurmamız, profesyonel mahiyette düşünüyor olmamızın vakti geliyor ve geçmektedir.

Lokal çare ve geleneksel mantalite ile Mengen markasının içini doldurmamız,

Mengen markasına katma değer katmamız/yaratmamız ne yazık ki.. Mümkün görünmüyor.

Büyük düşünmek, farklı bakış açılarının, doğru projelerle hayata geçirilmesi noktasında ortak akıl, ortak bakış elzem gözüküyor.

Bunu başaracak güç ve yetki hepimizde var.

Paylaşmak ve paslaşmak, takım olma ruhunun sahne almasını sağlamak, yine bizlere düşmektedir.

Zaman, yaşam, ekonomi her şey global tezahür ediyor. Savaş ve barış dahi evrensel manada düşünülüyor artık.

Festivalimizin bırakın, içe dönük yapılanmasını, Türkiye'ye şamil olmasını, Aşçılık ve Turizm Festivalimizi, Global dünyanın artık vazgeçilmezleri arasında görmeyi herkes gibi ben de istiyorum. O zaman her şey daha kolay olacak; Festivalimiz, aranan, imrenilen, beklenen, var olan kimliğinde;

Nice sponsorun randevu almak, nice sanatçının şöhret olmak ve nice ülke aşçılarının Mengen Aşçıları ile yarışıyor olmayı hedefledikleri bir festival olarak anılacaktır.

Geçmişte bizimle çalışan sponsorlar büyüdüler, sanatçılar şöhret oldu. Şimdi ekstralarından binlerce dolar kazanıyorlar.

Ülke genelinde haklı şöhrete ulaşmış ustalarımızı bu festival ile daha da yüceltmenin yollarını öğrenmeli.. Onlara bu festivalle, kendi edindikleri kariyerlerine yeni şan ve şöhretler eklemeye yeltenmeli..

Artık büyümeli, kabımızın dışına çıkmayı denemeliyiz.

Aşçılık ve Turizm Festivalimiz, dün olduğu gibi; Nasıl,

Aşçılık okulunun doğumuna sebep,

Bugün, yüksek okul ve_veya fakülte hayallerimizin çıtası olmuşsa,

Mengen'in her konudaki gelişimine katkı ve katma değer katacak doğumlara, gelişimlere vesile olacağını kesinlikle göz ardı edemeyiz.

Yoksa bir bütün, bir takım olamaz, olması gerekeni başaramaz isek;

Bir yazarın haksız yere iliştirdiği “Beyaz et festivali ile de birleştiriverelim” cümlesine muhatap oluruz.

01.07.2010


Bu yazı toplam 1015 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim