• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • Bolu 0 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -1 °C

Mengen’de yükselen baca GENTAŞ-1

Mustafa Namdar

Hani şu “Beşikten mezara” öyküsü olan ağaç var ya, onun hamur yapılıp fakirin sofrasına getirilişini gördük GENTAŞ’ta. Zonguldak Valisinin Saklıkent adını koyduğu GENTAŞ’a ikinci gidişim. Kısa sürede çok şeyler değişmiş.

Bolu Emekli Subaylar Derneği Başkanı Sn. Ahmet Şerafettin Yamaner ve üyeleri Sn. Bayram Kocaoğlu, Sn. Sait Beykoz, Fabrikanın Genel Müdür Yardımcısı Emekli Albay Sn. Mithat Selçuk’u ziyaret programına beni de aldılar. Anlatılan gelişmeleri yerinde gördüm, teşekkür ediyorum.

Disiplinin olduğu yerde ciddiyetin, ciddiyetin olduğu yerde başarının olduğuna bir kez daha inandım.

200 bin m2 alanın 10 bin m2’si orman olarak ağaçlandırılmış, 50 bin m2 alanda üretim için kapalı mekanlar oluşturulmuş.

Yeniçağa’dan Zonguldak yoluna girdikten sonra 15-20 dakika GENTAŞ tesislerine ulaşım. Yol üzerinde bayraklar ve göze çarpan ayrı bir düzenleme ile fark ediliyor GENTAŞ’ın girişi. Devasa tesisi yoldan görmek mümkün değil. O adeta Mengen’in doğal yeşilliği arasında bacalarını semaya uzatmış ülkenin beşinci büyük kuruluşu olarak can damarı, fakirin soluklandığı nefes borusu olmuş. Fabrikada çalışan 550 elemanın birisi yabancı, diğerleri Mengen’li. Neresinden baksanız 2000-2500 ailenin sofrasının bereketi. O tek yabancısı da benim diyor Sn. Mithat Selçuk. Akla gelen soru siz nasıl buldunuz bu saklı kenti diyorsunuz. Sn. Ahmet Kahraman yedek subayımdı. Emekli sonrası o beni buldu diyor kısaca.

Başarının mayası disiplin dedik ya. İşte giriş kapısında başlıyordu ciddiyet. Girişte dayanışmaya söylenmiş olmasına karşın, isimler yazılıyordu ziyaretçi defterine. İdare binasına doğru yürüyoruz, temizlik konusu dikkat çekiyor. Yol ve alan “bal dök yala” cinsinden.

İdari binaya girdiğimizde, güler-yüzlü iki genç kızımız karşıladı kapıda. Merdivenleri çıkarken gözüme ilişiyordu Atatürk resminin bulunduğu levha üzerindeki şu anlamlı sözler. “Mesuliyet yükü, ölümden de ağırdır.” Sorumluluğun anlamı dört kelimeyle özetlenivermişti. İş hayatının başarısı da sanırım bu kısa cümlede saklı olmalı.

Aynı amaç doğrultusunda görev ifa edenler, eski anılardan, eski dostlardan bahsettiler. Görev bilinci ve insani ilişkilerin anılarına ait eskiye ait külleri karıştırdıkça, güzellikler çıkıyordu meydana. Edebiyete intikal edenleri andıkça yüzler gerilse de, hatıraların kuşaktan kuşağa aktarılacağını anlıyordum konuşmalardan. Görevde aynı ocaktan gelmek, aynı ülkü ile çalışmak ne güzeldi. Hayatın ikinci baharında gönül bağında açılan çiçeklerin renkleri de, kokuları da bir başka oluyor. Önemli olan sevgi tohumlarının güçlü olması, acının da, sevginin de zamanında paylaşılmış olması.

Mengen’in doğa güzelliğini bozmayan çevre dostu bir kuruluş olduğu, çok iddialı şekilde dile geliyor. Bacasından beyaz duman çıkan tek kuruluş olduğu, yapılan ölçümlerle kanıtlanıyor. Atık su analizleri yapılıyor, sonuç hep temiz.

Bacasından kara duman çıkmayan GENTAŞ’ta en alt biriminden en üst yönetiminde görevi paylaşanlar arasındaki ilişki ve iletişimin de üst düzeyde olduğu ifade ediliyor. Üç vardiya halinde kaliteli üretim için alınteri döküyor işçisi, mühendisi, büro elemanı. Çalışanlar arasındaki insani ilişkilere çok büyük önem verildiğini söyleyen Sn. Selçuk, onlar işyerinde görevi paylaşan iş arkadaşı. Kahvede tavla, lokantada yemek arkadaşı. Sosyal yaşamlarında sevinç ve kederi paylaşan dostlardır diyor.

Ve yemeğe gidiyoruz...

05.12.2006

Bu yazı toplam 479 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim