eryaman escort , ankara escort, ankara escort
  • BIST 106.816
  • Altın 145,637
  • Dolar 3,5223
  • Euro 4,1300
  • Bolu 24 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 26 °C

Merdivenin bir ayağı kısa öğretmenim-1

Mustafa Namdar

            24.11.2004

Öğrenci: Yurdumuzda kutlanan çeşitli günler var. Her günün oluşumunda olumlu olumsuz olayların etkinliği görülmekte. Söyler misiniz öğretmenim 24 Kasım Öğretmenler Günü nasıl gündeme geldi?

Öğretmen: Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal, askeri dehasıyla büyük savaşı kazandı. Devlet adamlığındaki özelliğiyle Cumhuriyet’i kurdu. Yöneticiliği, sevki idaredeki bilgeliği ve öğreticiliği ile de Millet mektepleri başöğretmenliği ünvanını aldı. Aradan geçen bir hayli zamandan sonra, 12 Eylül İhtilal Komitesi’nin Milli Eğitim Bakanı Sn. Hasan Sağlam da 24 Kasım gününün Öğretmenler Günü olarak kutlanmasını yasal hale getirdi.

Öğrenci: Peki öğretmenim ulusça yükseklere çıkabilmenin yolunun bilimden, ilimden, sanattan geçtiğini hep söylüyorsunuz. Bunun için de öncelikli olarak okula, okullaşmaya ihtiyaç var. Neden yılın belli bir gününde Camiler Haftası oluyor da Okullar Haftası olmuyor?

Öğretmen: Haklısın. Tarihsel geçmişe baktığımızda atalarımız, her gittiği yerde han, hamam, cami yaptırmış. Önce istirahat sağlanacak, zinde bir vücuda sahip olunacak, sonra temiz olunacak, kirden arınıla-cak. Sonra da inanç birliğini sağlayan toplanma merkezleri, camiler yapılarak günahlardan arınılacak. Amaç temiz , sağlıklı ve inanç birliği olan güzel ahlaklı bir toplum yaratmak.

Öğrenci: İyi de öğretmenim, camilerimizde toplumsal birlikteliğimiz için Ramazan ve Cuma günleri hariç diğer vakitlerde çok az cemaat oluyor. Okullarımızda ise her sırada 3-4 öğrenci oturuyoruz. Sınıflarımızın kalabalığı ideal sayının neredeyse iki katı. Neden her mahallede cami gibi okulumuz yok?

Öğretmen: Camilerimizi halkımız yapıyor. Okullarımız ise devlet tarafından planlanıp yapılıyor. Dünyanın en genç nüfusu bizde. Her geçen gün bu alanda nüfusumuz hızla artıyor. Devletimizin bütçesi yeterli olmadığı için okul yapımına yetişemiyor. Son dönemlerde "Kendi okulunu kendin yap ve Eğitime Destek Kampanyaları" ile vatandaşın katkısı sağlanıp bu alandaki boşluk doldurulmaya çalışılıyor. Gene de tam başarılı olduğumuzu söylemek zor.

Öğrenci: İnançlarımızın öngördüğü koşulları yerine getirdiğimizde cennete gideceğimiz belli. Belki de bu duyguyla biraz da avantaj sağlama güdüsüyle kampanyalar düzenleyip camilerimizi yaparken; "Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış" felsefesiyle dünya da ülkenin geleceği için müspet ilimle donanacağımız okullarımızı yaptırmak için öğretmenler olarak sizin yapacaklarınız yok mu? Bu konuda sizin de sorumluluğunuz olduğunu düşünmek herhalde yanlış olmaz. Yanılmıyorum değil mi?

Öğretmen: Haklı olabilirsin. Milli Eğitimde günümüze gelene kadar sıkça değişen sistemler sonucu her şeyi devletten bekler hale geldik. Sonuçta görünen fotoğraf bu. Yaşam içinde çocuklarımızın gelecekleri ile yakından ilgileniyor olmamıza rağmen, onların eğitim-öğretimleri için gerekli sayıda okul açmak üzere organize olamıyoruz. Bu konuda halkı aydınlatıp öncülük yapamamış olabiliriz. Köy çocuğunu okutup tekrar köyüne öğretmen olarak gönderilen sistemden ne hikmetse vazgeçtik. Değişen dünya koşullarında hızla gelişen teknoloji ürünleri ile kısa sürede tanıştığımızdan geri kalmış köy, kasaba, kent gibi yerlere gidecek öğretmeni bulamaz olduk. Köy kalkınmasında ağırlığı olan öğretmeni taşımalı sistemin sonucunda imam ve muhtar ikilisinden ayırdık. Sonuç ortada...

Bu yazı toplam 316 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim