• BIST 97.717
  • Altın 143,765
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

MHP KONGRESİ YAKLAŞIRKEN

Hasan Dinç

Partilerin kongreleri her zaman önemlidir. Her dönemde önemlidir. Parti tabanında beklenen heyecanın tavan yaptığı dönem kongre dönemleridir. Hizmet yarışı adı altında parti içi hesaplaşmaların yapıldığı bu dönem, partilerin en hassas ve nekahet dönemleridir. Kongre dönemlerini hasarsız atlatarak, parti içinde kazananla kaybedenlerin beraberce parti programına uygun işbirliği içinde yeniden siyasi çalışmalara başlamaları bütün gönüllerin isteğidir. Ancak bunun kolayca sağlandığını da söylemek mümkün değildir. Kongre çalışmaları sırasında adayların ya da aday çevrelerinin birbirleriyle ilgili söylemleri gerilmelere ve kırılmalara sebep olmakta, kongre sonrası tarafları bir araya getirip olanların unutulmasını sağlamak bir hayli zor olmaktadır.

Normal demokratik istikrarın sağlandığı dönemlerde bile partilerin her düzeydeki kongreleri önemli olup parti yöneticilerinin tabandan güç ve heyecan derledikleri siyasal faaliyetlerdir. Yapılacakların konuşulup kararlaştırıldıkları bu kongreler ülke geleceğine ışık tutan en önemli siyasal faaliyetlerdir. Parti yöneticileri hem partinin atan nabzını tutarlar hem de parti tabanının eğilimlerini tespit ederler.

Türkiye 7 Haziran 2015 tarihinde yani dört ay sonra genel seçimlere gidecektir. Bu genel seçimler Türkiye’nin geleceği açısından tarihi bir öneme haizdir. Ülke bütünlüğünün, milli birlik ve kardeşliğin,  üniter devlet yapımızın ve cumhuriyetimizin geleceği ile ilgili ciddi tartışmaların yapıldığı; çözümün seçim sonrasına ötelendiği nazik bir dönemden geçiyoruz. Bu konularla ilgili siyasi partilerin tutumları açıkça belli olmuştur. Mevcut iktidarın on iki yıldan buyana halktan gizlediği açılım politikalarıyla neyi hedeflediği artık saklanamaz bir şekilde ortaya çıkmıştır. Yapılan gizli müzakere ve pazarlıklar, ülke toprakları üzerinde yeni bir devlet ve ayrı bir millet oluşturma niyetleri açığa çıkmış, fiili bölünmenin seçim sonrasına ertelendiği anlaşılmıştır. HDP denilen bölücü Kürtçü partinin niyetleri zaten bellidir. CHP ise bir Kürt meselesinin varlığını kabul etmekte, bunun çözümünün meclise getirilmediğinden şikâyetçi olmaktadır. Türkiye partisi oldukları iddiası ile geçmişte bölücülerle işbirliği içinde olanları partinin ön saflarına taşıyıp tepe yöeticiliklerini vermekte bir beis görmemektedir. Ayrıca ATATÜRK’ÜN mirasını korumak gibi bir sorumluluğumuz yoktur diyenlere kucak açmakta, kendilerine ulusalcı sıfatını uygun görüp ATATÜRK’ÇÜLÜĞE sahip çıktıklarını söyleyenleri parti dışına atmaktan da çekinmemektedirler. Kısaca CHP de ülke bütünlüğünden, millet birliğinden ve üniter yapıdan endişe duyanların, ATATÜRK’E ve onun eserlerine hasretle kucak açanların beklentilerine cevap vermekten; güvenilecek kapı, yapışacak dal olmaktan çoktan çıkmıştır.

MHP ise bu konuda tek dik duran partidir. Söylemleri net, yaptıkları açık ve niyetleri belli olan tek partidir. O nedenle bütün düşman unsurların görmeye, duymaya tahammül edemedikleri yegâne siyasal çatıdır. Öteden beri AKP iktidarının “AÇILIM POLİTİKASI” adı altında yaptıkları ve halktan gizlenen çalışmaları “İHANET” olarak nitelemekte, hiçbir şekilde sonuçlarını tanımayacağını ifade etmekte ve tam üç yıldan beri “MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ HENÜZ SON SÖZÜNÜ SÖYLEMEMİŞTİR” diyerek bütün muhataplarını ikaz etmektedir.

Son dönemde ise bölünmeyi asla kabul etmeyeceğini  “ BİRİLERİ 30 YIL DAĞA ÇIKARAK ÜLKEYİ BÖLMEYİ HAYAL EDİYORSA, BİZ 50 YIL DAĞDA KALARAK ÜLKENİN BÖLÜNMEZLİĞİNİ GÖSTERECEĞİZ” diyerek söylemini bir ileri boyuta daha taşımıştır. En son olarak bundan iki hafta önceki partisinin grup toplantısında MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli seçimleri işaret ederek “ BU SEÇİMLER YA BÖLÜNMEYİ YA DA ÇATIŞMAYI” getirecektir diyerek en açık şekilde partisinin tavrını ortaya koyuştur. Bu açık ve net beyanatı  partisinin İstanbul millet vekili ve efsane komutan Emekli Korgeneral Sayın Engin Alan’da bir gazeteye verdiği beyanatta teyit etmiş “YA ÇATIŞMA YADA BÖLÜNME” sözüne açıklık getirerek “MHP ÇATIŞMADAN ASLA BÖLÜNMEYE RAZI OLMAYACAKTIR” diyerek önümüzdeki seçim sonrası olacaklara ışık tutmuştur.

MHP işte böyle bir ortamda, böyle bir yakın gelecek için kongre yapmakta; MHP kongreleri bu bakımdan her zamanki kongrelerden farklı önem arz etmektedir. MHP’yi birlik içinde tutacak, bu birliği en zor şartlarda bile muhafaza edecek, Allah korusun bir çatışma ortamında Genel Başkanının teşkilatından istediklerini eksiksiz yerine getirecek liyakat, cesaret, metanet ve ileri görüşlü (dağın ardını görebilen), iki ve daha sonraki hamleleri okuyabilecek ve ona göre tedbirler geliştirebilen, tabanına ve topluma her konuda iyi örnek olan bir başkana ve yönetim kuruluna ihtiyaç vardır. Bundan önceki kongrelerde olduğu gibi kendi çıkarlarını parti ve ülke çıkarlarından önde tutan, kongreleri kendilerinin siyasetteki gelecekleri için fırsat olarak değerlendiren açıkgözlere bu kongrede pek fazla iltifat edilmemelidir. “ÖNCE ÜLKEM, SONRA PARTİM, DAHA SONRA BEN” sloganının tam da uygulanma zamanıdır.

Bu yazı yazıldığında kongreye on iki gün kalmıştı. Henüz ortaya resmen aday ya da adaylar çıkmamıştı. Ortalıkta bazı isimler dolaşıyordu ama bunlar dedi kodu mahiyetinde rivayetlerdi. Kendi ağızlarından bu yöndeki isteklerini dile getiren bir adaya henüz rastlamadım. Ancak halen bu görevi yapan Sayın Mehmet Aydın yanındakilerle birlikte geçtiğimiz Cumartesi günü adaylığını görüşmek üzere bazı ziyaretleri gerçekleştirdiğini biliyorum. Bu durum bile onun kesin kararlı olduğunu ortaya koymamaktadır. Görüştüğüm bazı parti ileri gelenleri ise kafalarında bir başkan profili çizmişler, herkesle o profile uygun aday konusunda istişareler Yapmaktadırlar. Çok yakında genel bir istişare ile nihai karara varılacağını sanıyorum.

Ülkemizi, milletimizi ve MHP’yi zor günler beklemektedir. İnşallah bu zorluğu göğüsleyebilen bir başkan ve onun etrafını çelikten bir zırh gibi saran muktedir bir yönetime kavuşması dileğiyle, MHP camiasına ve onların idrak edeceği kongreye ve seçileceklere şimdiden başarılar dilerim.27 Ocak 2015

Bu yazı toplam 1568 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim