eryaman escort , ankara escort, ankara escort, bursa escort
  • BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • Bolu 17 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 16 °C

MHP’NİN KARARLILIĞI, CHP’NİN İKTİDAR AŞKI

Hasan Dinç

 

7 Haziran seçimlerinin hemen akşamından itibaren siyasi partilerimizin beyanatları onların iç dünyalarını ele vermeye başladı. AKP tek başına iktidar olma şansını kaybettiği için sessiz ve birazda gelecek hesabına düşmüş, neredeyse geleneksel balkon konuşmalarından bile vazgeçmek üzere. Zorlamalarla Konya’dan getirilen başbakan iteklemelerle balkon konuşmasına çıkmış ama moralsizliği yüzüne ve sözlerine yansımış, dokuz puanlık oy kaybının bütün sonuçları her şeyiyle hissedilmektedir. CHP oy kaybına rağmen bir zafer kazanmış havası hissedilmekte, muhalefet partilerinin %60’lık oyunu kendi hanesine kaydettiği görülmektedir. Bu %60’lık muhalefet oyunu bir blok olarak görmekte ve iktidar olmanın zaferini kutlamaktadır. Oylarını artırmış ve meclis gurubunu 30 milletvekiliyle takviye etmiş MHP ise beklentilerine ulaşamamanın ezikliği altında seçim başarısının sevincini bile yaşayamamıştır. Aynı akşam geç saatlerde Genel Başkan Sayın Devlet Bahçelinin millet bize ana muhalefet görevi verdi. Koalisyonlar bizim dışımızda düşünülmeli. Gerekirse en yakın zamanda bir erken seçime de varız demek suretiyle yeni dönemdeki rolünü açıkça ifade etmişti. Seçim öncesi medyanın bütün desteğini arkasına alan HDP ise barajı aşmanın ve hiç aklına bile getirmediği sayıda milletvekiliyle meclise girmenin zaferini kutluyordu.

8 Haziran sabahından itibaren ilk andaki hissi değerlendirmeler yerini daha selim düşüncelere bırakmış, yeni hükümetin kimler tarafından nasıl kurulacağı araştırmaları gündeme gelmişti. CHP muhalefet partilerinin aldığı %60’lık seçim sonucunu müstakbel bir koalisyonda kendisinin kuracağı bir hükümetin hayalini görmeye başlamış, MHP’nin ilk akşamki seçim değerlendirmelerinin ne anlama geldiğini bile düşünmek istememişti. Ancak AKP’nin %60’lık blok konusunu toplumu bölme girişimi olarak algılaması ve MHP’nin %60’lık blok içinde yer almak istemeyişi siyasal hesapların yeniden yapılmasını gerektirmişti.

MHP’nin her geçen gün ilk akşamki sözlerinin arkasında duran açıklamaları CHP’yi stratejik taktiklere itiyor, onu yola getirmenin siyasal arayışlarına sevk ediyordu. Bu arada AKP’nin MHP ile bir koalisyona gideceği haberleri CHP’yi çileden çıkarıyor, bütün kalemşorlarını MHP üzerine yönlendiriyordu. Yeni bir MİLLİYETÇİ CEPHE hükümetinin sakıncaları dile getiriliyor, 1980’li yılların iç karışıklıkları gündeme getiriliyordu. Böylece hem MHP, hem de toplum üzerinde bir baskı kurmaya çalışıyordu. Ancak AKP tabanının ve milletvekillerinin büyük bir ekseriyetle MHP ile koalisyon kurma istekleri kamuoyuna yansısa da, MHP’nin ileri sürdüğü şartlar böyle bir koalisyonun kurulmasına imkân vermiyordu.

CHP iktidar olma sevdasından geçecek gibi değildir. Uzun yıllar muhalefette kalmış bu partinin mutlak surette iktidarın bir kenarından yapışması gerekiyordu. İlk akşamdan itibaren HDP’nin içten ya da dıştan desteğiyle bir koalisyonda olmayacağını açıkça ilân etmiş olan MHP’yi HDP destekli bir MHP+CHP hükümeti için sıkıştırıyor, hatta başbakanlığı bile Sayın Devlet Bahçeli’ye teklif ediyordu. Bu durum hükümet kurma konusunda CHP’nin fedakârlığından ziyade iktidara susamışlığının bir kanıtı olarak kabul ediliyordu. HDP ile bu konu hiç konuşulmadığı halde onun adına MHP’ye hükümet kurma teklifinin CHP tarafından getirilmesi siyasetin açık kurallarına ters düştüğünün farkında bile değildi. Bu saklanamayan iktidar olma arzusu, aslında siyasette bir zafiyet olarak kabul edilecek ve CHP’nin AKP ile koalisyon pazarlıklarında elini zayıflatacaktır.

Son merhalede AKP’nin MHP ile bir hükümet kurmasının mümkün olmayacağı anlaşılınca devreye hemen CHP girmiş ve bir AKP+CHP koalisyonunun ortamını hazırlanmaya başlamıştır. Gerçi böyle bir hükümet şekli bu iki partinin tabanları tarafından desteklenmese de dıştan ABD, AB; içerden de zenginler kulübü TÜSİAD bunun için bastırmaktadırlar. İngiliz büyük elçisinin Sayın Kılıçtaroğlu’nu ziyaretinden sonra basına verdiği demeçte “Sayın kraliçenin selam ve başarı dileklerini ilettim. Kraliçemiz sizi kurulacak hükümette görmek istiyor” demektedir. Uluslar arası ilişkilerde bu tür ifadeler  “AKP ile mutlak surette hükümet kurun” talimatı olarak değerlendirilir. Görülmektedir ki AKP+CHP hükümeti iç ve dış mihraklar tarafından istenmekte, destek görmektedir.

Son birkaç gündür CHP içinde yönetim tarafından getirilen sıkıyönetim ve AKP konusunda teklif ve konuşma yasağı işin ciddiyet boyutlarını göstermektedir. AKP ile ilgili seçim öncesinde halka vaat edilen yolsuzluk hırsızlık, rüşvet, adam kayırma yasa tanımazlık, diktatörlük ve faşist uygulamalar gibi suçlamaların askıya alınması CHP’nin iktidar olma aşkına neleri göze alabildiğinin açık delilleridir. CHP’de bu iktidar olma ve devlet yönetiminin bir kenarından yapışma tutkusu kendisine fazlasıyla bedel ödetecek, ilerde hesabını veremeyeceği soruların muhatabı olacaktır.

Son on beş günlük gelişmeler göstermiştir ki MHP kararlılık, CHP ise iktidar olma hastalığına yakalanmış görünmektedirler. Onların bugünkü tutumları gelecekte hem kendilerine hem de ülkemize neler kazandıracak ya da neler kaybettirecektir. Yaşarsak hep birlikte göreceğiz. Hiçbir siyasi taban kendi inançlarına ters gelen uygulamalara uzun süre seyirci kalmaz, kalamaz. “Sırtımda yumurta küfesi yok” der ve o siyasi liderliği kendi kaderine terk eder ve oradan ayrılır. Siyasi geçmişimiz bunun örnekleriyle doludur. Öyle olmasaydı ülkemiz bir siyasi parti mezarlığı haline dönüşmezdi.   

 

  

Bu yazı toplam 1653 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim