• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Bolu -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -8 °C

MHP'nin On Yıllık Muhalefeti

Nizamettin YILDIRIM

Bir önceki yazıma fazla yorum gelmedi. Acaba okunmuyor mu diye düşünürken, görüştüğüm MHP' lilerin hemen hemen tamamının yazıyı okuduğunu anladım. Yorumlarını eleştirilerini ve tasviplerini bizzat ilettiler.
Mhp'nin iktidar iken yaptıkları yanlışlar maalesef muhalefet döneminde de devam etmiştir. İlk kırılma ve hayal kırıklığı genel başkan Sayın Devlet Bahçeli'nin basın önünde MHP genel başkanlığına bir daha aday olmayacağını açıklayıp tekrar genel başkan seçilmesidir. Bu çıkışıyla Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz genel başkanlıkları bırakmış, kendisi devam etmektedir. Eğer sözünde dursaydı Türk siyasi hayatında başarısız olan genel başkanlar gider geleneğini başlatan lider olarak tarihe geçerdi.
MHP nin ilk büyük yanlışı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 367 engeline takılma endişesiyle uzlaşma eğilimi gösteren AKP ye meclise girerek destek olmasıyla başlamıştır. 12 Eylül referandumunda pasif bir tutum sergilenerek AKP' ye destek görüntüsü verilmiştir. Bu tür destekler günümüze kadar devam etmiş, kritik oylamalarda AKP' ye hep destek olunmuştur. Bu tür destekleri ne MHP tabanı onaylamakta, ne de il yöneticileri savunabilmektedir.
Bu gün Türk siyasi hayatında otuzun üzerinde parti varken, oyların % 90 ına yakını üç siyasi partide toplanmaktadır. Seçmen toparlanmıştır. MHP nin oy potansiyeli AKP den kopacak seçmenlerdir. Kopacak bu seçmenler CHP ve BDP ye gitmeyeceğine göre tek alternatif MHP dir.
Potansiyel bu seçmen grubu nasıl kopartılır? Etkili bir muhalefet yöntemiyle. Peki, MHP muhalefet yapıyor mu sorusuna seçmen kitlesinin büyük bir çoğunluğu hayır cevabı veriyor.
Muhalefet yapmak elbette ki aka kara demek, her yapılanı eleştirmek değil. Bu gün Türkiye'de MHP nin konjonktür olarak muhalefet yapabileceği en kolay dönemdir. AKP politikaları sonucu günümüzde Türkiye'de Türk'üm demek adeta suç haline gelmiştir. Terörü bitirme ümidiyle terör yandaşlarına verilen tavizler iktidar partisi taraftarlarını bile rahatsız etmektedir. Ekonomideki sıkıntılar ha keza öyle. Peki, bütün bu olumsuzluklara rağmen MHP hangi etkili muhalefeti yapabildi? İnterneti taradım, on yıl içinde seçim dönemleri hariç Tandoğan Meydanında üç büyük miting yapılabilmiş. O da gaz alma babından. Güncel politikaları zaten görüyoruz.
Muhalefet Salı günleri grup toplantılarında yapılıyor. Onun haricinde zorunlu olmadıkça genel başkanın basın önüne çıktığı yok. Çoğunlukla da yazılı basın açıklamalarıyla geçiştiriliyor. Sıradan bir vatandaşa sorsanız AKP ve CHP de en az on tane basına demeç veren açıklama yapan milletvekili sayar. Şimdi ben sorsam bir MHP'liye Genel sekreter kim? Genel başkan yardımcıları kim, grup başkan yardımcıları kim diye, umuyorum ki kimse sayamaz. Soruyorum MHP de Oktay Vural'dan başka kimse yok mu? Genel başkan yardımcıları neden ülke meseleleri konusunda görüşlerini açıklamazlar?
On yıl içinde genel başkanı hangi televizyon programında gördük? Hiç kimse çıkarmıyorlar diye savunma yapmasın. Bizzat gazeteciler açıklıyor taleplerine cevap verilmediğini. Böyle bir MHP nasıl iktidar alternatifi olur?
Dün gece bir televizyon programında genel başkan adayı Sayın Koray Aydın vardı. Kısacık programda AKP ve politikalarına karşı söylediklerinin yarısını MHP yönetimi söylese kısa zamanda milletin ümidi haline gelirdi.
Kısacası MHP ve Ülkücü camiada müthiş bir ümitsizlik, çaresizlik hakim. Bunun da tek sebebi mevcut yönetimlerdir. Her seçimde eş dost, akraba ve komşularını ikna etmede zorlanıyorlar. 2011 seçimlerindeki kaset operasyonu işleri biraz kolaylaştırdı, MHP ye yapılmak istenen operasyon somutlaşarak gün yüzüne çıktı ve Ülkücüler bütün kırgınlıklarını bir tarafa bırakarak partilerine sahip çıktılar. Bu mevcut yönetimin politikalarının onaylandığı anlamına gelmez. Statüko devam ederse ilk seçimde baraj altında kalma ihtimali çok yüksek. Böyle bir durumun da sorumlusu mevcut yönetimler ve bu yönetimlerin devamını sağlayan delegeler olacaktır.
Dört kasım hem MHP nin hem de Türkiye'nin oylanacağı bir kurultay olacaktır. Yok, parti yanlış ellere geçmesin, yok bilge başkan gibi yakıştırmalar seçimin gerekçeleri olamaz. Bu tür saçma düşüncelerle kırk yıllık bir mücadele siyaset ve parlamento dışı bırakılırsa, Ülkücü camiaya en acı operasyon olur.
Dört kasımda ya Devlet Bahçelinin geleceği oylanacak, ya da MHP ve Türkiye'nin geleceği. Delegeler bu iki seçimden birini yaparak liyakatlerini ortaya koyacaklar.

Bu yazı toplam 1136 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim