• BIST 90.009
  • Altın 145,788
  • Dolar 3,6175
  • Euro 3,9278
  • Bolu 4 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C

MİLLET-İ İBRAHİM Mİ, TÜRK MİLLETİ Mİ?

Hasan Dinç

Yazılarımın, okuyucularım tarafından çok dikkatli okunduğunu, bana telefonla ulaşmalarından anlıyorum. Birçok okuyucumdan yazılarımla ilgili olumlu tepkiler almak beni son derece de mutlu etmektedir. Çok az da olsa yazılarımı anlamak istemeyen ya da donuklaşmış düşüncelerine uyduramayan okuyucularım da bulunmaktadır. Bu okuyucularım telefonumu temin edip onunla veya caddede yürürken nezaketle yaklaşarak bizzat sözleriyle itirazlarını ya da açıklamaya ihtiyaç duydukları kısımları bana sormaktadırlar. Çeşitli vasıtalarla bana ulaşarak olumlu tepkilerini ifade eden, bu arada bazı bölümleri hakkında açıklama istenen yazım, bundan iki hafta önce yazdığım “DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI VE KÜRT AÇILIMI” başlıklı yazım oldu. Yazımdaki “Masum yavrularımızı din adına yaz aylarında Tövbe yapmayı öğretirken, bilmem hangi zamandan kalma metni ezberleterek İBRAHİM MİLLETİNDENEM dedirtmeyi marifet kabul etmektedir. Şunu herkes çok iyi bilmeli ki bu yapılanlar din değil, hele de din öğretimi hiç değildir. Türk çocuğuna bugün bile İbrahim Milletine mensup olduğunu öğretenlerin İslâm'la ve çağla ilgilerini yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir” bölümünün açıklanmasına ihtiyaç duyulduğu anlaşılmıştır. O nedenle, bu haftaki yazımda bu bölümde anlatmak istediğimi bir kez daha ele almayı uygun gördüm. Okuyucularımın sabrına sığınarak, tövbe metnini aynen yazmaya çalışacağım.

“Tövbe estağfurullah, estağfurullah, estağfurullah. El azim, el kerim ellezi lailahe illahu vel hayyul kayyum. Tövbete abdin zalimin li nefsihi la yemlikü li nefsihi mevten vela hayaten vela nüşura. Veneselehüt tövbete, vel mağfirete, vel hidayete, lena innehu hüvet tevvabürrahim.

İlahi Yarabbi, ilahi Yarabbi, aman ya rabbelalemin. Bizim elimizden, ayağımızdan, gözümüzden, kulağımızdan ve diğer azalarımızdan haddi buluğumuzdan (Buluğ çağımızdan) bu ana (içinde bulunduğumuz zamana) gelinceye kadar bilerek veya bilmeyerek kelime-i küfür, şirk, nemime, isyan ve her ne sadır oldu ise biz onların tamamına tövbe ettik; pişman-ı nadim olduk, bir daha işlememek üzere söz veriyoruz. Peygamberlerin evveli Âdem safiyullah, ahiri iki cihan serveri Hz. Muhammed Mustafa S.A.V. arasında her ne kadar peygamber geldi geçti ise biz onların tamamına inandık iman ettik. Şek ve şüphemiz yoktur. Amentü billahi vemela iketihi, ve kütübihi, ve rusulihi, vel yevmilahiri, vebil kaderi, hayrihi ve şerrihi, vel ba'sübadel mevt hakkun eşhedü enlâ ilahe illallah. Ve eşhedü enne Muhammed'en abdühu ve resulüh.

Kabirde cevap. Rabbim Allah. Dinim İslâm, kitabım Kur'an-ı azimüşşan. Kıblem Kâbe-i Şerif, itikatta mezhebim ehl-i sünnet vel cemaat. Amelde mezhebim İmam-ı azam Ebu Hanife. Zürriyetim Âdem Aleyhisselâm. MİLLETİM HALİL İBRAHİM MİLLETİNDENEM. Ümmeti Muhammeddenem. Sünnet-i cemaattenem. Mü'minem, müslamanem, hakka elhamdülillah.”

Dini terminolojide tövbe olarak bilinen bu metin kutsal gecelerde cemaate, ağır hastalık hallerinde hastalara genelde din görevlilerinin ya da bilen kişilerin söylettikleri ve hayatta iken yaptıkları kötü işlerden pişman olup Allah'tan (C.C.) af edilmeleri ve günahlarının bağışlanması dileğiyle yapılan bir işlemdir. Tövbenin son paragrafı, ölen bir mü'minin kabre konduğunda sorgu meleklerine (Münkir-Nekir) verilecek, genelde kişinin kimliğini tespite yarayan cevaplardır. Kişi bu cevaplarla rabbini, inandığı kitabı ve peygamberini, kıblesini, mezhebini, en sonunda da milletini ifade etmektedir. Dikkat edilirse metinde büyük harflerle yazdığım bölümde bizim çocuklarımıza milli kimlikle ilgili olarak “HALİL İBRAHİM MİLLETİNDENEM” şeklinde bir cevap öğretilmekte ve bu cevap beyinlere kazınmaktadır.

Bilindiği gibi millet kelimesi Arapça olup din, mezhep, bir dinde bulunanlar grubu (ümmet )anlamına gelmektedir. Kelimenin 20.y.y.başlarından itibaren millet, ulus anlamında kullanıldığı bilinmektedir. Dilimizde millet kelimesi ise çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan; aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu; ulus (Türk milleti, Çin milleti vb) olarak bilinmektedir. Ayrıca halk dilinde benzer özellikleri olan topluluk anlamında da kullanıldığı görülmektedir. (şoför milleti, kadın milleti ve asker milleti vb.)

Tövbe metni çok eskilerden beri dilimize Arapçadan aktarılmış yarı yarıya tercüme bir metindir. Burada kullanılan “Halil İbrahim Milletindenem” ifadesindeki millet kelimesi, din anlamında ve ümmet anlamında kullanılmamıştır. Çünkü hemen metnin başında “Dinim İslâm” ibaresi ve arkasından da “Ümmeti Muhammed'denim, Mü'minim, müslümanım” ifadeleri görülmektedir. Öyle ise burada millet kelimesi tam da bizim anladığımız anlamda “Millet, Ulus” anlamında kullanılmıştır. Bu anlamda kullanım şekli Arap'lar için bir gerçeği ifade ederken, bizim için ise doğru olmaktan uzaktır.

Başta Kur'an-ı Kerim olmak üzere Tevrat'ta da anlatıldığına göre, Hz. İbrahim'in Hacer isimli cariyesinden Hz.İsmail ve karısı Sare'den de Hz. İshak adlı oğulları dünyaya gelmiştir. Hz. İsmail Arapların ve Hz. İshak da Yahudilerin ilk atası olarak kaydedilmiştir. Yani bugün birbirlerine can düşmanı olan Araplar ve Yahudiler gerçekte baba bir, ana ayrı kardeş çocuklarıdır ve babaları kutsal kitaplarda Hz. İbrahim olarak bildirilmektedir. Araplar ve Yahudiler Hz. İbrahimden neşet etmişlerdir. Bu bilgiler ışığında Arapların Halil İbrahim Milletindenim demesi, dini ve tarihi belgeler ışığında bir hakikatin ifadesi iken, bizim için hiç düşünülmeden tercüme edilmiş dini ve tarihi temelleri olmayan yanlış bir bilgi olmaktadır.

Bu bilgiler çerçevesinde tövbe metnine alınmış ve milli kimliğimizle uyuşmayan bu yanlış bilgi yıllarca insanımıza ezberletilip ebedi aleme bu yanlış bilgi ile yolcu edilmektedir. Bana göre tövbenin o bölümü vakit geçirilmeden şu şekilde değiştirilmelidir: “Kabirde cevap. Rabbim Allah. Dinim İslâm. Kitabım Kur'an-ı azimüşşan. Kıblem Kâbe-i Şerif, itikatta mezhebim ehl-i sünnet vel cemaat, amelde mezhebim İmam-ı Azam Ebu Hanife. Zürriyetim Âdem Aleyhisselam. MİLLETİM TÜRK MİLLETİNDENİM, ÜMMET-İ MUHAMMEDDENEM. Sünnet-i cemaattenim; mü'minim, müslümanım elhamdülillah.”

Ben bütün samimiyetim ve yüreğimle kabirdeki sorgu meleklerine cevap vermek üzere kendimi “Türk milletindenim” cevabına hazırlarken; hükümetin “Açılım politikalarına uygun olarak” hemen “KÜRTÇE KUR'AN, KÜRTÇE MEVLİT, KÜRTÇE DUA, KÜRTÇE VAAZ VE KÜRTÇE HUTBE” hazırlıkları için kolları sıvayan Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, Türk Milleti için yapacakları konusuna dikkati çekmek istedim. O yazıdaki hassasiyetimi biraz daha açma fırsatı verdikleri için duyarlı okuyucularıma şükranlarımı sunarım.

08.12.2009

Bu yazı toplam 2088 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim