• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

Milletin temel değerleri dinamitleniyor

Mustafa Öz

Ülkemizde sorunların çözümsüz kalması, milletin direncinin kırılması için sahte gündem oluşturan güçler var. Bu güçlerin başında kartelci medya ve onun köşe başlarını tutmuş, kime hizmet ettiği belli olmayan yazar-çizer takımı var. Dışarıdan finanse edilen vakıf ve derneklere servis yapan üniversitelerimiz, hocalarımız, aydınlarımız var.

    Ülkede gündem oluşturmak için onlara müracaat edilir. Her programa onlar çıkarılır. Söyledikleri şeylerde tutarlılık, belirginlik yoktur. Ama bilim adamı, araştırmacı, yazar, çizer diye unvanları vardır. Bu unvanların arkasına sığınarak her konuda konuşur, fikir yürütürler. Kafaları karıştırırlar.

    Son dönemde bu karıştırıcılığa siyasetçiler de soyundular. Yapılanlar bilinçli yapılıyor, milletimizi millet yapan temel değerler ulu orta, bilerek tartışma zeminine çekiliyor. Ayaklar altında örseleniyor.

    AB'ye gireceğiz diye çıkardığımız ikiz yasalar nedeniyle; AB'nin hukukunun bizim hukukumuzun üzerine geçmesini kabul ettik. AB hukuku aynen bizim hukukumuz oldu. Geçmişten bu yana bize karşı önyargılı hatta hasmane tutum sergileyen AB ülkeleri bu tutumlarını değiştirmek yerine katılım sürecinde daha da yoğunlaştırdılar. Türk insanını dünya insanı haline getirmek için kültürüyle, diliyle, diniyle, askerliği ile oynamaya kalkıyorlar.

    Türkiye'de vatan, millet, birlik, beraberlik kavramlarını ağzına alanlara karşı küçümseyici bir tavır sergileniyor.

    Çok uluslu şirketlerin güdümüne girmiş holdingler, siyasiler ve medyamız milletin değerlerini örselemekle meşguller.

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin aldığı bir karar ile zorunlu askerlik ve ona bağlı olarak silahlı kuvvetler, tartışma ortamına çekilerek yıpratılıyor. Bir zamanlar askeri şeriat özlemlerinin önünde engel görenler, komünist sistemin getirilmesinin önünde engel görenler, bölücüler, siyasal İslamcılar, tarikatlar, cemaatler şimdi hep birden AB'ci oldular ve ülkedeki milli direnç noktalarını AB dümen suyunda yok etmeye çalışıyorlar.

    Terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin arkasında siyasi destek oluşturmuyorlar.

    Dinin sulandırılması suretiyle İslami Hıristiyan uygulamaları benzeri bir anlayışı ibadet şekline getirmek istiyorlar. Bunu da siyasi İslamcılara değişerek, başkalaşarak yaptırıyorlar.

    Zaten fiilen kendileri için zorunlu olmaktan çıkardıkları askerliği de sulandırıp, lejyonerler (paralı) hale getirip aynı Amerikan askerinin durumuna düşürmek istiyorlar.

    Milli eğitimi milli olmaktan çıkardılar. Vakıfların, cemaatlerin, kursların eline teslim ettiler.

    Ülkenin doğu ve güneydoğusunda fiilen federasyonun önünü açtılar.

    Geriye ne kaldı dersiniz?

    Ülkenin teslim edilmesi için uygun zemin ve tarih kaldı. Ülkenin toprakları kapış kapış satılıyor. Her ekonomik değeri peşkeş çekiliyor. Bunun adı teslim olmak ve teslim etmek değil de nedir?

    Vicdan sahibi siyasetçiler, bürokratlar, aydınlar; ülkesini her şeye rağmen sevdiğini söyleyenler. Sesinizi yükseltip şimdi tavır koymayacaksanız peki ne zaman? Her şey olup bittikten sonra mı? Yani çok geç olunca mı?

03.02.2006

Bu yazı toplam 264 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim