• BIST 97.988
  • Altın 242,195
  • Dolar 6,2610
  • Euro 7,3524
  • Bolu 13 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 18 °C

MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLARIMIZI TANIYALIM

MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLARIMIZI TANIYALIM

MHP Milletvekili Aday adayı Murat Yapıcı “Şimdi değilse ne zaman”

Uzun yıllardır Bolululara sağlık alanında hizmet veren Dr. Murat Yapıcı, 12 Haziran 2011 Milletvekilliği Seçimleri için aday adaylığını açıkladı. Her seçim döneminde aday olacağı yönünde hakkında haberler yayınlanan Yapıcı, bu dönem tercihinin ardındaki gerekçeleri anlattı ve milletvekili aday adaylığını açıkladığı partisi MHP'nin hem ülke, hem de yereldeki durumunu değerlendirdi.

Röportaj: Mehmet Korkusuz

Milletvekili Aday Adaylarımızı Tanıyalım köşemizin bu defaki konuğu MHP Milletvekili Aday Adayı Murat Yapıcı oldu. Bugüne kadar her seçim döneminde adaylık konusunda ismi geçen; fakat siyasete girmeyi bugüne kadar tercih etmemiş bir isim olan Yapıcı, bu dönem ve MHP tercihinin ardındaki gerekçeleri anlattı. Yapıcı'yla yaptığımız röportajın ayrıntıları şöyle:

Sayın Yapıcı, binlerce hastayı muayene ettiniz, binlerce hastaya şifa verdiniz. Başka bir kulvarda ülkeye hizmet için yola çıktınız. Bize aile ve meslek hayatınıza ilişkin bilgiler verir misiniz?

Geçmişte yaptıklarımızın doğru anlaşılması beni mutlu ediyor. Bu durum benim samimiyetimin herkes tarafından doğru anlaşıldığını gösteriyor. Benim için en önemli şeylerden bir tanesi de bu.
1957 yılında Karacasu'da doğdum. Üniversite hayatım Ankara'da geçti. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden 1980 yılında mezun oldum. Ardından Bolu'da 1 yıl pratisyen hekim olarak çalıştım. İhtisas sınavını kazanarak Şişli Etfal'e gittim. Orada dahiliye ihtisasımı tamamladım. Askerliğimin sonrasında 6 yıl Afyon'da dahiliye uzmanı olarak hizmet ettikten sonra ailevi nedenlerden dolayı Bolu'ya döndüm. 1992'den beri önce SSK Hastanesi'nde, sonra Devlet Hastanesi'nde hizmet ettim. Bu süre içinde SSK Hastanesi'nde iki kez başhekimlik görevi yürüttüm. O dönemde tüm toplumun desteğini alarak, hastane yapılanmasında büyük katkılarımız olmuştu. Ancak deprem bizim yaptıklarımızın tamamını götürdü. Büyük emeklerle yaptığımız çalışmaların birden silinmesi beni üzdü. O gün bugündür hekim olarak hizmet etmeyi sürdürüyorum. Görevim süresince kimsenin etnik kimliğini, siyasi görüşünü merak etmemişimdir.
1992 yılından bu yana her seçimde bana aday olmam konusunda teklifler gelirdi ama bugüne kadar hiçbir seçim önemi aday olmadığım gibi hiçbir siyasi partiye de üyeliğim olmadı.

Peki, Milliyetçi Hareket Partisi'ndeki tercih nedenleriniz nelerdi?

1973 yılından bu yana kendimi Türk Milliyetçisi olarak tanımlayan bir kimliğim vardır. Hiçbir siyasi partiye üye olmamama rağmen kendimi Türk Milliyetçisi olarak tanımladığım için gönüllü kuruluşlarda hep aktif olarak yer aldım. Uzun yıllardır Türk Ocakları'nda da yer alıyorum ve 1993'ten 2006'ya kadar da Türk Ocakları Yönetim Kurulu Üyeliği yaptım. Orada Türk kültürünün gelişmesi, Türk kültürünün bekası anlamında yeni nesillere Türk milliyetçiliğinin tanıtılması, devletin ve milletin geliştirilmesi anlamında çalışmalarda bulundum. Ama bunları mesleğimle hiçbir zaman karıştırmadım. Şu anda da aktif siyasetin içinde bulunmam sadece ülkemle ilgili duyduğum kaygılar nedeniyledir.

Her seçim döneminde Murat Yapıcı'nın aday olacağı şeklinde haberler yayınlanırdı. Bu dönem tercihinizin nedenleri nelerdir?

Önceki teklifler döneminde demokratik parlamenter sistemin, demokrasinin düzgün bir mecrada yürüdüğü kanısını taşıyordum. Ama bu dönem bana göre, demokrasi Türkiye Cumhuriyeti kuruluş gayesinin dışında bir mecraya yönlendiği kanaatindeyim. Özellikle hukuk devleti, demokratik yapılanmamız Cumhuriyet'in kuruluş felsefesinin dışına doğru kayıyor gibi bir intiba var bende. Özellikle referandum öncesi ve sonrası bu kaygılarımı daha da arttırdı. Özellikle HSYK'nın oluşturulma safhası, Anayasa Mahkemesi'nin yapılanmasının değiştirilmesi, özellikle kendi partilerinin içinde bile katkılarının olmadığı Güneydoğu'yla ilgili ucu açık bir açılım süreci, yine Anayasa değişikliğiyle ilgili uzlaşmacı olmayan bir yaklaşım sonucu gelinen nokta demokrasiyle ilgili bende kaygılar uyandırdı. Dolayısıyla ben cumhuriyetten, demokrasiden, ulus devletin devamından yana, üniter yapının devamından yana, Mustafa Kemal'in kurduğu cumhuriyetin bekasından yana tavır almak gerektiği kanaatiyle siyasete girmeyi düşündüm. Yani mevcut durum bana, 'Şimdi değilse, ne zaman?' sorusunu sordurttu. Ve o zaman, bu zaman diye düşünerek hareket ettim. Bu sefer teklif gelmeksizin ben bu konuda Türkiye Cumhuriyeti devletinin bekasından yana, demokrasiden, özgürlüklerden, kardeşlikten, gelir dağılımındaki adaletsizliklerin düzeltilmesinden ve barıştan yana elimden gelen her şeyi yapmak adını bu yola çıktım. Halkımızdan gördüğüm teveccühte beni son derece mutlu ediyor. Geçmişte yaptıklarımızın doğru algılandığını düşünüyorum. Bu, bundan sonraki yaşamımda da bana güç veriyor. Yani omuzlarıma bir sorumluluk yüklüyor, bu sorumluluğun bilincindeyim. O nedenle de bu da her ağzımdan çıkanı daha bir dikkatli seçerek en azından bu memlekete, bu devlete zarar vermeden bu işi götürmek yükümlülüğünü yüklüyor. Bunun bilincindeyim. Eğer aday olursam ve seçilirsem, sadece bu işi yapmak üzere seçileceğim. Yani ben siyaset yaptığım süre içerisinde başka hiçbir iş yapmayacağım. Hekimliği nasıl yaptıysam siyaseti de öyle yapacağım. Ben bilirim demeyeceğim. Çünkü hayatımın hiçbir döneminde 'Ben bilirim' demedim. Hep istişarelerle, ortak kararlarla, uzlaşmayla bu işi götürdüm. Bunu da sadece kendi siyasi fikrimdekilerle değil, herkesle uzlaşarak yaptım. Hayatımın bu safhasına kadar böyle geldim. Bundan sonra da böyle bir yol izlemeyi düşünüyorum. Ben bir Türk milliyetçisiyim. Milletimizi yüceltmek, milletimizi daim kılmak gibi ön kabullerimiz vardır. Bunun ötesinde Anadolu coğrafyasında Misak-ı Milli sınırları içinde bölünmeden, etnik ayrıştırma olmadan, farklı mezheplerle çatışma içinde olmadan bunların hepsini bir folklorik zenginlik olarak kabul ederek, aydınlık bir geleceği kurmak mümkün diye düşünüyorum.

BOLU’NUN SORUNLARI

Peki, Bolu'nun ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlarına ilişkin tahliller yaptınız mı?

Ülkenin genel problemlerinin dışında tabii ki yerelde de bu bakış açısıyla herkesle uzlaşmayla toplumun bütün kesimlerini ortak bir heyecana getirerek, herkesin fikrini alarak oluşturulacak projelerdir. Bolu'daki eğitim problemleriyle ilgili, sağlık problemleriyle ilgili, tarım politikalarıyla ilgili, ormancılıkla ilgili, yaylacılık ve hayvancılıkla ilgili bütün problemlere dair altyapı çalışmalarımız var. Bu konuda da hem partinin programları var, hem de bizim yerel problemlerle ilgili incelemelerimiz ve araştırmalarımız var.
Eğitimle ilgili sorunlar, nasıl bir eğitim hedeflediğimizle alakalıdır. Bu eğitimde nasıl bir vatandaş düşlüyoruz? Sorgulayan, araştıran, özgürce fikrini iktifa eden, her yerde aktif katılım sağlayan bir vatandaş mı, yoksa cumhuriyetin vatandaşı mı, yoksa sadece kendisine verilenlerle irtifa eden, hiçbir araştırma ya da çalışma yapmayan bir vatandaş mı? Bu noktadan başlayarak biz araştıran, üreten, çalışan, özgürce kendisini ifade eden bir vatandaş hedefliyoruz. Bunu gerçekleştirmeye yönelik bir eğitim sistemi kurguluyoruz. Eğitim çalışanlarının problemlerini, eğitim alanlarının problemlerini, ekonomik kaynak problemlerini ve çözümlerinin hepsini ayrı ayrı değerlendiriyoruz. Bunların hepsi çözülebilir problemlerdir. Yeter ki doğru hedeflere, doğru kaynaklarla, doğru insanlarla yürüyebilelim. Ama her şeyin başında önce insan gelecek. Şu andaki sistemde her şey paranın üzerinde dönüyor. Bizde her şey insanın üzerine olacak.

SAĞLIK VE EĞİTİM POLİTİKALARI

Peki, bir sağlıkçı olarak sağlıktaki özelleştirmelerle ilgili politikanız var mı?

Sağlık olmazsa olmaz bir konu. İzzet Baysal sayesinde sağlıkta fiziki altyapı da Türkiye ikincisiyiz. Vatandaşlarımızın hizmet alımı noktasında şu andaki fiziki altyapı ve kadrolarla aynı derece de olmamızda mümkün. Sağlığa bakışta özel sektör, devlet sektörü beraber mutlaka olacak.
Sağlık, bizde her zaman suiistimale açık bir konudur. Elimizdeki kaynakları iyi kullanarak, personeli iyi motive ederek, doğru kullanmazsanız suiistimalleri önlemezseniz ülke kaynaklarının heba edilmesi gibi bir sonuç çıkar.

Sağlıkta şu an gelinen nokta kar, fayda, fizibilite gibi para odaklı bir sitem. Bu çalışanları ihmal eden bir sistem. Sağlık çalışanlarının yok sayıldığı bir sistem. Özellikle sağlıkta taşeronlaşmayla ucuz işgücü, iş güvencesiz işgücü kullanımı çalışanların mağduriyetine dayalı bir sistem oluşuyor. Bu sistemde çalışan memnuniyeti çoğu zaman göz ardı ediliyor. Böyle bir sistemde kaliteli sağlık hizmeti sunumunu beklemek çok da doğru olmaz. Dolayısıyla sağlık çalışanlarının örgütlü eylemi mutlaka dinlenilmesi gereken bir eylemdir. Karalanacak, yok sayılacak, kenara itilecek bir davranış biçimi değildir. Bu kurulan sistemde globalleşme hareketinin getirdiği bir nüfus hareketidir. Bu daha önce turizm de yaşandı. Büyük sermaye şirketleri çeşitli şekillerde sağlık sistemimize nüfuz ediyorlar. Bunu ilaç sektörüyle, tıbbi malzeme firmalarıyla ve çeşitli malzemelerle, özellikle diyaliz malzemeleri gibi birçok malzemeyle ülkemize sızıyorlar. Bu sızma daha sonra bizi bir Pazar haline getiriyor. Daha sonra o pazarın karlılığı acımasız bir ortam yaratıyor. Yani çalışan güvenliği ve memnuniyeti gibi kriterler tamamen göz ardı edilerek tamamıyla karlılığa dönüyor. Sağlığın bir ticari işletme gibi görülmesi gibi bir durum ortaya koyuyor. Ortaya da istenmeyen bir sonuç çıkıyor.

Sağlık herkesin ulaşabileceği temel bir haktır. Eğitimde ücretsiz olarak ulaşılabilecek temel bir haktır. Güvenlikte aynı şekilde. Bunları demokratik hukuk devleti sağlamak zorundadır. Bu bir anayasal zorunluluktur. İnsanlar son zamanlardaki bilgi kirliliği nedeniyle insanlar pozisyon almada sıkıntı içindeler.

MHP'nin baraj sorunu yaşayacağı şeklindeki kamuoyu araştırmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Milliyetçi Hareket Partisi'nin baraj sorunu yaşayacağı şeklindeki görüşlere katılmıyorum. Bu düşünceler gerçekleri yansıtmamaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi şu anda tek başına iktidara yürüdüğünü söyleyen, onu hedefleyen bir parti. Oy oranları çok yüksek olacağını düşündüğümüz bir parti Milliyetçi Hareket Partisi. Hiç çalışılmasa dahi partimizin oy oranı yüzde 17-18 civarındadır. Bu partinin kendini anlatabilme, vatandaşa kendini anlatabilmesi ile alakalı olarak daha da yüksek seviyelere çıkacaktır. Türk milliyetçiliğinin siyasi misyonu olan Milliyetçi Hareket Partisi'nin parlamentoda güçlü bir grupla bulunması Türkiye Cumhuriyeti devletinin geleceği anlamında ciddi bir fayda sağlayacaktır. Dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisi'nin baraj kaygısı yoktur. Bu iddialar zaman zaman siyasi partilerin kendilerine siyasi rant sağlamak için kullandıkları argümanlardır. Bunların vatndaş nezdinde çok değer bulduğunu düşünmüyorum.

Peki, Milliyetçi Hareket Partisi'nin il genelindeki durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Milliyetçi Hareket Partisi Bolu'da il yönetimiyle ve ilçe yönetimleriyle son derece güçlüdür. Belki her konuda çıkıp basına açıklama yapmak durumunda olmayabilir ama yönetim kurulları son derece birikimli üyelerden oluşmaktadır. Şu andaki çalışmaları da çok ciddi bir şekilde devam etmektedir. Seçim stratejilerini belirleyip, genel merkezle de istişarelerini sürdürmektedirler. Yetersizlik söz konusu değildir. Eski adaylar ve parti de önceki dönemlerde görev almış herkes gönül seferberliğiyle aktif olarak çalışıyorlar. Meydan da aktif olarak görmüyor olabilirsiniz, ama hiçbir ayrılık, hiçbir küskünlük olmaksızın bu iş götürülüyor. Bu ilerleyen günlerde zaten açıklamalarla ortaya çıkacak. Biz sadece bireysel çıkışlar olmasın, bundan rant sağlanıyor imajı olmasın diye parti disiplini içinde ortak hareket ederek sessiz kaldık. Ama çalışmalar birlik bütünlük içinde devam ediyor.

Sayın Yapıcı, açıklamalarınızdan dolayı teşekkürler.


UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • “Yerel seçimlere çok daha hazırlıklı ve tecrübeli gireceğiz”21 Eylül 2018 Cuma 13:27
  • Boş arazide yangın çıktı21 Eylül 2018 Cuma 11:47
  • Başkan Bulut, kampüs alanında21 Eylül 2018 Cuma 11:45
  • Oktay Beykoz ölümünün 10’ncu yıldönümünde anıldı21 Eylül 2018 Cuma 11:43
  • Kantin ve yemekhanelere denetim21 Eylül 2018 Cuma 10:26
  • Bolulu öğretmenin acı sonu21 Eylül 2018 Cuma 10:14
  • Önce vurup sonra astılar!21 Eylül 2018 Cuma 00:20
  • Doğanay 3 gün kampa giriyor21 Eylül 2018 Cuma 00:14
  • Eşini bıçakladı pişmanım dedi20 Eylül 2018 Perşembe 15:47
  • İnstagram’dan Dolandırıldı20 Eylül 2018 Perşembe 15:45
  • Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim