• BIST 89.573
  • Altın 146,325
  • Dolar 3,6382
  • Euro 3,9067
  • Bolu 8 °C
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 11 °C

Milli Egemenlik Bayramı

Mustafa Namdar

23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı'nda alışık olmadığımız bir görüntü. Kapalı tribünün dışındaki alanlarda tek tük insanlar. Bayramınız kutlu olsun! Sözüne verilen cılız bir cevap sağol!..

Oysa bizim 23 Nisan Bayramımız, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramlarımız coşkulu senaryoları yansıtan gösterileriyle, kalabalık izleyenleriyle, bir başka kutlanırdı. Ne oldu bize? Hava mı soğuktu? Yoksa Milli Egemenliğin anlamını, kazandırdığı bağımsızlığın anlamını mı yitiriyoruz???

“Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene” andını söylerken çocukların sesi ne kadar da gür çıkıyordu.

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın bu yılki kutlama programının uygulayıcısı, Milli Egemenlik Okulumuzdu. Atatürk Stadyumu'nda yapılan gösterilere ait senaryolar, okulun adıyla özdeşleşmiş, her yılkinden daha bir başka güzeldi.

Milli Eğitim Müdürü, 91 yıl öncesini hatırlatan milletin egemenliğine kavuştuğu, devletin temellerinin atıldığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı gün bugündür diye başlıyordu konuşmasına. Sömürüye karşı demokrasinin ilan edildiği, Türk Bayramının göndere çekildiği gündür bugün. Dünyada çocuklara armağan edilen tek çocuk bayramıdır bugün. Çocuklarımızı ve gençlerimizi Atatürk ilke inkılapları doğrultusunda yetiştirmek görevimizdir…

Tören geçişi başladı. Belediye bandomuzun eşliğinde yürüyen öğrencilere sesleniyor gibiydi sunucular. “Bayrağın altında yürüyen yiğit./ Toprağın altında yatanı tanıyor musun?..”

Toprağın kutsallığını, bereketini, doğurganlığını anlatır gibiydi kırmızı beyaz giysili öğrenciler gösterilerinde. Alınteri kanla kazanılan bu toprakları biz işleyeceğiz der gibiydiler.

Bir Türkiye haritası çizilmişti, kırmızı beyazlardan oluşan sınır taşları gibi öğrencilerden. Karşıda TBMM binası, ortasında ay ve yıldız. Çevreyi kuşatan düşman, yavaş yavaş çekiliyordu sınır boylarından. Ankara'dan doğan güneşle kara düşünceler gibi dağılıyordu karabulutlar yurt üstünden. Bir coşku seli yaşanıyordu batısından doğusuna.

Davullar çalıyor, halaylar çekiliyordu. Ege'nin efesi, Trakya'nın renk renk, desen desen figürleri, Karadeniz'i oynatmıştı yerinden. Fıkır fıkırdı yurdumun insanı. Doğulusu batılısı, kuzeylisi güneylisi, hep birlikte yaşıyordu bağımsızlığın heyecanını, coşkusunu. Ne güzel bir tablo bu görüntüler.

Kalem tutan eller büyüyecekti daha mutlu, daha huzurlu bir ülke yaratmak için. Bu ulusun birliği beraberliği için, bu ülkeyi kazanç adına alınteri dökecek nesilleri yaşatmak için.

Bu ülkeyi yıllardan yıllara taşımak için. Onlar Atalarından aldığı buyrukla birinci vazifelerinin ne olduğunu bilen gençlerdi, güven veriyorlardı. Oyuna gelmeyecekler. Kalem tutan ince parmaklar tetiğe uzanmayacak, oynanan oyunu onlar bozacaklardı. Bayramınız, bayramımız kutlu olsun.

25.04.2011

Bu yazı toplam 893 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim