• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Bolu -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C

Milli gelir artışı ve sonuçları

Mustafa Öz

Ülkemizde dolar kurundaki düşüşün de etkisiyle son yıllarda milli gelirlerimizde artış var. 2001 yılındaki ekonomik kriz sonrası kişi başına düşen milli gelir 2105 Dolar seviyesine gerilemişti. Son dört yılda milli gelirimizde sürekli bir artış eğilimi gözlemleniyor. Milli gelirin artması tek başına değerlendirildiğinde, her Türk vatandaşının hoşuna gidiyor. En azından matematiksel olarak kişi başına düşen dolar miktarı da arttığı için, millet olarak zenginler arasında yer almaya başlıyoruz diyebileceğiz..!

    Fakat ekonomide tek bir göstergeye bağlı kalıp yapılan değerlendirmeler insanları mutlu etmeye yetmiyor. Ülkemizde bölgeler arasında ciddi kalkınmışlık sorunu var. İşsizlik, eğitimsizlik hala en büyük sorun. 2005 sonu itibarıyla ülkemizde 73 milyon kişi yaşıyor. Bu nüfusun 5 milyon insanı milli gelirin %20'sini alıyor. İşte işin PÜF NOTASI burada saklı. Eğer siz gelirlerinizi tabana yayamıyor, en alttaki ile ortadakinin cebine milli gelirden pay aktaramıyorsanız, başkasının cebindeki paranın benim için hiçbir yararı olmaz. Milli gelirin hakça ve adil bölüşümü şarttır. Ülkedeki yolsuzluk, hortumculuk, devlet kaynaklarının sömürülmesinin kesilerek milli gelirdeki artışın yoksulluğun, fakirliğin, cahilliğin ortadan kaldırılmasına, herkese iş ve aş sağlanmasına yol açacak şekilde programlanmasına çalışılmalıdır.

    Ülkemizde işsizlik en büyük sorundur. İnsanımızın sorun sıralamasında: ekonomiye karşı duyulan güvensizlik ilk sırada, peşinden ise iş ve iş güvenliği, terör gelmektedir. Ülkeyi idare edenler milletin derdine derman olmak istiyorlarsa, sadece matematik ortalama ile yetinmeyip insanımızın (68 milyonun) cebine de milli gelirden pay aktarmak zorundadırlar. Bu çarpıklık ülkedeki tüm sosyal dengeleri bozmuş şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmalarda %138'lik artış meydana gelmiştir. 2004 yılına göre 2005 yılında suç oranlarında %38'lik artış olmuştur. İnsanlar sokak ortasında tavuk boğazlanır gibi boğazlanmakta, gece gündüz koruma önlemi olsun olmasın hiçbir fark etmeden her türden suç işlenmektedir.

    DÜNYADA REFAH VE GELİŞME ÖLÇÜSÜ SATIN ALMA GÜCÜ İLE İFADE EDİLMEKTEDİR.

    Ülkeler arasında refah karşılaştırmalarında bilinen şekliyle dolar kuru yerine artık SATIN ALMA GÜCÜ karşılaştırması yapılarak daha gerçekçi bir sonuca gidiliyor.

    Peki bu hesaplama nasıl yapılıyor..? Ülkedeki fiyat düzeyi dikkate alınarak; gelirin satın alma gücü ölçülüyor. Eğer geçmiş yıllara göre insanlar gelirleriyle daha çok mal ve hizmet alabiliyorlarsa, işte o zaman REFAH seviyesinde artıştan bahsedilebilir. Satın alma gücünde artış için işsizliğin minimuma indirilmesi lazımdır.

    Son dört yılda dolar kuruna göre kişi başına milli gelir artışı %140 çıkarken, Satın alma gücüne göre değerlendirildiğinde ise gerçek artışın %22 olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu sonuç dikkate alındığında başkasının parası ile ne iş sahibi olunabilir nede karın doyurulabilir. Esas olan REFAHIN tabana yayılmasıdır..! Aksi halde ZENGİNİN MALI ZÜGÜRDÜN çenesini yarar başka da bir işe yaramaz...

    Ülke insanının %30'u para harcama cesareti gösterebiliyor. Para harcayanlar da zaruri ihtiyaçlarına ve borçlarına harcıyorlar.

    Tatil, eğlenme, lüks tüketim kimsenin aklına bile gelmiyor.

    EH MİLLİ GELİRİMİZ ARTIYOR........ OLUR BİRŞEYLER ARTIK...!

10.02.2006

Bu yazı toplam 235 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim