• BIST 108.392
  • Altın 142,892
  • Dolar 3,5320
  • Euro 4,1199
  • Bolu 29 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 36 °C

Milli mücadele ruhu

Mustafa Namdar

            28.03.2005

İzzet Baysal Anadolu Lisesi Müdürü Sn. Mustafa Baykal “Milli Mücadele Ruhu’nu yakından tanımak ve o ruhu, hakkıyla hissetmek gereklidir” derken öğrencilerinin bu ruhu nasıl hissettireceklerinin mesajını veriyor gibiydi.

İstiklal Marşımız’ın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabulünün 84. yılında yapılan kutlama töreninde öğrencilerimiz, profesyonel sahne sanatçılarını aratmayacak kadar başarılıydılar. Bu, tarihine sahip çıkan pırıl pırıl bir gençliğin geldiğinin kanıtıydı. Onlarla onurlandık, gururlandık.

Vücut dilini, fevkalade iyi kullanan bir Merve Duman’ın yaptığı yorumlar, usta bir sunucudan daha başarılıydı. Kalabalık öğrenci grubunun, isim isim hangi birini yazayım. Her biri bir Merve Duman olarak belleklerde kalacaktır.

Teşekkürler öğrencilere, teşekkürler öğretmenlerine.

İstiklal Marşımız’ın doğuşunu kendi zamanı içinde satır satır, hece hece okuyup, anlattılar yaşıyormuşcasına.

Tarih 19 Kasım 1920 Kastamonu Nasrullah Cami minberinden yükselen “Ey evlad-ı Fatihan! Düşmanlarımızın bugün bizden istedikleri ne falan vilayet, ne filan sancaktır. Doğrudan doğruya başımızdır, hayatımızdır, devletimizdir” sözleriyle Anadolu topraklarında bayraklaşan milli mücadele, alev alev yayılarak destanlaştığını hatırlatarak, başlıyordu İstiklal Marşı’nın öyküsünü anlatamaya Merve Duman.

Sahipsiz olan memleketin batması haktır.

Sen sahip olursan, bu vatan batmayacaktır.

Öğrenci grubundan oluşan orotorya devam ediyordu.

“Efendiler, maddi manevi ve bilhassa manevi sükut korku ile acz ile başlar. Aciz ve korkak insanlar, herhangi bir felaket karşısında, milletin de tembel olmasına ve sakınır hale gelmesine sebep olurlar. Bunun çaresi Türkiye’nin düşünce ufkunu, büsbütün yeni bir imanla donatmaktır. Ve bütün millete sağlam bir maneviyat vermektir” diyen Mustafa Kemal’in gürlemesine cevap gelir Anadolu insanının 7’sinden 70’ine.

Cehennem olsa, göğsümüzde söndürürüz.

Bu yol ki, Hak yoludur, dönme bilmeyiz yürürüz.

Mehmetçik, sadece düşmanı durdurmakla kalmamış. Geldiği yere kovalamaya başlamıştır bile...

Biri var ki, O biri. Mehmet Akif sanki haber veriyordu 9 Eylül 1922 sabahını.

“Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal,

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal,

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal,

Hakk’ıdır hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,

Hakk’ıdır Hakk’a tapan, milletimin İstiklal” diyerek milli mücadele ruhu ile başlayıp, kurtuluşa eren, büyük mücadelenin destanını yazıyordu.

Korkma sönmez, bu şafaklarda yüzen al sancak...

Bu yazı toplam 371 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim