• BIST 90.118
  • Altın 146,473
  • Dolar 3,6280
  • Euro 3,9373
  • Bolu 9 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 9 °C

Mimarlıkta gıda dersi-1

Mustafa Namdar

Başkan: Prof. Dr. İlbilge Saldamlı, AİBÜ Mimarlık Mühendislik Fakültesi Dekanı.

Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu, İTÜ Gıda Mühendisliği Bölümü Öğrt. Görevlisi.

Konuşmacılar: Prof. Dr. Nevzat Artık, Tarım Bakanlığı Gıda İşleri Gen. Md. Vekili.

Prof. Dr. Petek Ataman, Gıda Mühendisleri Odası Başkanı.

Prof. Dr. Taylan Kıyma, Devlet Planlama Teşkilatı Uzmanı.

Konu: Türkiye Gıda Sektörünün AB Entegrasyonuyla ilgili sorunları nelerdir?

Temel sorunlar:

-Kayıt dışılık ve haksız rekabet. Gıda sanayi envanteri ve coğrafi dağılımı yapılmıyor, yetersiz örgütlenme ve markalaşma, tedarikçilerin eğitim yetersizliği.

Dilek Boyacıoğlu: AB Entegrasyonu üzerinde durduğumuzda, nasıl bir gıda sanayi hayalimi söylemek istiyorum. 1- Ekonomik olmak, 2 Güvenli olmak, 3-Sağlığa uygun olmak, 4- Ulusal özellikleri olan cazibe ve çeşitliliği olmak.

İnsanları beslemek üzerine üretilen gıdalar güvenli olmalı. Tarımsal kaynaklardan en uygun şekilde yararlanılmalı. Çevreye zarar vermemeli. Uluslararası rekabette isim yaratmalı. Marka olmalı. Ulusal ve uluslararası firmalarla koordinasyon sağlanmalı. Birbiriyle bütünleşip ilerleyen, gelişen bilim ve teknoloji odaklı olmalı. Mühendislik biliminin sosyal bilimlerle ortaklaşa yürütülmeli. Bu konuda bilgi üretip teknolojiyi fazlalaştırmamız gerekli. AB için devlet desteği, sanayi desteği gerek. AB'nin refahı ve geleceğinde gıda ve tarım var. Burada çok büyük bir finansal kaynak var. Sanayi üniversite araştırmalarından yararlanıyor. Bütün bunlara karşın Türkiye'de ulusal yenilik sistemi bir türlü işlerlik kazanamadı. Gıda sanayinin bilim ve teknoloji alanında üniversitelerle işbirliği yaparak geliştirilmesine inanıyorum. Bütün kaynaklardan yararlanmak durumundayız. Ortak akılla ortak stratejileri geliştirmek durumundayız. Mutlaka bir patent altında toplanıp yenilik politikaları geliştirmeliyiz dedi.

Nevzat Antik: Tarım Bakanlığı adına nelerin öne çıktığını anlatacağını söyleyerek söze başladı. Kendisinin şu anda Ankara'da 3. Müh.Fakültesinde, Gıda Mühendisliği bölüm derslerine girdiğini, Bakanlıkta görevli olduğunu, AB'de misyonerlik çalışmaları olduğunu söyledi.

-Bilgi olarak biz Avrupalıdan ilerideyiz. Biz AB'den vazgeçiyoruz desek, onları bizden bırakırlar mı? 27 milyar hektar sürülebilir alanımız var. Avrupa'nın kendine yeterliliği doğru değil. Gıda üzerinde denetim nasıl olur dersek. Türkiye'de denetçi sayısı azdır. Denetçinin yetkisi yoktur. Trafik Müdürünün sorduğu gibi gıda incelemesinde İl Müdürü sorsa, sarsarlar adamı. Türkiye'de 28000 adet gıda sektörü var. Vatandaş ruhsat almak istemiyor. Çünkü rüşvet isteniyor. Kayıt dışı üretileni başka ülkelerin insanları mı tüketiyor? Bu konuda tüketicinin bilinçlendirilmesi gerekiyor. Kapasite kullanım alanı imalat sanayine göre düşüktür. Profesyonel davranamıyoruz. Bizim 39 kontrol laboratuvarımız var. Bunun yanında 1 Gıda kontrol araştırma enstitüsü müdürlüğü var. 5500 Gıda kontrolcümüz var. Bu durum insan sağlığı açısından çok önemli. Üretim, gıda satış, toplu tüketim yerleri tam olarak denetlenemiyor. Küçük ülkelerde modeli uygularsınız ama, bizim ülkemizde modele girmeyen maddeler vardır. En iyi denetçi tüketicidir. Vatandaş derse ki “Sokak sütü içiyorum, çok mutluyum.” Bunun kontrolü nasıl yapılır? Bunu söyleyen bilgili kişiler olursa ne denir?

Çalışan insanlara para ödememek gibi çalışmalar, sanki bizim ülkede yapılıyor gibi. Bakanlık olarak gıda sicili veriyorduk parasız. Şimdi Belediyeler veriyor ve 3,5 milyon ücret istiyor. Vatandaş da kayıt dışına kaçıyor. Biz para almıyorduk. En önemli kısım, “Gıda Güvenliği ve Bitki Sağlığı” faslı. Hayvan hastalıklarında, süt üretiminde eksikliğimiz var. Sivil toplum örgütlerinin başına gelenler, politikacı olmak isteyenlerdir. Medya kültürü çok önemli. Denetim dışında izleme yapılırmış gibi. Mis gibi kırmızı biberimiz var, içine boya katıyoruz. Domates tohumlarını boyayıp bibere katıyoruz, sonra da namaz kılıp secde yapıyoruz.

İyotlu tuz kullananlarla çok büyük mücadele yaptık. Bal C13 analizi yapıyor sahtesini ayırmaya çalışıyoruz. Ciddi sanayicilerin üzerine gidiliyor. Bazı ürünlerde kullanılan kükürtdioksiti kullanmasını bilmiyoruz. Süt olayında çok büyük problemler yaşanıyor. Yetiştiricilikte sorunlar var. Durduğumuz yer çok sorumluluk isteyen yerdir diyerek, özetlediğim bu anlatımda karamsar bir tablo çizildiği görülmekte. İşin sahibinin kendi ürettiğini eleştirmesi çok anlamlı. Hele de, konu insan sağlığı olursa.

03.04.2007

Bu yazı toplam 630 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim