• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Bolu 1 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara -1 °C

MİRASYEDİ

Hasan Dinç

 

Yıldırım Tuğrul TÜRKEŞ 5 Eylül 2015 tarihine kadar MHP üyesi ve Genel Başkan Yardımcısıydı. 7 Haziran seçimlerinde hiçbir parti tek başına hükümet kuracak bir çoğunluk elde edemediği ve yapılan çeşitli görüşmeler sonucu bir koalisyon hükümeti de kurulamadığı için TBMM Cumhurbaşkanının isteği doğrultusunda erken seçim kararı aldı. AKP Genel Başkanı Sayın Ahmet Davut oğlu Cumhurbaşkanı tarafından seçim hükümeti kurmakla görevlendirildi. Anayasamıza göre seçim hükümeti mecliste gurubu bulunan siyasi partilerin temsil oranları doğrultusunda hükümete üye vermek suretiyle kurulmaktadır. Mecliste gurubu bulunan CHP ve MHP seçim hükümetine katılmayacaklarını açıkladılar. Buna rağmen başbakan Satın Ahmet Davut oğlu partilerden kuracağı hükümette görev almasını düşündüğü milletvekillerine birer mektup göndererek bakanlık görevi teklif etti. CHP’den beş ve MHP’den üç milletvekiline bu teklifler resmi ulaklar tarafından ulaştırıldı. MHP’den teklif alan üç milletvekilinden biriside yukarda adı zikredilen Yıldırım Tuğrul TÜRKEŞ’Tİ. MHP’den bakanlık teklifi alan İzmir milletvekili Sayın Ahmet Kenan TANRIKULU ile İstanbul milletvekili Sayın Meral AKŞENER teklifi anında reddettiler. Sayın Yıldırım Tuğrul TÜRKEŞ’TE teklifi kendine uygun gerekçelerle kabul etti.

Sayın Yıldırım Tuğrul TÜRKEŞ MHP’nin kurucu lideri Merhum ALPASLAN TÜRKEŞ’in oğludur. Bu isim ona partide bir üstünlük olmasa da bir manevi ayrıcalık hakkı tanıyordu. Sırf babası nedeniyle bütün partililer tarafında sevilir ve saygı görürdü. Genel Başkandan tutun da parti hiyerarşisi içinde görev alan herkes ona bu Saygıyı duyar ve davranışlarıyla gösterirdi. Partisinin seçim hükümetine katılmama kararına rağmen onun bakanlık görevini kabul edeceğini Başbakan Sayın DAVUT OĞLU’na bildirdiği ana kadar bu saygı ve manevi ayrıcalık hakkı devam etti. O andan itibaren MHP’de Yıldırım Tuğrul TÜRKEŞ adı artık bir “MİRASYEDİ” olarak anılmaya başlandı. Kendine duyulan saygı ve manevi ayrıcalık defteri bir daha açılmamak üzere kapandı. Hatta partiden tedbirli olarak ihraç kararı alınması için disiplin kuruluna sevk edildi. Geçtiğimiz Cumartesi günü de üst disiplin kurulunca oy birliği ile partiden ihraç edildi.

Sayın Yıldırım Tuğrul TÜRKEŞ partide kendisine gösterilen saygı ve manevi ayrıcalığı yanlış anlamış olmalı ki yaptığı konuşmalarda “MHP’nin babasının partisi olması nedeniyle kimse tarafından kendisinin atılamayacağını” iddia ediyor ve kendisine MİRASYEDİ diyenleri de “Miras dinen helâl, hukuken haktır. Ben babamın mirasını yiyorum, Ya siz kimin mirasını yiyorsunuz” diye onları siyaseten azarlıyordu.

Miras kelimesi dilimize Arapça’dan girmiştir. Osmanlıca Türkçe Sözlükte anlamı “ölen kimseden geride kalan hısımlarına bıraktığı mal, mülk” olarak kaydedilmektedir. MİRASYEDİ ise Arapça Türkçe iki kelimeden oluşturulmuş bir deyimdir. Deyimler Güzel Türkçemizin son derecede zengin kavramlarına karşılık oluşturulan bir yoldur ve deyimi oluşturan kelimelerin anlamlarından çok farklı anlamları ifade etmek için kullanılır. O bakımdan MİRASYEDİ deyimiyle MİRAS kelimesinin anlam ilişkisi çok zayıftır ve sadece şekil yönünden bir ilişkisi bulunmaktadır. MİRASYEDİ deyimi dilimizde genel olarak  “savurgan, üretken olmayan ve kendisine kalana bir şey katmadan onu har vurup harman savuran” sonrada çok sıkıntılarla ve zaruretlerle karşılaşan kimselere denir.

Dilimizde MİRASA KONMAK diye ayrı bir deyim daha vardır. Hiç emek harcamadan bir zenginliğe kavuşanlar için kullanılır. Sayın Yıldırım Türkeş ve Merhum Alpaslan TÜRKEŞ’in mirasçılarına bu anlamda MİRASA KONDU denebilir. Ancak Merhum Alpaslan Türkeş’in mirasçıları onun bıraktığı mirası bile pek hoş bölüşemedikleri o dönemde kamuoyuna yansıyan haberlerden bilinmektedir.

MHP mal veya mülk olmadığı için miras olmaz ve kimseden kimseye miras olarak da kalamaz. Ancak mecazen bir siyasi parti milletin teveccühüne mazhar olup iktidar koltuğuna oturabilir. O siyasi partiyi iktidar yapanlar zaman içinde siyasetten çekilir ya da rahmeti Rahmana kavuşunca geriden gelenler aynı başarıyı gösteremeyip o partiyi siyaset arenasından dışlarlarsa onlara mirasyedi denilebilir. Mirasyedi diye anılanlarda kanbağı da aranmaz. MHP’lilerin Sayın Yıldırım Tuğrul Türkeş’e MİRASYEDİ demelerini “Merhum Alpaslan TÜRKEŞ’in fikir ve düşüncelerine hiçbir katkı ve ilâvede bulunmadan onun siyasi başarılarıyla yetinen” şeklinde anlamak gerekir. Sayın Yıldırım Tuğrul Türkeş’te kendisine atfen söylenilen MİRASYEDİ suçlamasından bu anlamı çıkarmalıdır. Yoksa “ben babamın mirasını yiyorum” böbürlenmesi onun sadece MİRASYEDİ olmadığını aynı zamanda TÜRKÇE’yi de çok iyi bilmeyen biri olduğunu gösterir. Ayrıca “Siz kimin mirasını yiyorsunuz” sorusu da yine dilimizin kuralları çerçevesinde havada kalmaktadır. O partiye mensup olarak milletimizin teveccühleri doğrultusunda seçilerek bir yere gelenler kimsenin mirasıyla oraya gelmiş olmadıkları için hiçbir zaman “MİRASYEDİ” değillerdir ve kimsenin onlara “siz kimin mirasını yiyorsunuz” diye de soru soma hakları da bulunmamaktadır.

Sayın Yıldırım Tuğrul Türkeş “ Beni kimse babamın partisinden atamaz” şeklindeki açıklaması da gerçekten çok manidar bir açıklama olup hukuk nizamına inancı olanların söylememesi gereken bir sözdür. Hele de kendisine MİRASYEDİ diyenlere “iki sarhoş ve 3-5 çakal” suçlaması da o soyadı taşıyan birine hiç yakışmamıştır. Bozkurtlar içinde ÇAKALLARIN ve SARHOŞLARIN bulunmasına bilerek göz yumanların baba mirasına gerçekten ihanet etiklerini hatırdan çıkarmamak gerekmektedir.

Bu yazı toplam 1513 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 1989 Bolu Gündem Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0.374) 217 66 66 | Faks : (0.374) 218 21 21 | Haber Yazılımı: CM Bilişim