26 Eylül 2018
  • Bolu12°C
  • İstanbul15°C
  • Ankara13°C

BU İŞLER BÖYLE ÇÖZÜLÜR!

Onur USTAOĞLU

17 Kasım 2017 Cuma 00:31

Yazıyı Özge Nur Dilber’in sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...

"Videoyu İzlemekte Sorun Yaşıyorsanız Buraya Tıklayın..."

Geçtiğimiz hafta sizlerle bu satırlarda kendi yazdığım yarı kurgu yarı gerçek bir öykü paylaşmıştım. Bu öyküde fiziksel olarak engellenen bir erkeğin belki de başına gele bilecek en kötü şeylerden birini anlatmaya çalıştım ve öyküyü yarıda kesip sizden kendinizi öyküdeki Burak’ın yerine koyup düşünmenizi istemiş, siz olsanız ne yaparsınız sorusunu sormuştum.

Öncelikle göstermiş olduğunuz ilgiye, gönderdiğiniz mesajlara çok teşekkürler. Gelen mesajlardan anladığım kadarıyla öykü de yaşananlar, okuyan ve dinleyen herkesin öfke duygusunu harekete geçirmiş gibi duruyor. Çünkü gelen mesajların çoğu “ Bir şey olsun tekerlekli sandalyedeki Burak ayağa kalksın Merve’ye laf atan çocuğa iki yumruk atsın. Ya da cep telefonuyla arkadaşlarını arasın, o çocuğu bir güzel pataklasınlar” şeklindeydi. Öfkelenmenizi anlıyorum. Fakat bu işler kaba kuvvetle çözülmez. Neyse lafı uzatmadan nerde kalmıştık ve öykü nasıl devam ediyor bakalım.

Öyküde Merve kendilerini rahatsız eden çocuğa “beni erkek arkadaşımın yanında rahatsız etmeye utanmıyor musun?” demiş ve Burak ı göstermişti.

Çocukta: “ kızım güldürme beni bu ne biçim erkek arkadaş yürüyemiyor, yanındaki kızı korumaktan bile aciz kafasına top yedi hiç sesi çıkmıyor. “ dediği yerde kalmıştık

Burak: Merve’den İlk defa “Erkek arkadaşım“ lafını duymuştu ve bu kadar güzel bir kızın kendisini gösterip bu “benim erkek arkadaşım” demesine biraz şaşırmıştı. Çocuğun o lafından sonra kendini toplayıp hızlıca tekerlekli sandalyesini çocuğun ve Merve’nin yanına sürdü. Biran Merve ile göz göze geldiler. Sonra çocuğun gözlerine bakıp gülümseyerek, Sen ne diyorsun, Diye sormuş?

Çocuk: kafana top yedin hiç sesin çıkmadı. Senin yerine bu kız yakama yapıştı. Sen ne biçim erkeksin? Sorusunu tekrarlamış

Burak: esas sen ne biçim adamsın? Bir kendine bak erkeklik kızlara sataşmakla milletin kafasına top atmakla ve kavga etmekle mi olur. Sen var ya beni hiçbir konuda yenemezsin? Demiş.

Çocuk: Burak a güldürme beni ben seni her konuda yenerim, demiş

Tabi bunlar olurken parktaki insanlar etraflarına toplanmış.

Burak çocuğu söyle bir süzdükten sonra, “ Madem beni yene bilirsin bak karşıda spor aletleri var o aletlerin içinde bir barfiks yani “ellerimizle tutunup ayaklarımız yere değmeden kendimizi havada tuttuğumuz bir alet var.” beni yene bileceğini düşünüyorsan çık karşıma ayaklarını yere değdiren kaybeder.

Çocuk: tamam, gel gidelim ama ben kazanırsam Merve benimle yemek yiyecek der

Burak Merve’ye bakar. Merve tamam der gibi başını sallar. Bunun üzerine Burak çocuğa tamam kazanırsan Merve seninle yemek yiyecek ama kaybedersen Merve’den özür dileyeceksin sonra beni sırtına alarak ben eşeğim diye bağırarak gezdireceksin.

Çocuk: gülümser Anlaştık, nasıl olsa kaybetmeyeceğim. Merve’ye akşama yemeğe çıkıyoruz der

Burak ve çocuk aynı anda barfiks ten tutunurlar ve ayaklarını yerden kaldırırlar. çok geçmeden çocuk yorulmaya başlar. Burak’ın yüzüne bakar hiç değişmeyen bir gülümseme sanki hiç zorlanmıyor gibi durduğunu görünce morali iyice bozulmaya başlar ve belli bir süre daha geçtikten sonra kollarının iflas etmesiyle kendini nefes nefese yere bırakır. Bu arada Burak hala yukardadır. Yani iddiayı Burak kazanır.

Merve ve parktaki diğer insanlar Burak’ın tekerlekli sandalyesine oturmasına yardım ederler. Bu esnada Çocuk yavaş yavaş ayağa kalkıp Burak’ın yanına gelir ve sorar ‘ Nasıl yaptın bunu? Kolların niye bu kadar kuvvetli diye sorar?

Burak’ta bu kollar her gün tekerlekli sandalyenin tekerleklerini çeviriyor ve beni taşıyor. O yüzden kollarım kuvvetlidir, yani iş kol kuvvetti olunca kimse kolay kolay beni yenemez. Ama sen bunları göremedin ve beni çok hafife aldın. evet yürüyemiyor olabilirim ama kollarım ve kafam çalışıyor. Hadi şimdi herkesin önünde Merve’den özür dile bakalım

Çocuk, kızaran bir yüzle Merve’ ye dönmüş ve özür dilerim demiş. Burak’a dönmüş gel sırtıma dolaşacağız ben eşeğim diyeceğim demiş.

Burak Gülerek : “ istemiyorum onları yapma bir daha kimseyi bu şekille rahatsız etme yeter deyip çocuğu ve kalabalığı göndermiş. Merve ile Baş başa kalınca “ demek ben senin erkek arkadaşınmışım bunu bilmiyordum. Şimdi bu durumda sende benim kız arkadaşım oluyorsun dimi? diyerek göz kırpmış. J

Merve birazcık utangaç bir sesle: “ galiba öyle oluyor” diye cevap vermiş.

Burak: Merve’ye eğer sen bu gün o lafı etmeseydin ben o çocuğun hakkından zor gelirdim.

Merve: Bak Burak sen her şeyi yapabilirsin yeter ki bu günkü gibi iste, ayrıca unutma senin insanlardan eksik bir yanın yok, engelinden dolayı kendini hiçbir zaman yetersiz ya da eksik hissetme. Bu gün olduğu gibi bundan sonrada Engelleri birlikte sevgimizle aşalım demiş

Aylar ayları yıllar yılları kovalamış Merve iyi bir psikolog olmuş. Burak’ta bilgisayarın başında uğraşa uğraşa bir bilgisayar oyunu tasarlamış ve o oyun sayesinde kendi yazılım şirketini kurmuş. Bir gün Mervelerin evinin kapısı çalmış…

Arkadaşlar bu öykü burada bırakmak istiyorum. Biliyorum yine yarıda kesmiş gibi oldu ama öykünün devamını sizin hayal gücünüze bırakıyorum. Ayrıca bu öykü sayesinde hepimiz bir haftadır bir şeyler hissettik ve adeta öyküyü yaşadık düşünmediğimiz şeyleri düşündük. Yani bir yazar olarak ben amacıma ulaştım. Haftaya yeni bir konu ile bu satırlarda görüşmek üzere…

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Özge Nur Dilber – Bolu Olay Gündem Gazetesi… 


 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.