17 Aralık 2018
  • Bolu5°C
  • İstanbul11°C
  • Ankara3°C

TANJU ÖZCAN’DAN ATRAKSİYONLARA DEVAM

Cevat Özsoy

23 Kasım 2017 Perşembe 12:17

 

 

Geçen hafta milletvekilimiz Tanju Özcan’ın mecliste Amerika’daki Zarrab davası ile ilgili gündem dışı yaptığı konuşma Bolu basını tarafından manşetlere taşınırken, sosyal medya da beğenenler tarafında da paylaşım yarışına girildiği görüldü; hatta Tanju Özcan’ını muhterem pederleri Galip Müdürüm benimle karşılaştığında “konuşmayı nasıl buldun?” diye sorarak, benimde fikrimi almak istedi. Bizde düşüncelerimizi kendisine ifade ettik.

Mesele, bir muhalefet milletvekili olarak, iktidara gol atmak, görülen ekonomik tehlike karşısında çara arayışı içindeki yaralı AK Parti'yi vurmak, bir manada, “bir tekme de bendenolsun” dercesine, iktidarı köşeye sıkıştırmak açısından baktığımızda “helal olsun sana” diyebiliriz. Nitekim bu tür mesajlara şahit oluyoruz.

Fakat meseleye ülkemizin çıkarları açısından baktığımızda, bilhassa, ekonomimize vurulmak istenen darbeye karşı “ey Amerika siz ne yapmak istiyorsunuz!, bu dava yüzünden ekonomimiz büyük zarar görüyor” diye seslenilmesi gerekirken, iktidara dönüp “şu şu olaylar için Amerika’ya nota vermediniz de şimdi Zarrab için nota veriyorsunuz demenin, Amerikan’ın sesi olmaktan öte bir değer ifade etmediği gerçeğini görmemiz lazım. Zannediyorum, Bu konuşmaya en fazla alkış Amerika ve uzantılarından gelmiştir.

Meselenin daha iyi anlaşılması için biraz daha açmak istiyorum.

Şöyle ki, bu gün mahkemeleriyle, dizileriyle, medyasıyla, askeri aktörleriyle; hatta NATO’suyla Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak isteyen bir Amerika var karşımızda… Derdi ne? Küresel çıkarlarıVe kontrolden çıkan Türkiye’yi tekrar kontrol altına almak.

Peki, bu gerçeği CHP ve onun sözcüsü durumundaki Milletvekilimiz görmüyor mu? Ekonomimizin zorlandığı bu kuşatma karşısında, Amerikan’ın sesi olmak bir sosyal demokratmilletvekiline yakışıyor mu?

Ülkemizin ekonomik durumuna baktığımızda,2013 yılının Mayıs ayına kadar % 5.5 faiz oranları ile ülkemiz tarihinin en parlak dönemini yaşarken, birden Gezi kalkışması yaşandı ve faizler hemen yükseldi. Gezi olaylarına katılan bir dostum, bankadan krediyi almakta bir hafta gecikince, alacağı aynı para için her ay 50 Tl fazladan para ödemek zorunda kaldığına, “gezi bana her ay 50Tl’ye patladı” demişti. Uzmanlar ise bu gezi kalkışmasının ülkemize zararının 40 milyar dolar civarında olduğunu hesaplıyorlar. Peki, bunun arkasında kimlerinin olduğunu varın siz düşünün.

Gezi olaylarında başarılı olamayanlar, 17 ve 25 aralıkla devan eden ve 15 Temmuz darbegirişimi ile zirve yapan operasyonları ile de başarılı olamayınca, bu gün Zarrab davası ile ülkemizi çökertmeye, dize getirmeye çalışıyorlar. Buradaki amaç, Türkiye, tıpkı körfezülkeleri gibi, göstermelik bir devlet olsun, onların emrinden çıkmasın, ölmesin; ama kalkınmasındaÖyle dev projelere imza atmasın, askeri ihtiyaçlarını hep onla rkarşılasın, onların ağzına baksın.

Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, içerde ve dışardaki bir kısım marjinal gurup ülke ekonomisinin batması için yanıp tutuşsalar da, Türkiye yaşadığı bunca badire ve şoklara rağmen ekonomik dayanıklılığını ispat etti. En fazla yapacakları şey ülkemize zaman kayıp ettirmektir. Geçirerek te olsa ülkemiz yoluna devam edecektir.

Burada yapılacak şey, bu haçlı saldırılarına karşı iktidarıyla muhalefetiyle bir milli seferberlikbaşlatabilmektir.

Taarruz geçmedi, saldırılar değişik bir şekilde devam ediyor. Ülkemiz hedef de, hepimiz hedefteyiz.

Burada bilhassa iktidarın, içeri ve dışarıya karşı, kavga dilini yumuşatıp ülkemizdeki gerginliği aşağı çekmesi gerekmektedir.

Zaman kavga değil kardeşlik zamanıdır.

Bilmem anlatabildim mi?

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.