20 Ekim 2018
  • Bolu17°C
  • İstanbul18°C
  • Ankara20°C

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ BAZILARINI YORMUŞ (II)

Hasan Dinç

26 Kasım 2017 Pazar 09:22

 

1683 Viyana bozgunundan sonra milletimizin kazandığı en büyük zafer olan Türk İstiklâl Savaşından sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti külleri üzerine kurulduğu Osmanlı İmparatorluğunun tam aksine milli bir devletti. Çok uluslu, çok dinli ve çok dilli bir devlet olan Osmanlı bu yapının ihanetiyle yıkılmış, yerine Osmanlı’yı kuran Türk milleti geçmişinden aldığı ibretle kendi yapısını ve rengini cumhuriyete kazandırmıştı. Türkiye Cumhuriyeti milli temeller üzerine yükselme yolunu seçmiş, milli bir devlet olarak teşkilatlanmıştı.

Şimdi tırnak içine aldığım sözleri dikkatlice okuyalım:

“Az zamanda çok büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.”

  “Milliyetin çok bariz niteliklerinden birisi, kıymetli esaslarından birisi dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne ve camiasına mensup olduğunu iddia ederse buna inanmak doğru olmaz”

“Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır. Bir de Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sonsuz badireler içinde ahlâkının, geleneklerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısaca bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”

“Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri hiçbir kuvvet,  milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz.”

“Bizim dinimiz milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine Allah da, peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini korumalarını emrediyor. Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliğiyle dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, gerçeğin kendisine nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. Bilince aykırı, ilerlemeyi engelleyen hiçbir şey içermiyor. Oysa Türkiye’ye bağımsızlığını veren bu Asya milletinin içinde daha karışık, yapay, boş inançlardan öteye geçememiş bir din daha vardır. Ama bu bilgisizler, bu güçsüzler sırası gelince aydınlanacaklardır. Onlar ışığa yaklaşmazlarsa, kendilerini yok etmiş, yargılamışlar demektir. Onları kurtaracağız”

“Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Tetkik etmek, Türklüğe ve dünyaya bildirmek bizler için bir borçtur. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça, daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”

“Türk milleti kahramanlıkta olduğu kadar kabiliyet ve hünerde de bütün milletlerden üstündür.”

“Türk çocuklarında yetenek, her milletinkinden üstündür. Türk yetenek ve kudretinin tarihteki başarıları ortaya çıktıkça, büsbütün Türk çocukları kendileri için gereken atılım kaynağını o tarihte bulabileceklerdir. Bu tarihten Türk çocukları bağımsızlık fikrini kazanacaklar, o büyük başarıları düşünecekler, harikalar yaratan adamları öğrenecekler, kendilerinin aynı kandan olduğunu düşünecekler ve bu yetenekle kimseye boyun eğmeyeceklerdir.”

“Ey Türk istikbalinin evladı, görevin Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”

“Ne mutlu Türk’üm diyene”

“Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.”

“Yurtta sulh cihanda sulh”

 “Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin, istikrarlı olarak temini ve korunması, ancak ve ancak, tam ve kesin manasıyla milli hâkimiyetin kurulmuş bulunması ile sürebilir. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de ve adaletin de dayanak noktası, milli hâkimiyettir.”

“Hiç şüphe yok, devletimizin sonsuza dek yaşaması için, memleketimizin kuvvetlenmesi için, milletimizin refah ve mutluluğu için, hayatımız, şerefimiz, geleceğimiz için ve bütün kutsal değerlerimiz ve nihayet her şeyimiz için kuşkusuz en kıskanç hislerimizle ve bütün kuvvetimizle milli hâkimiyetimizi koruyacak ve savunacağız.”

“Bir millet, varlığı ve hukuku için bütün kuvvetiyle, bütün fikri ve maddi kuvvetleriyle ilgili olmazsa, bir millet kendi kuvvetine dayanarak varlığını ve bağımsızlığını temin etmezse, şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz.”

“Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk camiasıdır. Bu camianın fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o camiaya dayanan cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur.”

“Gerçi bize milliyetçi derler. Fakat biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz, her halde bencil ve kibirli bir milliyetçilik değildir.”

“Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, evvela bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün iş ve hareketlerimizle gösterelim. Bilelim ki, milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır.”

“Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.”

“Türkiye Türklerindir! İşte milliyetperverlerin ilkesi budur. Biz, hukukumuzun müdafaası için mücadeleye devam etmeye karar verdik.”

“Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dini yoktur. Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar bilimin çağdaş medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve tatbik edilir. Din anlayışı vicdani olduğundan, cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş ilerlemesinde başlıca başarı etkeni görür.”

“Din ve mezhep, herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse hiçbir kimseyi ne bir din ne de mezhep kabulüne zorlayabilir. Din ve mezhep, hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz.”

 “Türk milleti, halk idaresi olan cumhuriyetle idare olunur bir devlettir. Türk devleti laiktir. Her reşit, dinini seçmekte serbesttir.

“Bir milleti yaşatmak için bir takım temeller lazımdır ve biliriz ki bu temellerin en mühimlerinden biri sanattır. Bir millet, sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata sahip olamaz. Böyle bir millet, bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve hasta bir kimse gibidir. Hatta kastettiğim manayı bu sözde ifadeye yeterli değildir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.”

“Güzel sanatlarda başarı, bütün inkılâpların başarılı olduğunun en kesin delilidir. Bunda başarılı olamayan milletlere ne yazıktır! Onlar, bütün başarılarına rağmen medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla tanınmaktan daima mahrum kalacaklardır.”

“İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri, devlet işleri görülemez. Millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı temin edilemez”

“Efendiler! Hükümetin varlığının sebebi memleketin asayişini, milletin huzur ve rahatını temin etmektir. Bütün memlekette gerçek bir asayiş egemen olmalıdır."

“En mühim ve verimli vazifelerimiz, eğitim ve öğretim işleridir. Eğitim ve öğretim işlerinde mutlaka başarılı olmak lazımdır. Bir milletin hakiki kurtuluşu ancak bu suretle olur. Bu zaferin temini için, hepimizin aynı gönül ve aynı fikirde olarak esaslı bir program üzerinde çalışması lazımdır.”

“Eğitim ve öğretimin gayesi, yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha ziyade memlekete ahlâklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, muhakemeli, iradeli, hayatta karşılaşacağı güçlükleri yenmeye kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programlarını ve sistemlerini ona göre düzenlemelidir.”

Yukarıda tırnak içine alınarak yazılmış her cümle Türkiye Cumhuriyetinin Türk milleti esas alınarak kurulmuş milli devlet manifestosunun önemli kıstaslarıdır. Bizzat kurucusunun çeşitli yerlerde ve değişik zamanlarda yaptığı konuşmalardan derlenmiştir. Bu konuşmalar yeni ve milli devletin kurulma aşamasından 1938 yılına kadar uzanan zaman içinde yapılmıştır. Kimi zaman mecliste; kimi zaman oda, vakıf, cemiyet toplantılarında; kimi zaman mesleki toplantılarda, kimi zaman gençlere hitaben ve kimi zaman milli bayramlarda halka hitaben; kimi zamanlar da yurt gezilerinde halkla iç içe olduğu zaman halkla yaptığı sohbetlerde yapılmış konuşmalardır ve amacı yeni ve milli devleti bütün özellikleriyle halka tanıtabilmektir.

Görüldüğü üzere bir milli devlet için“Farklılıklar zenginliğimizdir” tezi gerçekte milli birlik be beraberlik için bir zaaf olduğu tarihi tecrübelerle anlaşılmış, farklı unsurları  “Ne mutlu Türk’üm diyene” esasından hareketle TÜRK’LÜK POTASINDA bütünleştirme ve sınırları Lozan antlaşmasıyla tespit edilmiş vatan toprakları üzerinde yeni bir millet inşasına başlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyetinin ve milli devletin temeli Türk kültürü, Türk dili, Türk tarihi ve Müslümanlıktır. Taşıyıcı ana kolonları ise Milli egemenlik, Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, laiklik ve medeniyetçiliktir. Bunların gerçekleşmesi için ilmi gerçek rehber edinen eğitim ve okullaşma şarttır. Milli sanatımız, edebiyatımız, folklorumuz ve müziğimiz yeniden ihya edilmelidir; ordumuz Türk milletini ve onun yeni devleti olan TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ iç ve dış düşmanlara karşı medeni imkânlara göre güçlendirilmelidir. Sanayileşme başlamalı, tarım günün şartları içinde modernleştirilmeli, Sağlık mutlaka temin edilmeli, yurt genelinde asayiş behemehâl sağlanmalıdır.

Bu ölçüler içinde kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN hayatta kaldığı on beş sene süreyle uygulanmış ruhen ezik, bedenen zayıf, ekonomik yönden çökmüş bir toplumdan başı dik, alnı ak, kendine güvenen, ilme ve medeniyete aşina, dünya medeni milletleri arasında yerini almış, bağımsızlığına ve hürriyetine düşkün bir millet ortaya çıkmıştır. Bu millet bölgesinde ve dünyada barışın ve huzurun güvencesi olmuş, dostluğu istenilen ve düşmanlığından çekinilen ve her alanda sözüne itibar edilen bir devletin sahibi olmuştur.

NOT: Konuya gelecek hafta kaldığı yerden devam edilecektir.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.