19 Eylül 2018
  • Bolu14°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara17°C

KHK TARTIŞMASI

İlhami Candemir

27 Aralık 2017 Çarşamba 10:42

                   Sayın okuyucular, 24/12/2017 tarihli resmi  gazetede  695 ve 696 sayılı iki KHK (Kanun Hükmünde Kararname)yayınlandı. 695 sayılı KHK 7, 696 sayılı KHK ise 137 maddeden ibaret.Yani her iki KHK  de toplam 144  madde var.Hükümet öyle bir tuzak madde düzenlemiş ki tüm kamuoyu 3-4 gündür o tuzak madde ile yatıyor,o tuzak madde ile kalkıyor.Bu arada diğer maddeler sessiz sedasız yürürlüğe girdi. Peki o tuzak madde ne diye soracak olursanız 696 sayılı KHK nin 121. maddesi. O maddede ne deniliyor aynen şöyle; Resmi bir sıfat taşıyıp taşımadığına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediğine bakılmaksızın 15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında hukuki, idari,mali ve cezai sorumluluğu doğmaz.Yani sözün özü, 15 Temmuz olayındaki gibi  bir durum  söz konusu olduğunda  her vatandaş kendisine seferberlik görevi verilmiş gibi hareket ederek o istenmeyen durumun önlenmesi için canı pahasına da olsa mukavemet edecek ve bunun sonucunda hiçbir cezai ve hukuki sorumluluğu olmayacak.Tartışmanın odak noktası maddede geçen  “BUNLARIN DEVAMI NİTELİĞİNDEKİ EYLEMLERİN”  ibaresi.

            Endişe şu; Bundan sonra hükümet aleyhine(gezi olaylarında olduğu gibi) herhangi bir hareketlilik olduğunda her vatandaş kendisine vazife çıkararak eline silahını, palasını alıp katliam yapar, yani vatandaş vatandaşı yaralar veya öldürürse herhangi bir hukuki ve cezai sorumluluğu olmayacak.Hani İran’da  “devrim muhafızları” var ya işite bizde de “  AKP muhafızları” olacak gibi bir vehim  oluşmuştur.Ben şahsen bu vehme  katılmıyorum.Nedenine gelince; Maddede  “15/07/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemeleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemler” den söz ediliyor.Burada “devamı NİTELİĞİNDEKİ” ibaresi üzerinde biraz durmak istiyorum. 15/07/2016 tarihindeki olayın NİTELİĞİNE bakarsak, bomba var,tank var,helikopter var,savaş uçağı var, yani var oğlu var.Maddede devamı  NİTELİĞİNDE denildiğine göre (DEVAMI NİTELİĞİ BANA GÖRE ONUN GİBİ DEMEKTİR) “) savaş uçakları,helikopterler,tanklar kullanılarak,bombalar atılarak hükümete ve dolayısı ile devlete karşı bir eylem söz konusu olduğunda  karşı koyan vatandaşların da cezai ve hukuki sorumluluğu söz konusu olmayacak.Peki  böyle bir durum söz konusu olduğunda karşı eyleme katılan vatandaşların cezai ve hukuku sorumluluğu olsun diyen var mı bilmiyorum.

          Sayın okuyucular, diyebilirsiniz ki vatandaşa böyle “açık çek” verilmesi yerinde midir? Bence değildir.Nedeni ise durumdan vazife çıkararak her olaya maydanoz olan vatandaşlar “ben nasıl olsa sorumlu olmayacağım düşünce ile her olaya müdahale etmeye kalkışabilir,bundan hem kendisi ve hem de onun mağdur ettikleri zarar görebilir.Eğer “tanrı bu milleti ve bu devleti bir daha böyle bir bela ile karşılaştırmasın” yine 15 Temmuz olayında olduğu gibi bir olay vuku bulursa, şimdi olduğu gibi o zaman da hemen ve derhal geriye dönük yeni bir sorumsuzluk yasası çıkarılabilir. Peki bu madde neden hem geriye ve hem de  İLERİYE dönük olarak düzenlendi, işte benim TUZAK dediğim olay bu.Ben diyorum ki bu madde üzerinde tartışın beyler tartışın, diğer maddelerde insan onuru ile bağdaşmayan, hukuku örseleyen,insan haklarını göz ardı eden diğer maddeler sessiz sedasız yürürlüğe  girdi.

              Hoşça kalın.

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.