20 Haziran 2018
  • Bolu23°C
  • İstanbul29°C
  • Ankara26°C

MİRASYEDİLER

Nizamettin YILDIRIM

18 Şubat 2018 Pazar 13:47

 

Doksanlı yılların başıydı. Memur sendikacılığı yasal altyapısı olmamasına, hatta anayasada yasak olmasına rağmen fiili olarak birer birer kuruluyordu.

O yıllarda İzmir’de Çalışma Bakanlığı Bölge Müdürlüğünde çalışıyorum. Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikalar kuruluyor. Henüz daha yapılaşma ve kurumlaşma oturmamış. İşyerimizden de üyesi olan sol tandanslı sendikanın yönetimi aşırı uçlara geçmiş. Destek verdiğimiz bir eylemde PKK sanığı birisine mikrofonu verdiler konuşturdular. Miting sonrasında itirazlarımızı yaptık.

Sendika çalışmaları içindeki arkadaşları bularak bulunduğum kurumu da kapsayacak bir sendika kurmaya karar verdik. Diyanet çalışanlarının çoğunlukta olduğu Türk Büro Sen İzmir bir numaralı sendikayı kurduk.

Tabi ki iş kurmayla bitmiyor. Bir mekan lazım, sabit giderler var. Çoğu zaman bu giderleri üç beş arkadaşımızla karşılıyoruz.

Sıkıntı sadece maddiyat da değil. Dedim ya yasal altyapısı yok. Fiili durum uyguluyoruz. Savcılık harekete geçti ve sendikanın yedi kişilik yönetim kuruluna dava açtı.

Mahkemeye çıktık. Suç yok suçlu yok takipsizlik kararı verilerek olay kapandı.

Daha sonra anayasa değişikliği ve ilgili yasalar çıkarılarak bu günlere gelindi.

Bu günün Türk Büro Sen Genel Başkanı Fahrettin Yokuş, yukarıda anlattığım sıkıntıları kat kat yaşamış bu hareketin çilesini çekmiş birisi. Mert, kararlı, cesur, eğilip bükülmeyen bir Ülkücü.

Maalesef bu günlerde bu özellikler para etmiyor. Günümüzde yalakalık pirim yapıyor. Basına da yansıyan habere göre siyasiler tarafından bir daha başkanlığa aday olmaması konusunda tehdit edilmiş. Amaç hızla kayan tabanını zorla da olsa kendilerinden yanaymış gibi göstermek. Her şeye rağmen ayakta durmaya ve direnmeye çalışan Memur sendikasını ikballeri uğruna harcamak.

Şimdiye kadar neredeydiniz. Üyeleri sürgün edilirken, soruşturma açılırken, tayin ve terfilerde haksızlığa uğrarken ne yaptınız?

Delegenin karşısına çıkamayacağınız için tehditle vazgeçirmeye çalışmak en hafifinden dürüstlük değildir.

Yapmayın bunu. Zaten zor günler yaşayan bir kurumu siyasi ikbal uğruna tahrip etmeyin. Kendinize değil kurumlara ve Ülkücülüğe zarar veriyorsunuz. Kendinize ve delegeye güveniyorsanız adayınızı çıkarırsınız delege teveccüh ederse seçilirsiniz.

Ama  burası Kamu-Sen, üyeleri ne 18 yaşında gençler, ne de menfaat ve makam peşinde olanlar. Bu kadar sıkıntı ve zorluğa rağmen cepheyi terk etmeyen cefakar memurlardır. Herkese gereken cevabı verecek basirettedirler. Ve bu günler de geçecek, o zaman birilerinin başları öne eğilir mi bilemem.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.