20 Eylül 2018
  • Bolu10°C
  • İstanbul21°C
  • Ankara10°C

SIRA GELDİ FİDANLIĞA

İlhami Candemir

22 Şubat 2018 Perşembe 12:52

   Sayın okuyucular, bilmem okudunuz mu, 20/03/2017 tarihli Bolu Gündem ve Bolunun Sesi gazetelerinde yayınlanan “Türkiye satılıyor” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. O yazımda AKP iktidarının bu güne  sattığı fabrikaları, limanları, ormanları,ormanlardan açılarak yerleşim alanlarına dönüşmüş orman kanununun 2.maddesinin B fıkrası kapsamına giren 2/B arazilerini,hazine  arazilerini, velhasıl kelam cumhuriyet döneminden ne kalmışsa sattığını liste halinde bir bir  anlatmaya çalışmıştım. Şimdi öğreniyoruz ki-  nasıl oldu ise- 14 şeker fabrikası gözden kaçmış, bu defa onlar da satılacakmış. Son günlerde yapılan tartışmalara bakılırsa AKP hükümetleri bunlarla da kalmayıp, Yap-İşlet- devret modeli ile biz vatandaşların ödediği vergileri dahi yandaş müteahhitlere, halk tabiri ile mütayitlere “CİRO” etmiş. Nasıl mı? Anlatmaya çalışayım; Devlet daha doğrusu AKP hükümetleri, yap-işlet-devret modeli ile köprüler, tüneller, şehir hastaneleri, hava alanları yaptırmış. Köprüler için yılda şu kadar araç geçecek, geçmezse farkı  devlet ödeyecek, tüneller için yine aynı şekilde şu kadar araç geçecek, geçmezse farkı devlet ödeyecek,hava alanları için şu kadar uçak inip-kalkacak, bu kadar uçak inip-kalkmazsa farkı devlet ödeyecek İŞİN EN TRAJİK TARAFI ise şehir hastaneleri için de aynı yöntemle yılda şu kadar HASTA gelecek, gelmezse farkı  devlet ödeyecek diye  müteahhitlere taahhütte bulunmuş .Şimdi anlaşılıyor ki taahhüt edilen adette araç geçmemiş, uçak kalkmamış, taahhüt edilen kadar hasta gelmemiş. Milyon farklar oluşmuş. Bu farklar, devletin tüm istatistiki bilgileri elinde olduğuna göre güneş balçıkla sıvanmaz misali “hata” ile izah edilemez. Acaba diyorum bu gelip-geçecek araç, inip-kalkacak uçak , muayene olacak  hasta rakamları yandaş  müteahhitleri zengin etmek için mi bilerek şişirildi.  Neyse dönelim başa; Tabi evdeki hesap çarşıyı tutmayınca aradaki milyonlarca  dolarlık  fark  sizlerin, bizlerin verdiği vergilerle ödenecek. Eeee bu durumda dişimizden tırnağımızdan artırarak ödediğimiz vergiler bu şekilde yandaş müteahhitlere“CİRO” edilmiş olmuyor mu?   Yukarıda şehir hastaneleri derken “işin en acıklı tarafı” dedim, niye dedim, HASTA ÇOK OLURSA fark azalacağı için devlet ve dolayısı ile bizler kazançlı çıkacağız!  Hasta  çok olsun diye dua edelim mi?! Bu durum vallahi  Aziz Nesin ölmeseydi ona ne güzel bir mizah malzemesi olurdu.Hatta dünya mizah tarihine bile geçerdi. Neyse yeteneği olanlar kendi hayal dünyalarında bunu mizaha dönüştürebilirler.

            Sayın okuyucular, şehir hastaneleri derken  yazılı ve görsel  medyadan öğrendiğim kadarı ile bu şehir hastaneleri her ilde yapılacakmış. Hatta  bu günlerde Bolu’ya yapılacak şehir hastanesinin “YER TESPİTİ” araştırmaları bile yapılmış. Duyduğumuza göre sayın belediye bakanımızın öncülüğünde yapılan araştırmalar sonucu bu YERİN –henüz gayri resmi olarak- kaplıca yolu üzerinde bulunan “ORMAN FİDANLIĞI” nın  arazisi  olduğu sonucuna varılmış.Bunun için de fidanlığın öncelikle belediyeye devri yoluna gidilecekmiş. Sayın okuyucular yeri gelmişken  başına çorap örülmeye çalışılan bu fidanlık hakkında bir iki kelam etmek istiyorum; Fidanlık  taaa 1964 yılında şeflik olarak açıldı,1981 yılında müdürlük statüsü verildi, 2003 yılında ise AKP iktidarı döneminde tüm bu müdürlükler kapatıldığı için tekrar şefliğe dönüştürüldü. Fidanlığın arazisi 230.000 M2 dir ve Bolu’nun  EN VERİMLİ arazisidir. Burada zaman zaman yüzden fazla kişi çalışmakta ve evine ekmek götürmektedir. Buradan civar orman işletme müdürlüklerinin tüm fidan ihtiyaçları karşılanmıştır. Aşılı ceviz fidanının merkezi konumundadır. İşte bu kadar  değerli  ve  FAYDALI  fidanlığın yerine şehir hastaneleri yapılacakmış. Sen gel de vay anasını deme. Hani “dadandığı yere darı eker” diye bir atasözü var ya(Çorum civarında çok  kullanılır)  AKP  Bolu’ya iyi dadandı. Önce  ORÜS’e ait Karacasu Kereste Fabrikasını- arazisi ile birlikte- sattı, sonra hem orman parkını ve hem de  Gölcük’ü belediyeye verdi, sonra güzelim ormanları  turizm  işletmecilerine peşkeş çekti.Sonra Karacasu orman defosunu sağlık bakanlığına verdi. Şimdi sıra geldi Fidanlık arazisine. Sayın okuyucular şu Karacasu Kereste Fabrikası’nın satışı üzerinde de bir nebze durmak istiyorum. Karacasu’yu Karacasu yapan o fabrika idi.O fabrikadan yüzlerce kişi ekmek yedi,emekli oldu.Emekli olanların da çoğu oraya  veya civar köylere yerleşti.Şimdi o fabrikanın, arazisi ile birlikte satıldıktan sonra kapısına kilit vuruldu. O fabrikadan ekmek yiyen yüzlerce kişiden hiç ses çıkmadığı gibi AKP nin oyu arttı. Bu durum biraz düşündürücü değil mi? Elinden ekmeği alınan insanların ilgisizliği gerçekten şaşırtıcıdır. Ne demişler, ilgisini yitiren çok şeyini de yitirir. Nitekim yitiriyor. Görülüyor ki  şimdi sıra fidanlığa  gelmiş.

 Sayın okuyucular v e özellikle Bolu’ lular, gelin artık nemelazımcılığı,kişisel ve partisel menfaatlerimizi bir tarafa bırakıp Bolu’muzun menfaatleri yönünde birlikte hareket ederek  bu fidanlığa sahip çıkalım.Ha sen şehir hastanelerine karşı mısın diyebilirsiniz.Ben yapılsın desem de yapılmasın desem de fark etmez,hükümet yapılacak derse yapılır.O halde  şehir hastaneleri mutlaka yapılacaksa , Sarıcalar mahallesinin üzerinde, orman kadastro sınırları dışında,  hazineye ait 52 hektarlık çorak bir arazi bulunmaktadır, oraya yapılsın derim. Bu görüşümün iki gerekçesi vardır;Birisi  fidanlığın kurtulmasıdır. İkincisi ise  şudur; Geçmişte bir yazımda  da söz etmiştim, rahmetli Prof.Dr.Necmettin Erbakan Suudi Arabistan Kralı”na” sizler ne kadar şanslısınız,Allah  sizlere bu kadar yer altı zenginlikleri bahşetmiş” dediğinde kralda ona “sizin de ormanlarınız,verimli tarım arazileriniz var,sizlere de yer üstünde hazineler bahşetmiş” demiş.İşte ben o hazineleri de koruyalım,gelecek nesillere bırakalım demek istiyorum.

    Hoşça kalın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.