18 Kasım 2018
  • Bolu4°C
  • İstanbul10°C
  • Ankara3°C

İŞTE O BELGE

Hasan Dinç

08 Nisan 2018 Pazar 11:12

İŞTE O BELGE

Geçen hafta bu sütunlarda size elimdeki hazine değerindeki bir belgeden bahsetmiş, yazının sonunda da belgeyi bu hafta yayınlayacağımı ve belge üzerinde değerlendirmelerde bulunacağımı yazmıştım. 13.11.2017 tarih ve 69942030-105- E. 102809, Dini sorular ve cevaplar konulu Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığından tarafıma gönderilen yazı aynen aşağıya aktarılmıştır.

00000.jpg

Hasan Dinç

Kültür Mah. Ardıç Sok. 31/3 BOLU

İlgi: 22.10.2017 tarihli ve sayılı yazı.

Kur’an’ın dili, üslubu ve mesajı evrensel olup herhangi bir millet, ırk veya kavme mahsus değildir. Tarihin her döneminde İslâm bayraktarlığını yapmış farklı kavimler, milletler olmuştur, olacaktır. Yüce Allah bu şerefi İslâm’a bağlılığı ve sarılması sebebiyle asırlar boyunca Türk milletine de nasip etmiştir. Ancak ayetlerin tefsir ederken özellikle bir topluluğun veya bir milletin ayetin kastettiği ırk ve millet olduğunun vurgulanması veya öne çıkarılması ayetin tefsirini daraltacağı gibi dinin evrensel mesajıyla da bağdaşmayacaktır.

Bilgilerinize sunulur.

 

                                                                                       Dr. Ekrem Keleş

                                                                                             Başkan a.

                                                                           Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı

 

Gelelim bu fetvanın değerlendirmesine. Değerlendirmeye geçmeden şu üç konuya açıklık getirmeliyim.

  1. Geçen haftaki yazımda bu belgeye “Hazine değerinde bir belge” olarak değer verdiğimi okuyucularım hatırlayacaklardır. Tarihte ilk defa yetkili bir kurumdan milletimizin tarihi hakkı olan ve Allah tarafından tarif edilen sıfatların tanınmış olduğunu göstermektedir. Gerek Osmanlı döneminde gerekse Türkiye cumhuriyetinin kuruluşundan günümüze kadar bu hakkımız görmezden gelinmiş, bu ayeti Türk milleti lehinde yorumlayan herkes “Irkçı ve Kavmiyetçi” olarak tanınmış, neredeyse İslâm dışına itilme endişesini duymuştur. Osmanlı Devletinde bu iddiaları kitaplarında dile getirenler, medrese dışına itilmiş, hatta sürgün edilmişlerdir. Cumhuriyet döneminde ise siyasi bir akım olan İslâmcılar tarafından “ırkçı, kafatasçı” olarak mahkûm edilmeye çalışılmıştır. Günümüzde ilk defa milletimiz tarihi hakkını kabul ettirmenin eşiğinde bulunmaktadır. Onun için bu belge gerçekten de bir hazine değerindedir.
  2. Yazının altında Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Dr. Ekrem Keleş’in imzasını göremeyenler belgenin sağlığından şüphe edebilirler. Ancak yazının en üst köşesinde tarihin üstündeki kısımda “e-imzalıdır” notunu dikkatle incelemeye almalıdır. Ayrıca yazının en alt satırındaki “Bu belge 5070 sayılı kanun gereği güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır. Doğrulama kodu = FUVB-JX10-GP36-7104” notuyla belgenin elektronik imza altına alındığını dikkate almalıdırlar.
  3. Bu yazıya esas olan yazım 22 Ekim 2017 tarihini taşımaktadır. Yazıma verilen cevabın tarihi ise belgede görüldüğü gibi 13 Kasım 2017 tarihlidir. Bu yazı benim elime 30 Mart 2018 geçmiştir. Yani yazılıp imza altına alındığından tam dört buçuk ay sonraya tekabül etmektedir. Ankara’dan Bolu’ya bu yazının gelmesi tam dört buçuk aylık zaman almıştır. Bu durum yazının başından bazı önemli badireler geçtiğini açıkça göstermektedir. Ancak ister öyle, ister böyle bu belge bundan sonra reddedilmeyecek şekilde elimizde olup bir daha bu konuda kimse kişisel ya da başka düşüncelerle bu konuyu istismar etme imkânını bulamayacaktır. Ayrıca bu belgeyi ilk defa yetkili bir kurumdan istihsal etmenin gururunu ebediyen yaşayacağım. Sonsuza kadar saklamaları için belgeyi oğluma tek mirasım olarak emanet ediyorum. Belge hakkındaki genel değerlendirmemi önümüzdeki haftadan itibaren yapmaya devam edeceğim. Kalın sağlıcakla.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.