17 Kasım 2018
  • Bolu4°C
  • İstanbul11°C
  • Ankara7°C

AKARSULARIMIZIN DEĞERİ!

Mete Ferah

29 Ağustos 2018 Çarşamba 14:55

     Güzel Bolu’muzu çevreleyen dağlarda birçok akarsu kaynaklarının olduğunu, Bolu’da yaşayanların birçoğu bilir. Bu akarsuların kaynaklarından çıktıklarında hepsinin içilebilecek nitelikte olduğunu da biliriz. Kaynaklarından tertemiz olarak çıkan debileri ve nitelikleri farklı bu tertemiz akarsular, ulaşmaya uğraştıkları menzile varıncaya kadar bazı yerleşim yerlerine de uğramak zorunda kalırlar.

     Kaynaklarından çıktıklarında tertemiz olan bu akarsular bazen bir balık üretme çiftliğine uğrayarak, havuzlarda yetiştirilen balıkların beslenmesi için verilen yemlerden kirlenirler. Bu tür balık üretimi yapılan yerlerdeki havuzlarda bulunan balık sayıları binlerce olduğundan, suyun içinde bulunan oksijenin büyük bölümü ve bizlere yararlı olabilecek minerallerin büyük bir bölümünü de harcanmış olurlar.    

     Kaynaklarından çıktıklarında tertemiz olan akarsular bazı yerleşim yerlerine uğradıklarında ise, biz insanların çevremize attıkları türlü kirli atıklarla karşılaşırlar. Bu atıkların içinde muhtelif deterjanlar, evsel atıkların içindeki yağlar ve sanayide kullanılan makine yağları hatta ağır metal atıkları bile olabiliyor. Akarsuların içine karışan bu zararlı atıklar, İlkbaharda akarsularda suların bol olması nedeniyle bizlerin pek dikkatini çekmiyor. Yaz ayları gelip de havalar ısınmaya başladığı ve derelerdeki suların debileri azaldığında ise etrafa yayılan kokulardan, pis görüntüden rahatsızlık duyulmayan akarsu pek kalmıyor çevremizde.

    Şu anda İlimizde görsel yayım yapan yerel ve ulusal kuruluşlar var. Ben isterim ki bu TV kanallarında ilimiz hudutları içinden çıkıp muhtelif yönlere akarak, çevremizdeki illere ulaşan akarsuların, akarsularda suyun en bol olduğu ilkbahardaki görüntüleriyle yaz sonu ve sonbahardaki su debilerinin en az olduğu dönemdeki görüntü farklarının tüm Bolu’da yaşayanların gözlerinin önüne serilmesi doğru olmaz mı acaba? Bu tür görüntüler birkaç sene muhtelif aralıklarla yapılabilmiş olsa, yakın gelecekte bizleri bekleyen susuzluk tehlikesinin o kadar da uzak olmadığını daha açık olarak göz önüne seremez miydik acaba?

     Bolu belediye başkanımızın geçtiğimiz yıllarda kara deredeki ormanlardaki akarsularda yaptığı incelemeleri gördüğümde, Bolu’muzun gelecekteki su sıkıntısının fark edilip, çok geç kalınmadan su bulma çarelerinin arandığı kanısına vardım. Şu günlerde bu suyu ilimize ulaştıracak tünelin bitme aşamasına gediği ilgililerce ifade ediliyor. Bir konu için bir adımın atılmış olması, o konuda hemen neticeye varılacağını göstermeyeceğini hepimiz biliriz zaten. Hele de bu konu tüm yeryüzündekilerin yaşamını ilgilendiren ve geleceğin konusu olan su ise, neticeye ulaşmanın hayli zorlu bir yol olduğunu düşünüyorum.

    Yapmış olduğum araştırmalarda İlimizdeki akarsuların geçmişteki debileriyle ilgili yapılmış bir istatistiğe ulaşamadım. Su konusuyla ilgili kurumlar olduğuna ve bu kurumlarda birçok uzmanın görev yaptığına göre, bu konularla ilgili çalışmaları olmuştur herhalde. Eğer böyle bir çalışma yapılmışsa bu konunun önemi vurgulanarak yetkili kurumlarca topluma anlatılmalıdır.

      Gölköy barajının azami su tutma hacminin 24Hm. Küp olduğu bilinmektedir. Bolu Belediye’sinde kayıtlı su abonesinin 60.000 civarında olduğu söylenmektedir. Bu abonelerin ayda asgari 15 ton su kullandığını düşünürsek, sadece su abonelerinin ihtiyacı olan su miktarı yaklaşık 60.000 x 15 = 900.000 ton demek değil midir? Bu rakamlara, bedava su kullanılan yerleri ve kaçakları da eklediğimizde, önümüze bir hayli büyük bir rakam çıkar herhalde? Tabii ki sanayide kullanılan sular, tarlalardaki ürünlerin ve park bahçelerin sulanmasında ki suyu da unutmamak gerekir.

    Akarsuların ve kullandığımız suyun geleceği için üstümüze düşen görevleri inanarak, daha da geç kalmadan yaptığımızda, öyle zannediyorum ki Bolu’muzun yakın gelecekte hissedeceği kullanma su sıkıntıları, çok daha ileri tarihlere kayacaktır. 

     Bir sonraki yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.