19 Eylül 2018
  • Bolu15°C
  • İstanbul20°C
  • Ankara16°C

ÇEVREMİZDEN

Mete Ferah

05 Eylül 2018 Çarşamba 16:11

Geçtiğimiz senelerde ulusal yayım yapan Televizyon kanallarından birisinde, Bodrum şehrini tepelerden kuşbaşı izlemek için yapılan turistik gezileri izlemiştim. Normalde vasıta ile gidilebilecek tepelere, bu aktiviteye katılacak yerli ve yabancı turistler, belli bir mesafeye kadar araçlarla, kalan yolu da atlara bindirilerek götürüp değişik aktivite yapılmış oluyorlar ve pek tabiî ki bu hizmetin karşılığında da, ekstra bir ücret alıyorlar. Yani işin açıkçası turizm işine gönül verenler, beğenilecek her hizmetin karşılığının hak edilecek bir bedeli olduğunu biliyor ve uygulamasını da yapıyorlar.

     Güzel Bolu’muzun tepelerden seyredilecek yerleri yok mu? Bana göre pek çok. Mesela Abant gölünün güney doğusunda ve TRT Televizyonlarının vericilerinin bulunan tepe. Bu tepeye her türlü vasıta ile de ulaşmakta çok kolay. Tepeye ulaşıp da etrafı seyretmeye başladığınızda bakın nereler görünüyor. Bu tepeden kuzey batıya baktığınızda, Abant gölü ve etrafındaki güzellikler bütün ihtişamıyla gözünüzün önünüzde. Kuzey doğuya baktığınızda tüm Bolu ovasındaki fabrikaları, organize ve küçük sanayi tesislerini, bütün ovaya yayılmış olan tavuk kümeslerini ve Bolu şehrinin ovadaki yayılışını izleyebilirsiniz. Güney batıya baktığınızda Mudurnu ilçesinin, tavukçuluk tesislerini, Mudurnu sanayisinin yerleşimini, Mudurnu ilçesinin spor tesislerini ve Mudurnu ilçesinin egzotik görünümünü, buradan ne tarafa baksanız çok güzel doğa ve yeşillikleri görürsünüz.

      Eğer doğayı ve doğa içinde biraz yürümeyi seviyorsanız, Bolu Yedi göller yolundan, büyük çele tepesine çıkın. İlk dikkatinizi çeken rakım yükseldikçe değişen bitki yapısı ve kuzey yamaçlardaki çukurlarda Temmuz ayına kadar durabilen kar birikintileri olacaktır. Alçak rakımlı tepelerdeki yüksek boylu Çam, Göknar, Kayın ağaçlarının yerlerini daha bodur ağaçlar almaktadır. Yüksek rakımlı tepedeki çayırlarda çiçeklerin yapılarının ve renklerinin bile değişik görünümünü görebilirsiniz. Bolu’muzun çevresindeki bu yüksek tepeden etrafın manzarasına ve yeşilin her tonuna tam anlamıyla hayran kalabilirsiniz.

       Çele tepesine çıkıp da kuzeye baktığınızda, ormanlardaki ağaçların renklerinin, güneşin ışık durumuna göre, yeşilin her tonu görmek mümkün, Yedi Göllerin arasında bulunduğu tepeleri bile seçebilirsiniz. Güney doğuya baktığınızda Yeniçağ ilçesinin çevresini, Gerede ilçesinin Esentepe sırtlarını ve D100 olarak bildiğimiz yoldan Gerede’ye giden araçları, Dört Divan ilçesinin etrafındaki yerleşim alanlarını görebilirsiniz. Güneye baktığınızda, Kartalkaya tepelerinin hemen hemen tamamını ve karlı yanlarını görürsünüz. Güney batıya baktığınızda, Bolu ovasındaki tüm yerleşim alanlarını, sanayi tesislerini, Gölköy barajını, Abant Gölünü çevreleyen tepeleri, Abant Gölünün, Güney batısında olan TRT Televizyonu vericilerini görebileceğiniz gibi, eğer gözünüzün görüşüne güveniyorsanız, Bolu’daki mahalleleri ve sokakları bile seçebilirsiniz.

         Abant’taki TRT Televizyon vericilerinin bulunduğu tepeden veya Çele tepesinden, doğal ve değişik görüntüleri izleyenlerin hoşlanacağı bulunmaz atmosferi, tertemiz havayı ve bol oksijeni ciğerlerinize doldurabileceğiniz, en sıcak günlerde bile üşüyebileceğiniz, ender bulunan yerlerdir bu tepeler. Bütün bu güzellikler niye turizmde değerlendirilmez işte sorun burada. Bana göre bu işi üstlenmesi gerekenler, turizmden geçimini sağlayanlar olmalı. Aslında yapılacak olanda basit, İlimizi şu veya bu nedenle gezmeye gelmiş olanların meraklılarına, bu güzel yerleri bir defa göstermek. Bakın bakalım sonradan gelen gurupların, sizden buraları görüp gezmek istekleri sizleri nasıl memnun edecek ve neticede bütün bu hizmetlerin bedelini de alacaksınız değil mi?

        Geçtiğimiz günlerde Abant Gölü ile ilgili yazımı dikkate alarak Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mustafa YAMAN’I konu ile araştırma yapması için görevlendiren, Rektör Sayın Prof. Dr. Mustafa ALİŞARLI’YA çok teşekkür ediyor, başarılı hizmetlerinin devamını canı gönülden diliyorum.

       Bir dahaki yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.