14 Kasım 2018
  • Bolu8°C
  • İstanbul12°C
  • Ankara7°C

ÇOCUKLARA NE OLDU ?

Onur USTAOĞLU

07 Eylül 2018 Cuma 00:20

Yazıyı Meryem Coşkunca’nın sesinden dinlemek için videoyu çalıştırın...



 

 

Berke ile Cem 5-6 yaşlarında yani daha okula yeni gitmeye başlamışlardı. ikisinin yolu aynı okula ve aynı sınıfa gitmeleri ile kesişmişti. İkisi de yürüme yeteneğini kaybetmiş hayatlarını tekerlekli sandalyede geçiren çocuklardı. O sene üniversiteyi yeni bitiren ve okula yeni gelen Aslı öğretmende sınıf öğretmenleriydi.

Berke ve Cem’in dersleriyle Aslı öğretmen ilgileniyordu. Aradan biraz zaman geçti. Bu iki çocuktaki fark Aslı öğretmenin dikkatini çekti. Bu çocuklar aynı engellere sahip ama niye biri çok başarılı biride vasatın birazcık üstü diye düşünmeye başladı ve çocuklar hakkında çaktırmadan araştırma yapmaya karar verdi

Çocukları önce okulda izledi. Ders aralarındaki teneffüste sonrada oynadıkları oyunlar sırasında ve baktı ki Berk hiçbir işini tek başına yapamıyor. Arkadaşlarıyla da tam olarak kaynaşamıyor. Engeli yüzünden dese sınıfta aynı engele sahip Cem var onda böyle bir şey yok. Neyse öğretmen bu olayı okuldaki diğer öğretmen arkadaşlarıyla paylaştı. Bazı öğretmenler hiç uğraşma ver notunu sana ne çocuğun durumundan dediler.

Ancak Aslı öğretmen takılmıştı bir kere. Çocukları okul dışında da izlemek istiyordu. Bunu yapmak içinde küçük bir oyun icat etti. Önce Berk’i çağardı ve “seni gizli ajan yapıyorum bende senin komutanınım. Bundan sonra her gün yanıma geleceksin gün içinde ve akşam evde yaptıklarını bana anlatacaksın böylece suçluları beraber yakalayacağız ancak bu çok gizli bir görev benden başkasına gizli ajan olduğunu söylemek yok sonra suçluları yakalayamayız dedi.” Tabi aynı şeyleri Cem’e de söyledi.

Gerçekten de Aslı öğretmenin bu küçük oyunu Cem ve Berk’in çok hoşuna gitmişti. Çocuklar farkında olmadan her gün ne yaptıklarını, ne yediklerini, ne içtiklerini, kaçta yatıp, kaçta kalktıklarını Aslı öğretmene anlatıyorlardı. Belli bir süre sonra Aslı Öğretmen çocukların anlattıklarından yavaş yavaş Berk’in niye her şeyde bu kadar pasif kaldığını. Cem’in ise niye her şeyi kendi yapmaya çalıştığını anlamaya başlamıştı.

Sorunu çözmek için Okula İki çocuğun da ailesini çağardı. Amacı aileleri birbiriyle tanıştırmaktı. Aileler okula geldi Aslı öğretmenin karşısına oturdular. Meraklı gözlerle Hocam bizi niye çağırdınız çocuklar bir şey mi yaptı ? diye sordular. Aslı Öğretmen: çocuklar bir şey yapmadı da sizler onlara bir şey yapıyorsunuz sanırım. aileler: aa biz ne yapıyormuşuz hocam? Diye sorunca. Aslı öğretmen şimdi burada anlatın bakalım çocuklarınızla nasıl vakit geçiriyorsunuz.

Önce Cem’in ailesi başladı anlatmaya işten arta kalan zamanımızda gayet iyi vakit geçiriyoruz. Yalnız hocam bizim maddi durumumuz iyi olmadığı için anne ve baba olarak çalışmak zorundayız bunun içinde Cem birçok işini kendisi yapar. Örneğin verdiğimiz haçlıklarla gider mahalle deki marketten alışveriş yapar. eve gelir karnı açsa yumurtasını yapar yer yani Aslı hocam Cem kendi yaşamayı bilir ve bizde ona her konuda güveniriz.

Berk’in annesi duydukları karşısında şaşırarak ve birazda kızarak “ Gerçekten bunları yaptırıyor musunuz oğlunuza? Cemin annesi: Evet yapıyor ne var ki bunda? Berk’in annesi: nasıl ne var? Oğlunuz yürüyemiyor ona bakmanız lazım. Bu işleri tek başına yapması tehlikeli olur. Cem’in annesi: yanlış düşünüyorsunuz! Esas bu işleri yapmazsa ve sorumlulukları almazsa, kendine bakmayı bilmezse ileride sıkıntı çeker “

Bu tartışma sürerken birden okulun yangın alarmı çalmaya başladı. Öğrenciler koridorlarda koşarak dışarı çıktılar. tabi Berk’in ve Cem’in aileleri de dışarı çıkarlar ve orada……..

Bu yazıda da kendi yazdığım bir öyküyü sizlerle paslaşmak istedim. Biliyorum benim böyle öyküyü en heyecanlı yerinde bırakıp hadi bakalım haftaya sonunu birlikte yazalım dememe gıcık oluyorsunuz ama böyle yaparak bazı şeyleri daha iyi anlıyoruz.

Şimdi düşünün bakalım Cem ve Berk dışarı çıktı mı? Hangisinin annesinin yaptığı doğru? Ve Aslı Öğretmen nasıl bir çözüm bulacak? yorumlarınızı ve mesajlarınızı bekliyorum Gelen yorumlar ve mesajlar neticesinde haftaya öyküyü birlikte şekillendireceğiz.

Yazan: Onur Ustaoğlu – Seslendiren: Meryem Coşkunca – Bolu Olay Gündem Gazetesi…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.