21 Mayıs 2019
  • Bolu19°C
  • İstanbul26°C
  • Ankara24°C

BOLU’DA MÜLTECİ SORUNU

Nizamettin YILDIRIM

21 Nisan 2019 Pazar 10:49

Mazbatasını aldıktan sonra mültecilere belediyeden yapılan yardımları keseceğini belirten başkan Tanju Özcan, Türkiye’nin gündemine oturdu.

İlgili ilgisiz herkes özellikle sosyal medyada görüş açıklama yarışına girdi.

17 yıldır Bolu basınında bu köşede görüşlerimi açıklıyorum. Ayrıca bu süre zarfında araştırmalar yaparak kamuoyunu aydınlatmaya çalışıyorum.

Mülteciler konusuyla ilgili görüşlerimi açıklamadan önce acaba halk ne düşünüyor diye Çarşamba günü yine şehrin cadde ve meydanlarındaydık.

Doğrusunu söylemek gerekirse benim için de sürpriz sonuçlar çıktı. Bu kadar ezici bir çoğunlukla mültecilere karşı antipatiçıkacağını tahmin etmemiştim.

Bu günkü haberimizde görüldüğü gibi, Ülkelerine dönmeli diyenlerin oranı %63,3 gibi yüksek bir oran çıkmıştır. Yardımlar kesilmeli diyenler %10,8, Huzurumuzu kaçırdılar diyenler %11,7 olmuştur. Çoğu zengin ihtiyacı yok diyen olumsuz cevapların toplamı %90,9 a ulaşmıştır.

Bir diğer önemli tespit de, fikrim yok diyenler 1,9 gibi düşük orandadır. Bir çok konuda fikir beyan etmek istemeyen halk bu konuda sözünü sakınmamıştır.

Bütün bunlar önemli tespitlerdir. Burada şunu görüyoruz, mülteci sorunu Tanju Özcan’ın seçim vaatlerinin uygulamasıyla ortaya çıkmış bir sorun değildir. %9 luk bir taraftar olsa da büyük oranda bir direnç ortaya çıkmıştır. Bu sorun artık yerelin değil ülkenin sorunu haline gelmiştir.

Neler yapılabilir?Açıkçası bu saatten sonra köklü çözüm üretmek de zor. Bu insanları bu günden yarına kapı dışarı edemezsin. Kamplara toplayamazsın, başka ülkelere de gönderemezsin. Tek seçenek  görülüyor, geldikleri ülkelerde savaşın bitmesi ve ülkelerine dönmeleri.

Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde milyonlarca mülteci sığındıkları ülkede o ülkenin vatandaşı gibi gezemez. 1948 yılında İsrail’in kurulmasıyla topraklarını terkeden Filistinlilerin bir kısmı, bu gün Gazze, Batı Şeria, Lübnan, Ürdün ve Suriye'deki 61 mülteci kampında (3,8 milyonu) iskan ediliyor. Bunlar da Müslüman ülke ensar-muhacir söylemleriyle değil, olması gereken mültecilik hak ve sorumluluklarını uygulayarak hem mültecileri hem de kendi halkının emniyet ve güvenliğini koruma altına almıştır. Bizim de bu gelenleri mülteci kamplarına almamız gerekirdi.  Emevi camiinde Cuma namazı kılma hayali bu günkü karmaşık sorunu büyütmüştür.

Umarım yaptığımız çalışmanın sonucu ilgilileri uyandırır da sorunun daha karmaşık hale gelmesini önleyecek tedbirleri alırlar.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.